Erbakan…

Demokrasilerin gelişesi, serpilmesi ve olgunlaşmasında siyasi partilerin rolü inkar edilemez sanırım.

Çünkü sistem içinde rol üstlenen siyasetcilerin kalitesi, kalibresi ve eğitim düzeylerinin yüksek oluşu demokrasiye katkı sağlar.

Eğer siyas partiler hem kendi içlerinde, hem ayrı kamplarda birbirleriyle gelişigüzel mücadele ediyorlarsa, iktidara gelmek için halkın gözünü boyuyurlarsa, sen-ben kavgalarıyla zaman kaybediyorlarsa, demokratim sistem de o kadar geç yürümeye başlıyor demektir.

Geçmiş 50 yıla bakınca Demireller, Türkeşler, Ecvitler ve Erbakanlarla geçmiş bir siyasi tarihin özetinde, demokraside alınan yolun ne kadar kısa olduğunu farkedersiniz.

Umut edilen mesafenin hala alınmadığını yeni ni anlarsınız.

Siyasete damgasını vuran Ecevit ve Türkeş aramızda yok.

Demirel siyasetten çekildi.

Erbakan ise 80 yaşın üstünde ama yine sahne hazırlıkları yapıyor.

Sıkılmadan.

Aynı pişkinlikte…

Ve aynı teraneyle.

Bir adım ileri gitmeksizin.

Siyasi yasağı bitti.

Erbakan sahnede bitiverdi.

Söyledikleri hep aynı.. Hep aynı terane ve hepsi gerçek dışı.

Bakın 40 yıl önce söylenenlerin tıpkısının aynısı sözlere:

“Dış güçler bizim çalışmalarımızı engellemek için ellerinden geleni yapmıştır. Biz Allah’ın yardımızyla insanlığımızın ve Türkiye’mizin hizmeti için elimizden geleni yapma düşüncesindeyiz”

Ana düşünce ve siyaset felsefesi bu.

Bir de gerçek dışı beyanlar var ki çocuk kandırıyor sanırsınız:

“29 mart seçimlerinden en fazla oy kazanan parti Saadet Partisi’dir. Bu rakamlar bize çok büyük manalar ifade etmektedir »

Bu sözleri söyleyen sanır ki Saadet Partisi iktidara geldi.

Yüzde 2’lik oyu, yüzde 4’e çıktı oysa.

Devam edelim :

«Saadet Partisi bu seçimlerde büyük bir başarı göstererek belediye sayısında büyük artış göstermiştir. Urfa ilini kazanmıştır »

Yalan.

Külliyet yalan.

Urfa’da Fakıbaba bağımsız olarak seçime girdi ve yüzde 44 oy alarak kazandı.

Ertesi günü Saadet Partisine kaydoldu.

Zaten bir önceki seçimde de AKP’den aday olmuştu.

Saadet Partisi Urfa’da hiç oy alamamış adeta gümlemiş durumda.

Hoca Erbakan ise « Biz kazandık » diyor.

Gelin de demokrasimiz neden gelişmiyor, neden olgunlaşmıyor diye kara kara düşünmeyin.

Gelin de böyle siyasetcilere halkın inanmasını önlemeyin.

Üstelik ileri değil, geriyi yani irticayı işaret eden partilere meydanı boş bırakın.

Sonuç ?

Sonuç, bu tablo karşısında ve demokrasiyi içine sindirememiş kadroların kendilerine yeni rol biçmeleriyle sonuçlanabilir.

Tıpkı Ergenekon örgütlenmesinde olduğu gibi..

Siyaseti yozlaştıran, demokrasiyi örseleyen bu tip lider ve liderler yüzünden, demokrasiden umudunu kesen bazı insanlar çıkar ve «Böyle demokrasi olmaz. Bunun adı demokrasi değil» diyerek « sandıksız çözüm » arayışına girerler.

Yalan mı ?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.