Erdoğan’ın dokunulmayan iktidarı

Dört eski bakan hakkındaki fezlekeler ile ilgili genel görüşme talebinde bulunan CHP’nin olağanüstü toplantıya çağırdığı ve diğer iki muhalefet partisi MHP ve BDP’nin de desteğini aldığı Meclis’te iddiaların okunması istendi.

Ama önce, Meclis başkanı Cemil Çiçek, yetkisini kullanarak oturuma başkanlık edecek başkan vekilini değiştirdi. Önceden yayınlanan Meclis Başkan vekilliği nöbet çizelgesine göre, genel kurulu, MHP’li Meral Akşener’in yönetmesi gerekiyordu. Cemil Çiçek, son anda bu görevi AKP’li Sadık Yakut’a verdi.

AKP’li milletvekilleri, ilk başta genel kurula girmediler ancak muhalefet, toplantı yeter sayısını bulunca, AKP’li milletvekilleri de yerlerini aldılar.

Gergin bir ortamda süren toplantıda, başkan vekili Yakut, fezlekelerin okunması talebini reddetti.

Meclis televizyonu da oturumu yayınlamadı.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, fezlekelerde yer alan yolsuzluk iddialarının üstünün örtülmesinin hedeflenmediğini, bu bilgilerin zaten şu anda tüm Türkiye’ye servis edildiğini savundu ve dört eski bakanla ilgili soruşturma komisyonu kurulması için imza toplandığını söyledi.

Muhalefet, başkanlığın tutumunu, Türkiye demokrasisi için “kara bir leke” diye tanımladı.

Ben ise, skandal olmasının yanısıra, durumu, “iktidarın dokunulmazlığı’ olarak görüyorum.

Gün içinde Yüksek Seçim Kurulu, AKP tarafından hazırlatılan ve televizyonlarda gösterilen seçim reklamını, Seçim Yasasını ihlal ettiği gerekçesiyle yasakladı.

Dini ve milliyetçi semboller kullanılan, başbakanın sesinden İstiklal Marşının tam metninin okunduğu reklam Hollywood filmi World War Z ve PlayStation 2 reklamından esinlenmiş, garip bir film.

Yüksek Seçim Kurulunun kararına tepkisi sorulan başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Yasağa yasak getiririz” dedi.

Seçim kampanyasına ilişkin üst yargı mercii olan olan YSK’nın bu kararına ragmen, reklamın yayınlanmasına da devam edildi.

Erdoğan hükümeti, yasal ilkeleri çiğnemekle kalmıyor, köşeye sıkıştığında oyunun kurallarını da değiştirmekten kaçınmıyor.

Şu ana kadar ortaya çıkan ses kayıtları, ülkenin hemen her temel kurumunun ana görevinin , kendilerinden istenenler anayasaya aykırı da olsa, hükümete hizmet etmek olduğunu açıkça ortaya koydu.

Şimdi artık, Parlamento da hükümetin mühürcübaşısı durumunda.

Türkiye’de siyasi atmosfer, öylesine zehirli bir hal aldı ki, artık herşey mümkün.

O yüzden de, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, başbakanın, 1921’de denetimi Türkiye’ye bırakılan Süleyman Şah Türbesine saldırıları bahane ederek, 30 Mart seçimlerinden önce Suriye’ye asker gönderebileceği uyarısında bulunduğunda, bunu ciddiye almak gerekir.

_______________________________

* Yazarın diğer yazıları için lütfen tıklayınız:
http://www.firdevstalkturkey.com/tr/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.