İNGİLTERE’DEN… Enfield’de komplolar başlarken

Ülkelerini çeşitli nedenlerle terk eden insanların göç ettikleri ülkelere uyum sağlaması hiç de kolay değil.

Özellikle göç edilen ülkelerin kültürleri kendi kültürlerinden oldukça farklı ise, uzun bir bocalama süreci, kültür şoku yaşanır.

Kıbrıslıtürkler olarak 50li yılların sonlarından itibaren Birleşik Krallığa kapağı atan eski koloni toplumları arasında olduk.

İlk zamanlar bu ülkeye gelenler çok büyük güçlüklere, imkansızlıklara yerli halkın ırkçılığına maruz kaldılar. 70 yıla yakın süreç içerisinde 3üncü, dördüncü nesiller yetiştirdik.

Bu sefer de “çocuklarımız, gençlerimiz İngiliz kültürüne asimile oluyor. 20 yıl sonra kendilerini Kıbrıslı, Türk, Kıbrıslı Türk olarak tanımlayan bulamayacağız” diye dövünmeye başladık.

Bunu önlemek için dernekler kurduk, okullar açtık. Başarılı olduk mu, veya oluyor muyuz? Büyük ölçüde hayır.

En büyük becerisizliğimiz gençleri toplumumuzun bir parçası yapamamak oldu. Sonra da çoğunluğu 50 yaş üstü sivil toplum kuruluşlarına gençler katılmıyor” diye sitem ettik durduk. Hala ediyoruz.

Eğitim alanında eskiye nazaran önemli sayılacak ilerlemeler kaydetmemize rağmen çocuklarımızın hala büyük sorunları var.

Aynı zamanda çok başarılı toplum fertlerimiz de bulunmaktadır. Finans, bankacılık, akademik yaşam, siyasi yaşam, özel işletmeler gibi alanlarda bu insanlarımıza rastlarız.

Zaman zaman siyasi yaşamda, özellikle yerel belediyelerde büyük başarılara imza atan toplum fertlerimiz çıkar.

Buna en iyi örnek 6 ay önce Kıbrıslı, Türkiyeli toplumların yoğun şekilde yaşadığı Enfield bölgesinde gencecik yaşına rağmen Belediye Başkanı olmayı başaran Nesil Çalışkan’dır.

Nesil’in başarısını sadece Londra medyası değil, ulusal medya da çok geniş bir şekilde kapsamıştı.

Gel gelelim saltanatını Nesil’e kaptıran eski yönetim, bu yenilgiyi sindiremedi ve pusuya yatıp Nesil’e karşı komplolar planlamaya başladı.

İyi bir fırsat yakaladıklarını sanan bu grup, geçtiğimiz hafta yerel İşçi Partisi kanalıyla Nesil’e karşı bir güvensizlik oyu aldırma girişiminde bulundular. Ancak bunda başarılı olamadılar.

Uzun süre yerel belediyelerde üst düzey görevlerde bulunduğum için buralarda dönen çirkin dolaplara, komplolara tanık oldum. O yüzden bu davranış beni şaşırtmadı.

Nesil, toplumlarımızdan gelen kendinden önceki birçok belediye meclis üyesinden farklı bir kişiliğe sahip birisidir.

Birçokları kendi toplumlarına yakın görünmekten çekinirken, Nesil toplumunu ilgilendiren önemli bir konu olan Tottenham Park Mezarlığı konusunda çok aktif olarak halkına destek oldu. Olmaya devam ediyor.

Eski Liderin döneminde toplumumuzun birçok girişimlerine rağmen çok pasif kalan, uyarılara kulak tıkayan Enfield Belediyesi, Nesil’in liderliği altında çok etkili bir şekilde konu ile ilgilenmeye başlayınca birçok şeyler olumlu olarak değişti.

O yüzdendir ki Kıbrıslı, Türkiyeli Türk, Kürt, Alevi toplumları Nesil’e arka çıktı, onu sahiplendi.

Özellikle bizden çok sonra ülkeye yerleşen Kürt, Alevi toplumlar 6 ay önce Belediyeye 17 kadar meclis üyesi seçtirerek, ve yerel partide büyük bir üye sayısına ulaşarak bölgedeki nüfuzlarını artırdılar.

Bu üyelerin desteği Nesil için çok önemli oldu.

Çoğu kez “liberal” sol kesim “etnik azınlıklar, kadınlar siyasi yaşamda yerlerini almalıdırlar” diye göstermelik sözler sarfeder.

Nesil örneğinde bir kez daha gördük ki daima ayrımcılığa maruz kalan etnik azınlıklar, kadınlar, temsiliyet konusunda başarıya ulaşırsa, ve bu başarı onları alaşağı ederek sağlanırsa hemen sandıktaki gerçek yüzleri ortaya çıkar. Politbürolar komplo üstüne komplo kurarak saltanatlarını geri almaya çalışırlar.

Nesil’e kendi toplumunun birçok ferdi destek verdi ve onu sahiplendi. Ancak ıvır zıvır şeylerde aslanlar gibi kükreyen, kokteyllerde, balolarda salonları dolduran sözde toplum liderleri, Konsey yetkililerinin kulakları sağır eden sessizliği ibret verici idi.

Hiç kimseye sırf etnik kökeni için destek verilmemeli. Geçmişte Boris’in Türk kökeni için övünenler belki bunu iyi bilirler.

Ancak soyadı gibi çalışkan, kendi toplumunun konularına duyarlı bir toplum ferdimize, Nesil Çalışkan’a her zaman destek vermek boynumuzun borcu olmalıdır. Uyanık olmalıyız. Komplolar henüz başladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here