Erdoğan: Birleşik Krallık güven duyduğumuz stratejik ortağımızdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşik Krallık, güven duyduğumuz stratejik ortağımızdır. Brexit sonrası dönemde de Birleşik Krallık ile her alanda daha fazla iş birliği yapmaya hazırız.” dedi.

 

Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu’nun kapanış programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de yakında cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçimlerinin yapılacağını hatırlattı. Erdoğan, “Bu seçimde, geçtiğimiz yıl kabul edilen halkoylamasında milletimizin aldığı karara uygun şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiyoruz. Cumhurbaşkanlığı için şahsım da adaydır. Seçim sürecine rağmen önceden planlanan bu toplantıya verdiğim sözün gereği özellikle katılmak istedim.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu’nun gönlünde ayrı bir yeri bulunduğunu dile getirerek, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki mevcut stratejik ortaklığın ve Tatlıdil Forumu’nun temellerinin, başbakanlığı döneminde atıldığını, ikili ilişkilere önemli katkı sağlayan bu platformu, 2011’deki Londra ziyareti sırasında, eski Başbakan David Cameron ile kurduklarını anlattı.

Forumun her yıl daha da güçlendiğini, kurumsallaştığını ve bugünlere geldiğini ifade eden Erdoğan, forumun, siyasetçilerin yanı sıra iş adamlarının, akademisyenlerin, medya mensuplarının bir araya geldiği toplantılar olarak değerlendirildiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun güçlenmesi ve gelişmesi için destek vermekle yetinmeyip, fırsat buldukça bu toplantılara da katıldığını ve geçen yıl Antalya’da geniş katılımlı bir foruma Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, bu yıl da ilişkilerin tarihi köklerinden izler taşıyan bir atmosferde toplantının yapıldığını belirtti.

Forumun düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik eden Erdoğan, York Dükü Prens Andrew’a da özellikle foruma, kuruluşundan bu yana sağladığı değerli destek için teşekkür etti.

Amiral Nelson’a verilen Osmanlı Nişanı
Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin 500 yıla yakın köklü bir tarihi bulunduğuna işaret ederek, bu süre zarfında ülkelerin birbirine yakınlaştığı sayısız dönem yaşandığını anlattı. Bunlar arasında Napolyon’un Mısır’ı işgali ve Kırım Savaşı gibi hafızalarda yer etmiş tarihi olayların da bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu derin tarihi ilişkilerin en önemli vesikalarından birinin, Tatlıdil Forumu’nun yapıldığı bu salonun girişinde sergilenen Osmanlı Nişanı olduğunu kaydetti.

İngiltere’nin milli kahramanı Amiral Lord Nelson’un, Osmanlı İmparatoru’nun Müslüman olmayan bir kişiye verdiği ilk nişanın sahibi olduğunu söyleyen Erdoğan, Sultan 3. Selim’in, Mısır’ın 1798’deki işgali sırasında gösterdiği çabalar için kendisine bu nişanı hediye ettiğini, Nelson’ın da bu nişanı son nefesini verdiği ana kadar gururla taşıdığını anlattı.

“İlişkilerimizin ulaştığı yüksek düzeyde halkoylamalarının etkisi var”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylesine köklü geçmişe sahip Türkiye ve Birleşik Krallık ilişkilerinin, iş birliğinin her alanda geliştiği, ivme kazandığı bir dönemden geçtiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“İlişkilerimizin bugün ulaştığı yüksek düzeyde, yakın zamanda her iki ülkede gerçekleştirilen halkoylamalarının önemli de etkisi vardır. Türkiye geçen yılki Anayasa değişikliğiyle yönetim sistemini değiştirme kararı almıştır. Bu değişiklikle Türkiye’yi 2023 hedeflerine taşıyacak daha etkin ve verimli bir yönetim modeli oluşturuyoruz. Birleşik Krallık ise 2016’daki halkoylamasında alınan Brexit kararını uygulama konusunda adımlarını atıyor. Bunun için bir yanda Avrupa Birliği ile müzakerelere devam ediyor, bir yandan da kendisini Brexit sonrası döneme hazırlayacak reformlar üzerinde çalışıyor.”

Darbe girişiminin ardından samimi dayanışma
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkileri yakınlaştıran bir başka konunun ise Birleşik Krallığın, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye ile gösterdiği samimi dayanışma olduğunu vurguladı.

Erdoğan, “Türk demokrasisini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, seçilmiş hükümeti ve doğrudan şahsımı hedef alan bu alçak darbe girişiminin ardından ülkemizle sergilenen dayanışmayı asla unutmayacağız. Birçok Batı ülkesi hain saldırıyı kınamaktan dahi acizken İngiliz makamları anında gerekli destek açıklamalarını yaptı ve demokrasiden yana tavırlarını koydular. Böylece Birleşik Krallık 15 Temmuz sonrasında müttefikliğimizin ve stratejik ortaklığımızın yanı sıra gerçek bir dost olduğunu da gösterdi.” diye konuştu.

İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik çıkarların giderek daha da örtüşmesi ve iş birliği alanlarının genişlemesinin de ilişkileri yakınlaştıran bir başka konu olduğunu ifade eden Erdoğan, tarihsel olarak bakıldığında da ticaretin her dönemde ikili ilişkilerin lokomotifi olduğunu söyledi.

Erdoğan, İngiliz İmparatorluğu’nun Osmanlı’da 1583’ten itibaren görevlendirdiği büyükelçilerin, uzunca bir süre Levant şirketinin temsilciliğini yaptıklarını, Osmanlı’nın da yurt dışına gönderdiği ilk büyükelçilerden Yusuf Agah Efendi’nin 1793’te Londra’ya geldiğini, 1851’de dünyanın ilk uluslararası sergisinin bugünkü Hyde Park’ta düzenlendiğinde Osmanlı Devleti’nin sergiye önemli katkı sağladığını anlattı.

“20 milyar doları hemen bulmamız lazım”
Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün de ticaret ve ekonomi alanında parlak bir karneye sahip olunduğuna işaret ederek, “Birleşik Krallık bizim için Avrupa’daki en büyük ikinci ihraç pazarıdır. Toplam ticaret hacmimiz 16 milyar doların üzerindedir. Başbakan Sayın May, geçen yıl ülkemizi ziyaret ettiğinde kendimize bir hedef koyduk, dedik ki, ’20 milyar doları hemen bulmamız lazım.’ Bunun için elbirliğiyle çalışmaya şu anda devam ediyoruz.” dedi.

Ekonomik ve ticari ilişkilerde yakalanan ivmeyi korumak ve gelişen şartlara uyum sağlamak konusunda kararlı olduklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Uzmanlarımız düzenli aralıklarla bir araya geliyorlar ve iki ülke arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması da dahil olmak üzere tüm seçenekleri değerlendiriliyor. Bugün burada olan İngiliz iş dünyasının değerli mensuplarına seslenmek istiyorum, ülkemizde 3 binden fazla İngiliz şirketine ev sahipliği yapıyoruz. Kendi şirketlerimizle Birleşik Krallık şirketleri arasında en ufak ayrım gözetmiyoruz. Bu sayede sizler de sadece 15 yılda ülkemizde yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırım gerçekleştirdiniz. Bu durumu ülkemize olan güveninizin bir tezahürü olarak değerlendiriyoruz. Biz de sizlere en iyi şekilde ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere’nin başkenti Londra’da, Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu’nun kapanış programına katıldı. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da katıldı. AA/Kayhan Özer
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere’nin başkenti Londra’da, Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu’nun kapanış programına katıldı. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da katıldı. AA/Kayhan Özer

Türkiye’nin 81 milyonluk bir iç pazara sahip olduğunu, genç, dinamik, yetişmiş iş gücü ve güçlü alt yapısı, deneyimli özel sektörüyle bu pazarı cazip hale getirmeye gayret ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin konumunun 3-4 saatlik bir uçuşla 1,5 milyar nüfuslu dev bir pazara ulaşma imkanı sağladığını belirtti.

Erdoğan, son dönemde iddialı ve kapsamlı teşvik programlarını yürürlüğe koyduklarına işaret ederek, yenilerini açıklamak için de hazırlıklarını sürdürdüklerini dile getirdi.

“Daha fazla yatırım için sizleri ülkemize bekliyorum.” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önümüzdeki dönemde firmalarımızın karşılıklı olarak Türkiye’de veya Birleşik Krallık’ta faaliyet göstermesiyle, mal ve hizmet alıp satmasıyla yetinmeyelim. Katma değeri fazla ve yüksek teknoloji içeren ürünleri birlikte üretme imkanlarını araştıralım. Savunma sanayii alanındaki ortaklığımız birlikte neler başarabileceğimizin en güzel örneğidir. Milli Muharip Uçak Projemiz çerçevesinde 5’inci nesil savaş uçağı üretme hedefimizle artık çıtayı çok yukarı çıkarmış bulunuyoruz. Ayrıca ortak tasarladığımız ve imal ettiğimiz ürünleri üçüncü ülkelere gelin birlikte pazarlayalım. Dünyanın değişik coğrafyalarındaki iş ve ticaret imkanlarından birlikte yararlanalım. Türkiye’nin operasyonel imkanları ve Birleşik Krallık’ın finans gücü bir araya geldiğinde ortaya çıkacak sinerji her iki taraf için de çok büyük kazançlar sağlayacaktır. Gelin bu büyük fırsatı birlikte değerlendirelim diyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl Eximbank ile Birleşik Krallık’ın ihracat finansman kuruluşu UKEF aracılığıyla bu konuda önemli bir adım atıldığını anımsatarak, Türk ve İngiliz firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte üstlenecekleri projelere ortak finansman sağlanmasına imkan veren kapsamlı bir iş birliği tesis edildiğini, bu iş birliğinin firmaların üçüncü ülkelerde ortaklıklar kurmasını kolaylaştıracağını düşündüğünü vurguladı.

Turizm konusunun da iki ülke arasında önemli bir iş birliği alanı olduğunu belirten Erdoğan, bir süredir bu konuda durgunluk yaşandığını ancak bu sene hareketlendiğini ifade etti. Erdoğan, “Ağırlamayı hedeflediğimiz 40 milyonluk turist içinde biz sizleri özellikle görmeyi arzuluyoruz. Bu tür temaslar, bunların ötesinde tabi bir de konut sahibi olmanızı da arzu ediyoruz. Zaten İngiliz dostlarımızdan konut sahibi olanlar çok ama yeterli değil, bu sayıyı daha da artıralım istiyoruz. Ekonomik faaliyetin ötesinde bu dostluğumuzu da pekiştirecektir.” diye konuştu.

“Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki stratejik ortaklığı basit bir tercih olmanın ötesinde her iki ülkenin ve aynı zamanda geniş bir coğrafyanın menfaatleri açısından bir gereklilik olarak değerlendiriyorum.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye olarak Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine önem veriyoruz. Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğin tesisi için çalışıyoruz. Suriye, Irak, Afganistan ve Somali gibi ülkelerin istikrara kavuşturulmasını hedefliyoruz. Terörizmin her türüyle ortak mücadele edilmesini istiyoruz. Tüm bu hususlar ülkelerimizin öncelikli gündeminde önemli bir yere sahiptir.

Ülkemizin yanı başında tüm dünyayı etkileyen çok ciddi sınamalar yaşanıyor. Türkiye ve Birleşik Krallık, uluslararası toplumun iki sorumlu üyesi ve iki müttefik olarak bu sınamalarda omuz omuza mücadele ediyor. Terör ve düzensiz göçün sebepleriyle kaynağında mücadele edilmesi konusunda karşılıklı olarak biz kararlıyız.”

Dünyanın her yerindeki ihtiyaç sahiplerine insani yardımlar ulaştırılması konusunda daha fazla iş birliği yapılması hususunda ortak iradeye sahip olduklarının altını çizen Erdoğan, “İşte şu anda dünyada en fazla yardıma eli açık üç ülke, birinci sırada Amerika, iki Türkiye, üç İngiltere. Bunu milli gelire oranla yaptığımız zaman, milli gelire oranla baktığımızda bir numara Türkiye, iki numara Amerika, üç numara İngiltere. Bu bir şeyi gösteriyor, biz eli açık ülkeleriz ve bu dayanışmamız bizim artarak devam etmeli.” dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin aynı anda çok sayıda terör örgütüne karşı son derece etkili bir mücadele yürüttüğüne vurgu yaparak, şunları söyledi:

“Terörle mücadele alanında aldığımız önlemlerle kendi halkımız yanında Avrupa’nın ve tüm dünyanın güvenliğini de sağlıyoruz. Hassas olduğum ve bu vesileyle değinmek istediğim bir husus daha var, DEAŞ’ın İslam devleti olarak adlandırılması son derece yanlıştır. Çünkü DEAŞ en büyük zararı Müslümanlara veren, masum Müslümanları katleden eli kanlı bir çetedir, bir terör örgütüdür. İslam lafzının kökünde barış vardır. İslam ‘silm’ kelimesinden gelmektedir ki ‘silm’ barış anlamına gelmektedir. Bizim dinimiz barış dinidir, kardeşlik dinidir. Birleşik Krallık’ın pek çok Müslüman vatandaşıyla, çok kültürlü çoğulcu yapısıyla diğer müttefik ve dostlarımıza kıyasla bu konuda bizi daha iyi anlayabileceğini düşünüyorum. Şunu samimiyetle söyleyebilirim ki Birleşik Krallık ile özellikle terörizmle mücadele alanında yürüttüğümüz iş birliği diğer ortaklarımızla kurduğumuz mekanizmaların çok çok ilerisindedir.”

Ziyareti çerçevesinde Kraliçe 2. Elizabeth ve Başbakan Theresa May ile de kapsamlı görüşmeler yapacağını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Görüşmelerde vereceğim mesajı bir kez de burada tekrar ediyorum, Birleşik Krallık değer verdiğimiz ve güven duyduğumuz stratejik ortağımızdır. Türkiye olarak biz Brexit sonrası dönemde de Birleşik Krallık’la her alanda daha fazla iş birliği yapmaya hazırız. Bu doğrultuda sizlerden destek ve katkı bekliyoruz. Türkiye’nin sahip olduğu potansiyeli gelin bölgesel ve küresel düzeyde birlikte değerlendirelim. Biz zor zamanlarımızda yanımızda olan dostlarımızı asla unutmayan bir milletiz, yeni bir dönemin eşiğinde olduğumuz şu günlerde, bizimle birlikte yol yürüyecek dostlarımıza vereceğimiz değer ise çok daha farklı olacaktır.” AA / Enes Kaplan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × one =