Erdoğan’dan Zirve’de Kerkük uyarısı

Erdoğan’dan Zirve’de Kerkük uyarısı

0
PAYLAŞ

Erdoğan, Arap Birliğini oluşturan dost ve kardeş ülkelerin bu önemli forumda Türkiye’yi de aralarında görmek istemelerini, gelişen Türk-Arap işbirliğinin somut bir göstergesi olarak kabul ettiklerini söyledi.


Başbakan Erdoğan, “Türkiye olarak Arap Birliğini, bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinde temel bir aktör olarak algılıyoruz ve işbirliğimizin geliştirilmesine önem veriyoruz. Yakında yasal çerçevesi tamamlanacak olan Türk-Arap Forumunun bu anlamda çok faydalı olacağını düşünüyoruz. Orta Doğu zorlu bir dönemeçten geçmektedir. Sorunlar iyice ağırlaşmış ve bölge halkları derin bir karamsarlığa kapılmıştır” diye konuştu.


Erdoğan, son dönemde bölge ülkelerinin kendi sorunlarını daha fazla sahiplenmeleri, ortak sorumluluk bilinciyle ve dayanışma içinde hareket etmeleri sonucunda sorunların çözülmesi yönünde yeni fırsat pencereleri aramaya başladıklarını söyledi.


Filistin meselesiyle ilgili olarak kaydedilen son gelişmelerin büyük önem taşıdığını bildiren Erdoğan, şöyle dedi:


“Filistinli gruplar arasında sağlanan Mekke mutabakatı ve ardından kurulan ulusal birlik hükümeti bölgeye yeni bir umut aşılamıştır. Bu umudu özenle yaşatmak ve kuvvetli bir barış dinamiğine dönüştürmek için el birliğiyle çalışmalıyız. Hepimizin arzusu hükümetin her şeyden önce Filistin halkının beklentilerine cevap verebilmek amacıyla gerçekçi adımlar atmasıdır. Uluslararası toplum da yeni Filistin hükümetine karşı ön yargısız ve teşvik edici bir tutum benimsemelidir.”


Erdoğan, İsrail’i atacağı adımlar karşılığında somut bir barış perspektifi ve siyasi bir ufuk sunan Arap barış planını Arap-İsrail ihtilafının çözümü yolunda değerli bir girişim olarak değerlendirdiğini belirterek, şöyle devam etti:


“Bu zirve kapsamında Filistin ulusal birlik hükümeti dahil Arap Birliğinin tüm üyelerinin bu plana bağlılıklarını teyit etmelerinin, uluslararası toplumun desteğinin sağlanması bakımından da yararlı olacağını düşünüyoruz.”


IRAK


Irak’taki durumun vahametini koruduğunu, dost ve kardeş Irak’ta her gün onlarca kişinin hayatını kaybetmesinin herkesin kanıksadığı olağan bir durum haline geldiğini belirten Erdoğan, içinde bulunulan bu hareketsizlikten, duyarsızlıktan kurtulunması, bu tehlikeli gidişata dur demek için işbirliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, şunları söyledi:


“Irak’ta istikrar ve güvenlik mümkün olan en kısa zamanda sağlanmalıdır. Irak’ın siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması hudutlarının güvence altına alınması, bölgelerin barış ve istikrarı açısından hayati derecede önemlidir. Irak’ın bölünmesi ihtimali tüm bölge için kabul edilemez bir felaket senaryosu oluşturmaktadır.”


Başbakan Erdoğan, Irak’ta grupların kader birliği yapmaya ve milli bir gündem etrafında birleşmeye teşvik edilmesi gerektiğini söyleyerek, tüm Iraklıları kucaklayan ve tüm Iraklılar tarafından kucaklanan güçlü bir merkezi hükümetin, Irak’ta barış ve istikrarın temel şartı olduğunu kaydetti.


KERKÜK ve DİĞER KONULAR


Başbakan Erdoğan, Kerkük’ün konumunun özel bir önem taşıdığını, Irak’ın küçük bir modelini oluşturan Kerkük’te cereyan edecek olumsuz gelişmelerin, Irak ve ötesinde sarsıcı etkilerde bulunacağını belirtti.


Konuşmasında Lübnan meselesine de değinen Erdoğan, siyasi istikrar sağlanmasının yolunun ulusal diyalog ve uzlaşmadan geçtiğini ve sürecin bölge ülkeleri tarafından da teşvik edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, şunları söyledi:


“Edindiğimiz izlenim, anlaşmazlık noktalarının biraz ilave çabayla giderilebileceği yönündedir. Bugünkü zirvenin de Lübnan’daki tıkanıklığın giderilmesi yolunda somut bir ilerleme sağlanmasına vesile olmasını temenni ediyoruz. Türkiye olarak Lübnan’a yardımcı olmak için şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da elimizden gelen çabayı göstereceğiz.”


Erdoğan, dünyada ve bölgede kültür, din ve mezhep temelinde ayrışma eğilimlerinin ortaya çıktığını üzüntüyle gözlemledikleri, felsefi temeli engin bir hoşgörüye dayanan, tüm insanlığı kucaklayan İslamın maalesef yanlış, haksız, maksatlı yorumlara maruz kalması ve terör kelimesiyle yan yana anılmasının kabul edilemeyeceğini belirtti.


“İslamın doğru şekilde tanıtılmasının yanında imajımızı olumsuz etkileyen içimizdeki aşırılık ve fanatizm kaynaklarının kurutulması için de çaba harcamamız gerekli” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:


“Özellikle bölgede ortaya çıkan mezhep temelli kutuplaşma riski üzerinde ciddiyetle durmalıyız. Bölgede bulunan hiçbir ülkenin nüfusu etnik ve mezhep açısından homojen değildir. Kutuplaşma eğilimleri güçlendiği takdirde tüm bölge bundan olumsuz etkilenecektir. Böyle bir gelişmeye izin vermemeliyiz.”


Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Orta Doğu’da sorunların ne kadar büyük ve karmaşık olursa olsun iyimserliği korumak ve tüm sorunların anahtarının kendilerinde olduğunun unutulmaması gerektiğini söyledi.


Başbakan Erdoğan, “Dayanışma ve ortak sorumluluk bilinciyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir mesele yoktur. Yeter ki dışlayıcı ve tecrit edici değil, herkesi kucaklayan bir yaklaşım benimseyelim. Bu çerçevede Türkiye olarak tüm bölgesel konularda aktif ve yapıcı katkılarımızı kardeş Arap dünyasıyla işbirliği halinde sürdüreceğiz” dedi.


Erdoğan, konuşmasını, zirvenin başarılı geçmesi ve tüm bölge için hayırlı sonuçlar doğurmasını dileyerek bitirdi.


 


 

BİR CEVAP BIRAK