ENDONEZYA… İnsanlık ölmedi!

Cakartalı Lintang Amara Dewi 14 yaşında. Sol gözünün üstünde Hemongiama denilen küçük bir tümörle dogmuş. Tümör zamanla kendisiyle beraber büyüyerek neredeyse yüzünün yarısını kaplamış. İlk başta kanser sanılarak bir süre tedavi edilmiş ancak hiçbir düzelme olmadığı gibi tümör gittikçe büyüyerek sol gözünü tamamen kapatmış. Sonuç alınamayan çeşitli tedavilerden bıkan aile ve Lintang iyileşmekten umudu kesip köşelerine çekilmiş. Çünkü artık ne maddi ne de manevi olarak hastanelerde uğraşacak güçleri kalmamış! Lintang kaderine razı olup, yüzünü kaplayan tümörden dolayı eve kapanmış, okulunu bırakmış.

Durum böyle hazin ve umutsuzken aniden ortaya çıkan gelişmeler sonucu Lintang kısa bir süre önce ameliyat oldu. Hayal bile edemeyeceği bir şekilde sol gözü üzerindeki büyük tümör alındı ve estetikle mümkün olduğunca düzeltildi. Sıradaki dudak ameliyatından sonra yüzünün daha da düzelmesi bekleniyor. Lintang artık aynaya rahatlıkla bakabiliyor ve bu mucizeyi gerçekleştiren iki farklı milletten insanı her aynaya baktığında anımsayacak!

Ameliyatı yapan Dr.Mahendran Nadarajah

Dr. Mahen 20 yıldır uluslararası çalışan bir Endovasküler Sinircerrahı, Nöroşirürji ve Diagnostik Sinir Radyologu.  İhtisasını inme, felç, beyin ve omurgadaki kan damarlarını etkileyen durumların tedavisi üzerine yapmış. İngiltere’de uzmanlığını alıp yıllarca NHS Milli Sağlık Hizmetlerinde

çalıştıktan sonra Singapur’a gitmiş, orada hizmet veriyor. Zaman zaman civar ülkelere danışmanlık yapıyor.

Lintang’a teşhisi koyan ve genç kızı Jakarta  Dr. Cipto Mangunkusumo Hastanesinde ameliyat eden  Dr. Mahen’le görüşmemizde Lintang’ın ameliyatı ile ilgili  şunları söyledi:

“Bu genç kız için çok talihsiz bir durumdu. Kendisinde çok az rastlanan bir vaka kalıtımsal Hemorajik Telangiectasia olduğunu düşünüyoruz ki bu ilk etapta teşhis edilememiş!

Yüzündeki kitle bir çeşit damar tümörü veya normal olmayan bir tümör büyümesiydi. İlk teşhiste düşünüldüğü gibi kanser değildi. Başlangıçta yanlış teşhis sonucu verilen kanser ilaçları işe yaramamıştı. Asıl yapılması gereken cerrahi bir işlemle bu kitleyi almaktı. Ben görmeden önce bu kitle o kadar büyümüştü ki görme kaybı yaratmıştı. Çok kan kaybı meydana gelebileceği için ameliyat etmek çok riskliydi. İlk olarak bir damar ameliyatı yaparak tümöre kan akışını durdurduk. Böylece Lintang’ın ameliyat masasında kan kaybından ölmesini engelledik. Ekipteki estetik cerrah da kitleyi aldı.

Dr.Mahen “ Bes bin veya  on binde bir rastlanılan bu anomalinin başta doğru teşhis edilip ameliyat yapılsaydı genç kızın gözü kurtarılabilirdi “diyor.

Ancak hastanın durumunun çok  nadiren rastlanılır olmasından dolayı batı da ki birçok doktorun bile bu problemin gerçek sebebini açıkca anlayabilmesinin nerdeyse imkansız olduğunu da sözlerine ekliyor.

Dr.Mahen’e göre üstelik  hastanede doğru teşhisi yapacak ne uzmanlık ne de gerekli tıbbi cihaz varmış!  Doktorun Lintang ameliyat olmasaydı ne olurdu sorumuza yanıtı ise “Genç kız günün birinde aniden aşırı kan kaybından dolayı hayatını kaybedebilirdi” oluyor.

Dr.Mahen  Kamboçya, Vietnam ve Endonezya’da, fakir hastalar için elinden geldiğince yardım işleri yapmakta “Gerçekten maddi gücü olmayan kişiler için becerilerimi kullanmayı, bilgi ve tecrübemi Endonezya’da gayet iyi yaptığım gibi yerel doktorlara  aktarmayı seviyorum” diyor.

Dr. Mahen’i Lintang’a getiren hayırsever Türk

Kendisini Jakarta’da tanıdığım hayırsever, Atatürkçü Türk kadın Lintang’ın mucizesi!

İş için bulundukları Cakarta’da uzun süre yardım yapabileceği yerel bir kuruluş arıyor ve sonunda kanserli çocuklarla ilgilenen  Komunitas Taufan’u buluyor. Bu dernek hasta çocukların evlerine hediye ve para yardımı da içeren moral ziyaretleri düzenleyen bir dernek. Mucizenin gercekleşmesine büyük katkıda bulunan Türk kadın genç kızla tanışmasını şöyle dile getirmekte:

“Lintang dernek aracılığıyla ziyaret ettiğim ilk çocuktu;14 yasındaydı, tedavisini bırakmıştı. O’nu gördügüm ilk anı unutamıyorum. Genç bir kız yüzünün yarısını kaplayan o kocaman seyle her gün yasamak zorundaydı. O da okula gitmek, arkadaşlarıyla gezmek, bir erkek arkadaş edinmek istemez miydi? Tek eğlencesi olan telefonuna baktı ziyaretim boyunca. Baba güvenlik görevlisi, anne ev hanimi, bir abla var, biokimya okuyor. Orada bir karar verdim. Başka çocuk görmeyecek, beyhude ev ziyaretleri yapmayacak, Lintang’ın sesini duyurmaya calısacaktım”

O kararla doktor aramaya başlıyor. Cakarta’da bir göz ve beyin cerrahına danışıyor. Doktorlar umut vermeyince genç kızın bütün dosyalarını alıp sağlık alanında iyi olan komşu ülke Singapur’da alıyor soluğu! Öylesine bulup gittiği Nörolog hikayeyi dinledikten sonra kendisini Dr. Mahen’e yönlendiriyor.

Doktorum kliniğinde başlayan tanışma ve süreç Dr. Mahen’in bir kaç kez Cakarta’da hastayı görmesi ve hastanenin doktora ameliyathaneyi ücretsiz açmasıyla ve gerçekleştirilen başarılı ameliyatla sona eriyor.. Dr. Mahen Nadarajah bu ameliyatı tamamen gönüllü, yol masrafları dahil hiç bir maddi karşılık beklemeden yapıyor.

Bütün organizasyonu yapan, ameliyat masraflarını karşılayan hayırsever, yüce gönüllü Türk kadın  ise sonuçtan çok memnun. Kendisi ve Dr.Mahen’in araya girmesiyle hastane ekibinin de genç kıza  epey ilgi gösterdiklerini, yardımcı olduklarını, kendisini heyet toplantısına bile aldıklarını anlatıyor. Tümörün alınmasından sonra Lintang’a takma göz takıldığını ve yakında dudağındaki fazlalığın alınacağı diğer bir ameliyattan sonra sürecin tamamlancağını ve yeni yüzüyle Lintang’ın hayati tehlikeyi atlatıp tekrar yaşama umutla sarıldığını, okuluna kaldığı yerden devam edeceği müjdesini veriyor.

Lintang ve ailesi ise gelişmeler karşısında şaşkın, mutlu, başta Türk kadın olmak üzere Dr. Mahen’e ve tüm ekibe  minnettar ve duacılar.

http://drmahen.com/
Komunitas Taufan
https://www.komunitastaufan.org/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eight + three =