Entelköy’ün eşeklerine Yörük develerinden itiraz var!

Entelköy’ün eşeklerine Yörük develerinden itiraz var!

0
PAYLAŞ

Aksu’nun geçtiğimiz yıl çektiği ‘Sarıkeçililer’ belgeselinin danışmanlığını da yapan Savran şaşkın ve öfkeli: “bizi dolgu malzemesi olarak kullanmışlar!”

‘BİR GRUP ENTEL’ KLİŞESİ

Yönetmen Yüksel Aksu’nun Muğla’da çekilen komedi tarzındaki yeni filmi ‘Entelköy Efeköy’e Karşı’ yarın vizyona giriyor. Önceki gün İstanbul’da galası gerçekleştirilen film, bir grup ‘entel’ kişinin, Ege’de bir köye yerleşerek organik tarım yapma girişimlerini ele alıyor. Köylülerin değerlendiremediği arazilerini satın alarak üretim yapmaya başlayan ‘enteller’ köye yapılması düşünülen termik santrale karşı çıkarlar. Ancak santralde sigortalı işçi olarak çalışmak isteyen köylülerle enteller arasında komik bir çatışma başlar.

YÖNETMEN AKSU’DAN PERVİN ANA’YA ‘DUR’ İŞARETİ

Gala’da konuşan Yüksel Aksu, filmin içerik ve konusu bakımından hoşgörü ve toplumsal bilinci işleyen unsurlara sahip olduğunu söyledi. Ancak galada yaşanan ve basına yansımayan çarpıcı gelişmeler ve iddialar Aksu’nun bu sözlerini boşa çıkaracak türden. Yüksel Aksu’nun filminin galasına ‘özel’ olarak davet ettiği konuklardan biri de Sarıkeçili Yörüklerinin dernek başkanı Pervin Çoban Savran’dı. Herkesin ‘Pervin Ana’ olarak andığı Savran, Aksu’nun geçtiğimiz yıl Altın Portakal ödülüne layık görülen “Son Göçerler: Sarıkeçililer” belgeselinin de danışmanlığını yapmış. İddiaya göre, Aksu’nun davetine icabet edip gündelik giysileriyle Entelköy Efeköy’e karşı filminin galasına katılan Savran, gecenin ilerleyen saatlerinde yanındaki heybesinde getirdiği yiyecekleri ve yeni doğan deve yavrusu Muharrem’in ağzından yazdığı, yaşam alanlarına yönelik tehditleri anlatan kısa mektubu okumak istedi. Ancak Aksu’nun eliyle işaret ederek mektubu okumasını engellediğini öne süren Savran, bu hareket karşısında neye uğradığını şaşırdığını dile getirdi.

‘ÇEVRECİ DİYE YAFTALAYIP BİZİ KARİKATÜRİZE EDİYORLAR’

Yüksel Aksu’yu Sarıkeçililer’le ilgili belgesel çalışması sırasında evinde ağırladığını ve yardımlarını esirgemediğini anlatan Savran, Efeköy Entelköy’e karşı filminde kendisinin de rol almasını istediğini ancak o sırada Türkiye’nin doğasına ve yaşam alanlarına yönelik tehditlere dikkat çekmek için Mersin’den Ankara’ya kadar develeriyle birlikte yürüyüşte olduğu için bu teklifi geri çevirdiğini belirtti. İnsanları tanımakta zorlandığını anlatan Savran, Aksu’nun bu hareketi karşısında çok öfkeli olduğunu söylüyor. “Bizi Sarıkeçililer belgeselinde dolgu malzemesi olarak kullanmış” sözleriyle tepkisini dile getiren Savran, galada izlediği Entelköy Efeköy’e karşı filmi için de sert eleştirilerde bulundu. Filmin bugün Türkiye’de yaşananları yansıtmadığını savunan Savran, “biz yaşam alanlarımızı savunmak için mücadele ederken, ‘çevreci’ diye bizleri yaftalayıp karikatürize ederek küçümsüyorlar” görüşünü savundu.

‘BU FİLMDE BUGÜN YAŞANAN GERÇEK ÇARPITILILMAYA ÇALIŞILIYOR’

Bir dönem Türkiye’de adı çokça tartışılan Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth’un da konuk oyuncu olarak rol aldığı filmi eleştirenler arasında kendisini ‘yaşam savunucusu’ olarak tanımlayan Safiye Yüksek Öcal da var. Filmi galada izleyen konuklar arasında bulunan Öcal, ‘Entel’ adlı bir eşeğin canlandırıldığı filmde, ‘Çevreci Erkut, Entel Enis, Katrin ve Aşırı Mustafa, Bekçi Nihat, İmam, ve Koca Ana’ gibi karakterlerin çatışmaları aktarılırken köylerine yönelen tehdit karşısında muhtarın güdümünden çıkmayan köylülerin yansıtıldığını söyledi. Bunun gerçeği yansıtmadığını savunan Öcal, “ülkenin bir çok yöresinde halk, muhtarlar ve diğer yöneticilere rağmen yaşamlarını savunmak için mücadele ediyor. Muhtarlar satın alınabiliyor ama halk direniyor. Köylülerden farklı düşünen solcu karakter ‘aşırı’ olarak yansıtılıyor. Bu filmle bugün yaşanan gerçeklik çarpıtılmaya çalışılıyor” dedi.

İKTİDARIN GÖRÜŞÜYLE AYNI

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Koçoğlu’nun, başta HES karşıtları olmak üzere bugün doğa ve yaşamı savunanları “enerji alanındaki kalkınmayı önlemek isteyen hainler” olarak nitelediğini anımsatan Öcal, Entelköy Efeköy’e karşı filminde verilmek istenenin de Koçoğlu’nun ve iktidarın bu konudaki görüşlerinden farklı olmadığını savundu.

MURAT SARI: ‘O AN DELİRDİM’

Son günlerde sıklıkla gündeme gelen Trabzon’un Çaykara İlçesi’ndeki Solaklı Vadisinde HES’lere karşı mücadele edenlerin başında gelen Murat Sarı’da Aksu’nun filmini ağır dille eleştirenler arasındaydı. Yüksel Aksu’nun, gala gecesinde sahnede güzel bir açılış konuşması yaptığını anlatan Sarı, bu konuşmayı fırsat bilen Pervin Çoban Savran’ın sırtında getirdiği heybeyi Aksu’ya hediye etmek ve mektubunu okumak için ilerlediğini belirterek, “o an Aksu’nun aklından ne geçtiyse, omzunda kültürünü taşıyan o onurlu anaya beklemesi için el işareti yaptı. O an delirdim. Nasıl olur da yüz yıllardır nesilden nesile aktardıkları kültürleri, siz sanatçı diye geçinen insanlara vererek tüm insanlığa iletmeniz için yardımcı olan bu anayı bekletirsiniz?” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.

‘EŞEKLER GÜLSÜN DİYE KONULAN KÜFÜRLÜ DİYALOGLAR BİZİ ÜZDÜ’

Yaşanan tatsız olayın ardından arkadaşların ısrarıyla salonda kaldıklarını ve filmin sonunu beklediklerini anlatan Sarı, belki senaristin yaşam alanları için verilen mücadeleden haberi yoktu. Olayları bu kadar basite indirgenmesi ve komiklik olsun diye, ‘eşekler gülsün’ diye işlenen küfürlü diyaloglar hem izleyici hem de vadisinde mücadele eden ve Anadolu kültürünü tutkuyla seven bizleri çok üzmüştür” dedi.

AKSU: ‘DOĞAYA DÖNÜP KENDİMİZİ BULALIM’ ÜTOPYASI

Filmi hakkında geçtiğimiz Hafta Hürriyet’e konuşan Aksu, projenin fikrinin ortaya çıkışını şöyle anlatmıştı: “Gençlik yıllarımda Ege’de terk edilmiş evleri alıp restore etmeyi isterdik. Orada hem organik tarım yapalım hem kitap okuyalım derdik. Bu ‘doğaya dönüp kendimizi bulalım’ ütopyası son zamanlarda herkesin hayali olmaya başladı. Filmde de ekolojist enteller bir gün Efeköy’e yerleşiyor. Entellerin organik tarım fikriyle köylüler içten içe dalga geçiyor. O sırada bölgede termik santral kurma kararı çıkıyor. Köylüler işsizlikten bıktığı için bu karara seviniyor ama enteller doğa ve oksijen daha önemli diyerek direniyor. Aralarında çatışma başlıyor.”

İŞTE DEVE MUHARREM’İN GALADA OKUNAMAYAN O MEKTUBU:

“Muhterem Yüksel Aksu Emmim; ben Muharrem. Babam Bulut ve annem Yağmur’un ikinci, ablam Yayla’nın ilk kardeşi olarak, 27 Kasım 2011, saat 09.00’da dünyaya geldim. Kendimi ilk hatırladığımda annemin karnındaydım. Doğu Karadeniz kervanımız, Nisan ayında Anamur’dan göçe başlıyor ve sesler geliyordu. Çoluk, çocuk, insanlar, develer, eşekler, atlar, inekler, kuşlar, Solaklı’dan, Aksu’dan, Fındıklı’dan, Senoz’dan, Loç’dan, Kaçkarlar’dan, Akkuyu’dan, İğneada’dan, Sinop’dan, çıkmış Ankara’ya doğru yürüyorlardı. Sonra Ankara’nın orada, Gölbaşı’nda bin tane polis bizi durdurdu. Annemi, babamı Ankara’ya sokmak istemediler. Annemin ve babamın çobanı Pervin annem, Gölbaşı’na kadar yürüyüşün namusuna helal getirmeden gelenleri toplayıp, Doğu Karadeniz, Doğu Akdeniz, İğneada-İstanbul Kervanlarını, Yağmur ve Bulut’un peşine takıp yürüyüşe geçirdi. Polisler bizi Gölbaşı çukuruna soktu. Biz direndik, Anadolu yürüyüşünü Gölbaşı Direnişi yaptık.

‘BEN SANA GÜVERİNİM YÜKSEL EMMİM’

Yüksel emmim, benim bunları sana anlatma nedenim şudur; bir kere sen 2010 Antalya Film Festivali’nde ödül alan “Anadolu’nun Son Göçerleri: Sarıkeçililer” belgeselini yaptın. Yani sen benim anamı, babamı, geleneğimi bilirsin. Ben sana güvenirim. Doğduğum sırada, Hakan ağabeyim, bilgisayarında senin Entelköy-Efeköy’e karşı filminin bölümlerini izliyordu. Sevgili Emmim, ben anamın karnındayken, sinemacı olmaya karar verdim. Elimde bir senaryo var. Konusu, büyük bir yürüyüş ve Gölbaşı direnişi ile beraber; insanların, dereye, havaya, suya, toprağa, elmaya, ekmeğe sahip çıkmaları ile vermeme ile develerle ve eşeklerle ilgili. Şimdi ben sana soruyorum, nasıl edeyim de bu filmimi, hem doğayı yok edip hem de şirketlerden, sponsorluk, para alıp, tabiatı koruma projeleri yapanlara bulaştırmadan çekebilirim? Yüksel Emmim, ellerinden öper cevabını hasretle beklerim.Toroslar’ın oralardan Muharrem.”

FOTOĞRAF: Yönetmen Yüksel Aksu

BİR CEVAP BIRAK

twelve + 17 =