Erdoğan’dan ‘sanatçı’lara: Hiç çekinmeyin

Erdoğan’dan ‘sanatçı’lara: Hiç çekinmeyin

0
PAYLAŞ

Erdoğan, ”Toplumun sanatçısına kendisi gibi düşünmüyor diye bu denli hakaret edenler nasipsizdir” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kepez Arena’da düzenlenen mitinginde halka seslendi.

Başbakan Erdoğan, ‘Cumhurbaşkanlığı Vizyon Belgesi’ni açıkladığı toplantıya katılan sanatçılara yönelik eleştirilere tepki gösterdi.

‘LİNÇ KAMPANYASI UYGULAMAYA BAŞLADILAR’
Dün, Cumhurbaşkanlığı Vizyon Belgesi’ni açıklarken özellikle dikkat çekmek istediği bir konunun olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“İstanbul’da Haliç Kongre Merkezi’nde yaklaşık 4 bin kişinin katıldığı, toplumdan farklı kesimlerin temsilcilerinin biraraya geldiği bir toplantı yaptık. Salonda hepinizin çok yakından tanıdığı çok değerli sanatçılarımız, sporcular, aydınlar, yazarlar, sivil toplum örgütü temsilcileri, siyasetçiler vardı. O salonda aynı zamanda millet vardı. O toplantının ardından özellikle sanatçılarımıza yönelik medyada, sosyal medyada bir linç kampanyası uygulamaya başladılar.

‘BUNLARIN DEMOKRATLIĞI BU KADAR’
Küfür, edebe, adaba uymayan, aile terbiyesinden yoksun hakaretler etmeye başladılar. Bunların demokratlığı bu kadar, bu insanlar burada tercihlerini bu şekilde yapacaklar diye bir şey yok ki, davet ettik, sağolsunlar onlar da davetimize icabet ettiler. Bunların özgürlük anlayışı bu kadar. Bunlar kendileri gibi olmayana, kendileri gibi düşünmeyene demokrasiyi hak görmezler. Özgürlüğü kendi tekellerinde görür, başkalarına özgürlük hakkı tanımazlar. Mahalle baskısı derler, diktatör derler, kutuplaşma derler kendileri ne yazık ki bu yalanlarının altında kalırlar, alasını başkalarına uygularlar.

‘YENİ TÜRKİYE’DE LİNÇ KAMPANYANLARINA İZİN VERMEYİZ’
On yıllar boyunca bunu yaptılar, kendileri için demokrasi istediler. Türkten, Kürtten, Lazdan, Gürcüden, Boşnaktan, Romandan, Aleviden, Sünniden demokrasiyi esirgediler. Kendileri için özgürlük istediler, yoksullara, ezilmişlere, gariplere özgürlüğü çok gördüler. Artık o günler geçti. Ne demokrasi, ne özgürlük ne de siyaset artık hiç kimsenin tekelinde değildir. Sanatçılar, sporcular, yazarlar onların toplantısına katılırlarsa iyi, bizim toplantımıza katılırlarsa kötü. Bu alışkanlıklar artık eski Türkiye’de kaldı, yeni Türkiye’de biz böyle işlere, linç kampanyalarına izin vermeyiz. İstedikleri hakareti etsinler, istedikleri yalanı, iftirayı piyasaya sürsünler. Yeni Türkiye’nin kuruluşunu engelleyemeyecek, artık değişimin önünü kesemeyecekler.”

‘BU DENLİ HAKARET EDENLER NASİPSİZDİR’
Erdoğan, sanatçılara seslenerek, “Hiç çekinmeyin, hiç tedirgin olmayın. Bize oy verip vermemek ayrı bir konu ama bir toplumun sanatçısına, kendisi gibi düşünmüyor diye bu denli hakaret edenler nasipsizdir” görüşünü dile getirdi.

‘HANİ SİZ SANATÇILARI SEVİYORDUNUZ?’
Başbakan, ”Hani siz sanatçıları seviyordunuz? Niçin böyle edep dışı, ahlak dışı yollara başvuruyorsunuz? Sizin gibi düşünmeye veyahut gidecekleri yeri sizin belirlemenize bunlar tabi mi? Bunlar bu ülkenin en önde gelen sanatçıları, siz bu hakkı kendinizde nereden buluyorsunuz? Hani siz mahalle baskısı yapmıyordunuz? Nedir bu mahalle baskısı? Yıllardır ben buna maruz kaldım, ailemle maruz kaldım, ölümle tehdit edildim, cezaevinde tehdit edildim, hep bunu yaptılar, ama biz kefenimizi giyerek yola çıktığmızı için bunlara asla prim vermedik” diye konuştu.

‘NAZIM HİKMET’İ İSTİSMAR EDİYORLAR’
Erdoğan, sosyal medyadakilerin yıllardır hem CHP’yi ve eski Türkiye’yi desteklediklerini hem de Nazım Hikmet’i istismar ederek oradan prim sağlamaya çalıştıklarını ifade etti.

Antalya’dan Türkiye’ye seslendiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Nazım Hikmet’i sürgüne gönderen, sürgünde ölmesine yol açan kim? CHP. Nazım Hikmet’e vatandaşlığını iade eden kim? AK Parti. Bu Kılıçdaroğlu hem Dersim’de katliamı yapan, Dersim’in istismarını yapan CHP, peki Dersim için özür dileyen kim? Devlet adına Tayyip Erdoğan. O katliamın benimle ne alakası vardı? Ama şu anda devlette süreklilik esastır diye bu görevi, on yıllardan sonra ben yaptım. Kimin samimi olduğu kimin de istismarcı olduğu ortada” değerlendirmesinde bulundu.

‘BU HAREKETİ HALK BAŞLATTI’
CHP’nin yanına emekli hukukçuları, yüksek mahkemeleri, dönemin cumhurbaşkanını, çeteleri aldığını ve “Size cumhurbaşkanı seçtirmeyeceğiz” dediklerini kaydeden Erdoğan, “Öyle mi o zaman biz de halka gidiyoruz dedik. Ne yaptık? Önce 22 Temmuz’da genel seçimleri yaptık. Yüzde 47 oy oranıyla milletimizden tekrar yetki aldık. Ardından halk oylamasına gittik, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini milletimize götürdük. Milletimiz buna ne dedi? Yüzde 69’la evet dedi” diye konuştu.

O zaman, milletin cumhurbaşkanını seçmesine “hayır” diyenlerin, şimdi milletin karşısına nasıl çıkacağını merak ettiğini de dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu Kılıçdaroğlu, Bahçeli, HDP halkın karşısına nasıl gelecek?. Yahu siz halkı inkar ediyorsunuz, reddediyorsunuz ama biz, diyoruz ki bu hareketi halk başlatmıştır, halkımızla devam ediyoruz. İlk kez cumhuriyet tarihimizde cumhurbaşkanını sandıkta belirleyeceğiz. Siz belirleyeceksiniz, siz… Vekiller değil asıllar, siz belirleyeceksiniz. Cumhurbaşkanının sandıkta belirlenmesi ne anlama geliyor? Bakın 1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sona erdi. Almanya yerle bir oldu. Japonya’ya iki atom bombası atıldı. Belçika, Avusturya, Fransa, İngiltere daha nice ülke yıkıldı, yakıldı. Peki onlar sonra ne yaptılar? Çalıştılar, didindiler, mücadele ettiler, şu anda çok güçlü ülker, ekonomiler inşa ettiler. Peki o süreçte Türkiye ne yaptı? Değerli kardeşlerim Türkiye maalesef tribünden izlemekle yetindi, uzaktan takip etti.”

’50 YIL ÖNCE AK PARTİ OLSAYDI TÜRKİYE BUGÜN BÖYLE OLMAZDI’
“50 yıl önce AK Parti olsaydı Türkiye bugün böyle olmazdı” diyen Başbakan Erdoğan, Avrupa’da son yaptığı gezilerde gurbetçilerin “50 yıl önce gelseydiniz biz bugün burada olmayacaktık” yazan pankartlar açtığına dikkati çekti.

Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’da olup bitene hayranlıkla bakmak zorunda kaldığını, Avrupa yeniden ayağa kalkarken, büyük yatırımlar yaparken, dünya ticaretinden büyük paylar alırken Türkiye’de devletin camilerle, Kur’an-ı Kerim öğretilmesiyle, öğrenilmesiyle, ezanın Türkçe mi yoksa aslıyla mı okunacağıyla, milletin diliyle, kültürüyle, yazarlarla, sanatçılarla, Alevinin, Sünninin haklarıyla uğraştığını dile getirdi.

‘SÖZ DE KARAR DA MİLLETİN’
“Avrupa ekonomileri hızla büyürken, bizde darbe üstüne darbeler yaşandı” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Avrupa ülkelerinin işgücü kendilerine yetmedi. Dışarıdan işgücü ithal ettiler. Biz, büyük ülke olmak yerine o ülkelere işgücü göndermek zorunda kaldık. Şu anda Avrupa’da yaklaşık 6 milyon insanımız var. Ne zaman millet hükümetini seçtiyse, darbelerle o hükümetleri görevden uzaklaştırdılar. Komplolarla, tuzaklarla, mafya eliyle, manşetlerle milletin hükümetlerini görevden uzaklaştırdılar. ‘Millet bir şeyden anlamaz, iyi seçim yapamaz, kendi idarecisini seçemez, her şeyi en iyi biz biliriz, biz ne dersek o olacak’ dediler. Millete söz hakkı vermediler. Türkiye’yi yerinde saydırdılar. İşte şimdi biz de diyoruz ki; ‘size millete tepeden bakma yetkisini kim verdi’? Bunlara bu hesabı soracak mıyız? Milleti aşağılama yetkisini bunlara kim verdi? Millet adına karar verme yetkisini, onlara sesleniyorum; kimden aldınız? İşte onun için diyoruz ki; ‘çekilin aradan, milletle bizin aramıza girmeyin, kararı millet verecek’ diyoruz.

3 Kasım seçimlerine girerken ne dedik? Yeter dedik. Yeter söz de karar da milletindir dedik. Çeteleri, o karanlık manşetleri aradan çektik, kendisini milletin üzerinde gören o zorba, o ceberut kesimleri aradan çektik. 12 yıl boyunca milleti her şeyin üzerinde tuttuk. Siz, siz, karar verici sizsiniz. Sizin yetkinizi kimse alamaz. Şimdi bir kez daha aradaki aracıları kaldırıyoruz. Cumhurbaşkanıyla milletin arasındaki aracıları ortadan kaldırıyoruz. Millet yani cumhur artık kendi cumhurbaşkanını seçiyor. 10 Ağustos’ta inşallah millet ile devlet artık tam manasıyla, tam bir muhabbetle kucaklaşıyor. Aracılar, vekiller aradan çekiliyor. Asıllar devreye giriyor. Millet artık cumhurbaşkanını kendisi tayin ediyor.”

‘ÇOK BÜYÜK BİR DEĞİŞİM YAŞIYORUZ’
Erdoğan, büyük bir değişimin, on yıllardır hasreti çekilen bir büyük dönüşümün yaşandığını, Türkiye’nin önündeki tüm engelleri tek tek kaldırdıklarını, Türkiye’nin ayağındaki zincirleri söküp attıklarını, Türkiye’yi prangalarından kurtardıklarını söyledi.

10 Ağustos’ta yeni Türkiye’nin kapılarının ardına kadar açılacağını kaydeden Başbakan Erdoğan, “Yeni Türkiye sadece bize oy verenlerin, sadece bizi sevenlerin Türkiyesi değil, yeni Türkiye 77 milyonun Türkiyesi olacak. Bu Türkiye’de herkese özgürlük var. Bu yeni Türkiye’de herkese iş var. Bu yeni Türkiye’de herkesin hakkı muhafaza edilecek. Bu yeni Türkiye’de herkesin yaşam tarzı çok daha güçlü şekilde korunacak” diye konuştu.

‘YENİ TÜRKİYE DAHA DEMOKRAT OLACAK’
“Aman ha ne olur, dikkat et, buralarda böyle çıkıp da konuşma ne olur ne olmaz” diye uyarılar aldığını anlatan Erdoğan, “Ne olursa olur. Biz bu hizmet yolunda ama millete hizmet, hani var ya malum Pensilvanya o değil. Yeni Türkiye daha demokrat olacak. Yeni Türkiye daha müreffeh, daha özgür, daha bir kardeş olacak. Yeni Türkiye hem bölgesinde hem dünyada öncü olacak, lider olacak. Artık Türkiye gündeminin içi boş meselelerle sanal sorunlarla meşgul edilmesine izin vermeyeceğiz. Bizim yapacak çok daha önemli işlerimiz var” diye konuştu.

Başörtülülerin artık zulme uğramayacağını belirten Erdoğan, “Meslek liseleri dediler, imam hatip dediler. Milleti katmanlara böldüler. Türk dediler, Kürt dediler, Arap, Gürcü, Çerkez, Roman, Polak dediler, Alevi dediler, Sünni dediler, Doğulu, Batılı dediler. Türkiye’nin kaynaklarını çarçur ettiler. Bizim artık böyle sanal sorunlara ayıracak vaktimiz yok. Bunların hepsini çözdük, çözüyoruz. İnşallah artık enerjimizi kaynaklarımızı, uhuvvetimizi ve muhabbetimizi yeni Türkiye için, büyük Türkiye için sarf edeceğiz. On yıllardır ertelenen büyük değişimi, büyük dönüşümü artık çok kararlı şekilde gerçekleştireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

‘YSK’NIN, AYM’NİN ÖNÜNDELER’
CHP’nin MHP’nin Antalya için ne yaptığını, hangi projesinin, hedefinin olduğunu soran Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bunlar yapmayı bilmezler, bunlar sadece ve sadece yıkmayı bilirler. Şu anda Ankara’da mahkeme kapılarında siyaset yapmaya çalışıyorlar. Milletin içinde değiller, neredeler? YSK’nın önündeler, Anayasa Mahkemesi’nin önündeler, eski Türkiye’nin özlemi içindeler. Bakın CHP kendi içinden bir cumhrubaşkanı adayı çıkaramadı. 2010 yılında mevcut genel müdür eski genel başkanı ziyaret etti, çıktı Sayın Baykal’ın yanından ayrılınca ‘ben aday olmayacağım’ dedi. 24 saat sonra hemen aday oldu. O sırada ne dedi? ‘CHP’nin eski genel başkanını cumhurbaşkanı seçeriz’ dedi. Hatırlıyor musunuz? Ama aday yapmadılar. CHP içinden kendi ürettikleri vasıflara uyan bir tane aday çıkaramadılar. Dedim ki, Sayın Kılıçdaroğlu, senin bu saydığın vasıflara sen uymuyor musun, gel sen aday ol. Madem başbakan uymuyor sen aday ol gel. Niye çıkmadı? Aynı şekilde Bahçeli, vasıflar sayıyor. Tamam. Partinizin içinde bu vasıflara uygun kimse yok mu? Sende de yok mu? Sende varsa bu vasıflar gel sen aday ol. O da olmadı. Niye? Görüyor sandığı. Sandığı gördüğü için. Doğruyu millet söyler millet ama bunların millete inancı yok. Millete saygısı da yok. 30 Mart seçimlerinde gördük ikisinin toplam oyu AK Parti’nin oyu kadar etmiyor.”

‘HİÇBİR ESER ATIL, SAHİPSİZ KALMAYACAK’
Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Antalya’da devam eden tüm yatırımların, hizmetlerin takipçisi olacağını, hiçbir eserin atıl, sahipsiz kalmayacağını ve başlamış bütün projelerin takibini yapacağını ifade eden Erdoğan, “Cumhurun başı, cumhurun her ihtiyacıyla ilgilenir. Adaylardan bir tanesi ne diyor; ‘ben icranın başı değilim, yolla, köprüyle ne işim var’ diyor. Öğrenecek, onları da öğrenecek. Bu ülkenin başı olacaksın, köprüyle, yolla alakan olmayacak, suyla alakan olmayacak, olur mu böyle bir şey?

‘BİR TARAFTAN EKMEK DİYECEKSİN, BİR TARAFTAN…’
Bizim işimiz eser üretmek, hizmet üretmek, yatırım yapmak, bu ülkeyi kalkındırmak, bu ülkeyi hak ettiği muassır medeniyet seviyesine ulaştırmaktır. Bir taraftan ‘ekmek’ diyeceksin, bir taraftan ‘benim icrayla alakam yok’ diyeceksin, bu nasıl iş? Bunun için bizim hizmet sevdamız asla bitmeyecektir, bu sevda inşallah cumhurbaşkanlığı süresinde de devam edecek” diye konuştu.

BİR CEVAP BIRAK

1 × 4 =