Envai Çeşit Konular

Londra’da geçtiğimiz hafta birkaç konu birden gündemde olduğu için, güncelliklerini kaybetmeden bunlardan birlikte bahsetmek istedim:

TDP Ziyareti

Yıllardan beri çeşitli parti temsilcileri, Başbakanlar, Cumhurbaşkanları, Görüşmeciler Londra’ya gelir ve bizlere çeşitli konularda bilgi verir, sözler verir. Onlar için biz “ikinci yarı”yız. Geçtiğimiz hafta Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Milletvekili Hüseyin Angolemli ve Genel Sekreter Yardımcısı Deniz Birinci Londra’da yoğun temaslarda bulundular. Sevgili Cemal Özyiğit, 1997 yılında bir sendikacı olarak davet edildiği bir toplantıya gelmişti. Onunla o zamandan birkaç anekdot konuştuk. Heyette bulunan kardeşim Erdinç Selasiye, Cemal Özyiğit ve Ahmet Karahasan ile Parlementoda Tottenham Milletvekili rahmetlik Bernie Grant’ı ziyaret etmiştik. Bize çok ilginç birşey söylemişti. Meğer bizim “milliyetçi” diye mangalda kül bırakmayan zamanın Konsey yöneticileri Kıbrıslırumlarla gizli toplantılar yapıyorlarmış. Delil de gösterdi. Tabi ki toplantı yapsınlar. Ama niye gizli?

TDP heyeti başta tarihi Parlemento dahil çeşitli yerlerde bir seri verimli toplantılar yapıp ayrıldı. Özellikle Parlemento toplantısı Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırumların birarada bulunduğu ve Barones Meral Ece’nin çok güzel yönettiği gayet düzeyli bir toplantı oldu. Bu toplantılarda ilgimi çeken konu ısrarla Maraş konusunu, yani Maraş’ın meşru sahibi Kıbrıslıtürklerdir iddiasını, bir grup kişinin gündeme getirme gayreti oldu. Zaten daha önceki hafta eski bir Evkaf Dairesi Müdürünü Kıbrıstan getirip pek rağbet görmeyen bir seri seminer verditmişti bu arkadaşlar.

TDP heyeti Kıbrıstan gelen diğer siyasilerin yapmadığı çok olumlu bir şey yaptı. Kıbrıs Türk Toplum Merkezindeki açık oturumdan önce Aralık ayında kurulan ‘Kıbrıslı Türk Gençliği – İngiltere’ grubundan bir grup genç ile uzun bir görüşme yaptı. Gençlerin görüşlerini, istek ve şikayetlerini dikkatle dinlediler. Gençlerin özellikle eğitim alanındaki planları beni bayağı heyecanlandırdı. En fazla taze kana gereksinme duyduğumuz bu alanda umarım bu pırıl pırıl gençlerimiz sayesinde yıllardır arzuladığımız bazı şeyler gerçekleşir.

İngiltere Seçimleri

Sonunda İşçi Partisi bir Kıbrıslıtürk adayı Mayıs ayında yapılacak Genel Seçimde Edmonton bölgesini temsil etmek için yarışacak üç aday arasına aldı. Bu çok ciddi bir başarı. Yıllardan beri özlenen bir şey. Sevgili Ayfer Orhan aralarında Türkçe konuşan toplumlarımızdan tanınmış isimlerin de bulunduğu yüzü aşkın aday arasından sıyrılarak son üçün arasına girmeyi başardı. Edmonton İşçi Partisi Milletvekili adayı üçü de etnik azınlık toplumlardan gelen üç aday arasından çıkacak.

Türkçe konuşan toplumların kamu hizmetlerinde ve siyasi yaşamda temsiliyeti oldukça önemli bir konudur. Gayretimizi bu konuya yoğunlaştırırsak daha çok şeyler başaracağız. Ancak önce bu ülkede çok daha etkili bir entegrasyon sağlamalıyız. Bu, ancak hedefimiz ‘doğduğumuz yerler olan Kıbrıs veya Türkiye’yi değil, doyduğumuz yer olan İngiltere’yi yaşamımızda ön plana çıkardığımız zaman gerçekleşecektir.

Aramızdan çıkan kişileri siyasette desteklememiz gerekir. Ancak bir adaya sırf etnik köken üzerinden destek vermek, aynı zamanda ırkçı bir davranıştır. O kişinin siyasetlerini benimsiyorsanız sorun yok. Ama sırf Kıbrıslıtürk olduğu için ona oy veriyorsanız bu yanlış olur. O yüzden uzun zamandır tanıdığım Ayfer Orhan’ın sosyal medyada “toplumumuzdan iki kişi Türk üyeleri başka bir adaya destek vermeye çağırıyor” diye sitem etmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Şahsen Edmonton bölgesinde yaşayan bir İşçi Partisi üyesi olsam Ayfer Orhan’a oy verirdim. Ama Kıbrıslıtürk olduğu için değil, üç aday arasında bölgesini temsil edecek en deneyimli aday olduğu için.

Çanakkale Ziyareti

Medyada çıkan bir haberden Türk Dili, Kültürü ve Eğitim Konsorsiyumunun TC Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın “destek ve katkılarıyla!” Çanakkale Savaşının 100üncü yıldönümü münasebetiyle bir Çanakkale gerzisi düzenliyorlarmış. Otuz öğrencinin götürüleceği bu gezinin amacı “tarihimizin ve millet olarak fedakarlıkla elde edip, koruduğumuz değerlerimizin tekrarlanması” olacakmış. Bu ülkede çeşitli eğitim sorunları ile boğuşan çocuklarımız için en öne çıkan proje onları mezar ziyaretlerine mi götürmek olmalıdır?. Kültürel ve tarihsel değerler daha uygun bir şekilde aktarılamaz mıydı?

Üzülerek görüyoruz ki yıllarca emek verdiğimiz Konsorsiyum giderek TC hükümetinin bir propaganda aracı olarak görev üstlenmeye başlamıştır. Konsorsiyum acil olarak görevlendirildiği işlere yönelmeli, TC ve KKTC hükümetleri ve yetkilileri ile daha mesafeli ve karşılıklı saygıya dayalı bir ortaklık geliştirmeli ve İngiltere eğitim kurumları ile gereken temasları bir an önce başlatmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here