Erdal Eren’i yoldaşları andı

Erdal Eren’i yoldaşları andı

0
PAYLAŞ

12 Eylül cuntasının yaşını büyüterek idam ettiği Erdal Eren anısına geçen pazar akşamı DAY MER’de bir anma gecesi düzenlendi.

DAY MER Gençliğinin düzenlediği gecede OHAL’in kapattığı Evrensel Kültür’ün yayın yönetmeni Aydın Çubukçu’nun aralarında olduğu 100’ü aşkın katılımcı yer aldı. Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan ve sinevizyon gösterisi, konuşmalar, şiir dinletisi, canlı müzikle süren gecede duygusal anlar da yaşandı.

DAY MER Gençlik adına gecenin açılış konuşmasını yapan Oktay Cinpolat, “Erdal Eren’in mücadelesi hayatın her alanında yaşatılıyor. Sınıfsal çelişkiler olduğu süreçte de bu mücadele süregidecektir. İngiltere’deki gençliğin sosyal hak ve sıınıf mücadelesinde de Erdal Eren yaşatılıyor” dedi.

Aydın Çubukçu

Aydın Çubukçu da “Deniz’i bugün herkes seviyor. Yanlış ya da doğru seviyorlar ama seviyorlar. Erdal ise anlaşılması gereken bir figür. Erdal o kadar çok sevilen daha çok anlamaktan söz edildi. Bu çok doğru bir kavram. Erdal’ı anlamak gerekir. O yaşta bir gencinbu kadar kararlı, bu kadar cesur, bu kadar doğru bir yerde olması anlaşılır bir şeydir. Bunun için çaba göstermemiz gerekir” dedi.

DAY MER Gençlik’ten Oktay Çinpolat

“Annesine yazdığı mektubu biliyoruz. Mahkemede yaptığı savunmayı biliyoruz. İfadelerini biliyoruz. Kensinden bu kadar emin, yaptığı işin doğruluğuna bu kadar güvenmiş ve inanmış birisi, bu güveni bu inancı ve doğru yerde olduğuna dair inancı nereden almıştır” diyen Çubukçu şöyle devam etti:

“Anlamamız gereken şey odur. Bugün hepimiz onun uğruna mücadele ettiği hedeflerin geçerli olduğunu düşünüyoruz. Aramızda şöyle bir fark var. O burun burunaydı, göğüs göğüseydi. Sorunlarla çarpışa çarpışa ilerliyordu. Günümüzün gençliği ise ancak bunları sezinliyor. Onların farkında ama göğüs göğüse bir çarpışma içinde değil. Bugün çağımızın gençliğimizinbir hatası olarak söylemiyorum, eksiklik olarak da söylemiyorum. Tarihsel koşullar öyle. İçinde yaşadığımız dünya farklı bir dünya. Erdal kendi doğrumluğunu kavga içinde sınamış ve doğruluğunu kanıtlamıştı kendi kendine. O kadar emin bir şekilde mahkeme karşısında konuşuyordu ki, ‘Bugün beni yargılayanlar yarın yargılanacaktır’ diyerek yarından bu kadar emin dövüşüyordu. Onu anlamak izin hem çağını anlamak hem de onun örgütlü mücadele içinde edindiği yeri anlamak gerekir. Geçmişte ‘Erdal Deniz’i aşmıştır’ demiştim. Erdal Deniz’i daha ileriye taşımış, Deniz’den daha ileride bir yerde dövüşmüştür. Farkı şuydu, Deniz’in partisi yoktu. Deniz belki parti için dövüşüyorndu ama partisi yoktu. Erdal’ın partisi vardı. Ve bunun için ondan daha ileride bir yerde kavga veriyordu. Deniz’i seviyoruz ama Erdal’ı anlamak zorundayız. Erdal’ı anlamak Deniz’i sevmekten daha önemli. Bugün Rıdvan Dilmen bile Deniz’i sevebiliyor. Deniz’i sevmek kolay iş. Erdal’ı anlamak zorundayız. Erdal gibi bir edğere sahip olduğumuz için bu hareket, bu değeri hak edecek şekilde mücadeleyi en geniş kitlelere yayarak, neticede zafere ulaştırarak onu anmış olmalıyız…”

Gazeteci Faruk Eskioğlu da Ankara’da üniversite öğrenci olduğu yıllarda Erdal Eren ile aynı ortamı paylaşmak ve aynı protesto eylemlerinde bulunmaktan gurur duyduğunu belirterek, “17 yaşında diktatörlüğe karşı çelik gibi durmayı başaran bir devrimci, gazetecilik mesleğimde hep yol ayrımlarımda bana çelik gibi durmayı hatırlatarak yol gösterdi” dedi.

Erdal için saygı duruşu…

Kamil Küpeli de 12 Eylül öncesi dönemde Erdal gibi yüzlerce devrimcinin kararlılık mücadele vererek örnek olduğunu belirtirken Arif Bektaş, Erdal Eren’in el yazısıyla annesine yazdığı mektuptaki üslup ve gramer hatası olmamasına dikkati çekti.

DAY MER Gençlik, devrimci ezgilerle Erdal’ı andı…

BİR CEVAP BIRAK

10 − seven =