Ergenekon!

izlediğim kadarı ile. İlgi sadece iktidar taraftarlığı yapan medya üzerinde olmuştur. Onların haber bültenlerinde hep ön sıradadır bu dava ile ilgili bilgiler.
 
Ergenekon yayılmacı bir politikayı temsil eder. Ergenekon doğdu yerden dünyaya yayılmaktan bahseder ki, emperyalist düşünceyi sembolize eder. Ergenekon emperyalisttir, başka bir söylem ile. Yayılan ve yayıldığı yere kendi kültürünü götüren ve oradakini boyunduruk altına almaktır.
 
Ergenekon isimini alanlar bu amaca yönelik ne yapmışlardır? Ergenekon yolculuğu yapan İttihat ve Terakki partisi liderlerinden Enver Paşa dışında? Enver Paşa düşünceleri yönünde çarpışarak ölmüştür ve Ergenekon davasının esas sanığı konumunda olmak zorundadır. Yaptıkları ile bugüne kadar sorular ve sorunlar bırakmıştır.
 
Günümüzde, Ergenekon davası ile ilgili olan ve bu konuda her gün bir şeyler üretenler, bu dava ile neden bu kadar ilgilendiklerini düşündüm. Bu ilgi bana tersten düşünmeyi de çağrıştırdı. Biliyoruz ki, bugün en yayılmacı politika güden ve bu amaçla Erbil’de dahi toplantılar yapan bir düşünce ve akım vardır. Okullar açıyor, okulları dünyanın en ücra köşesine kadar gidebiliyor. Türk konsolosluklarının pasif olduğu yerlerde bile, bunlar, birer lobi gibi faaliyet gösteren okullar ve kültür merkezleri açıyorlar. Oralara medyalarını da götürüyorlar. Oranın dilinde gazete, dergi, hatta televizyon dahi kuruyorlar. Elbette bu gücü sembolize eden bir isim var. Fethullah Gülen!
 
Fethullah Gülen hareketi yayılmacıdır ve kendi amaçları doğrultusunda yandaşları örgütlenmekte ve hedefleri yönünde faaliyet göstermektedirler. Türkiye’deki popüler söylem ile F tipi örgütlenmedir. Şimdi bu F tipi örgütlenme hakkında bir çok dava açılmış ve davalar genelde delil yetersizliği ya da beraat ile sonuçlanmıştır. O örgütlenmenin başı şu anda Amerika’da sağlık nedeni ile yaşamaya devam etmektedir, ülkeye ne zaman döneceği henüz bilinmemektedir. Gerçek anlamda yaptıklarına bakarak, Ergenekon ismini bu yapı hak ediyor diye düşünüyorum. En son olarak o düşüncenin yandaşları Erbil’de, kendi düşüncesine yakın aydınlarını yan yana getirerek toplantı yapmıştır. Bu aydınlar arasında eski solcuların ve Marksistlerin olması şaşırtıcı değildir. Orada hoca efendinin ne kadar demokrat ve her kültüre saygılı olduğu dile getirilmiştir. Duyduğuma göre orada bir de okul açtırmıştır, hoca efendi yandaşları.
 
Hoca efendinin okulları Rusya’da bir ara soruşturmaya uğramıştır, sonuç ne oldu? Bizim medyamız o sonucu küçük harfler ile geçiştirmiş ya da yok saymıştır. Medyamız içinde önemsenecek bir gücü ellerinde bulundurmaktadırlar. Bu mali kriz sırasında hiç eleman çıkarmayan ve hatta gün geçtikçe büyüyen medya devi olmayı hala korumaktalar. Demek ki, diğer medya patronları hoca efendiden ders almaları gereklidir ki, nasıl oluyor da bu ortamda küçülmediği konusunda. Hoca efendi küçüleceğine, gücüne güç katma ve gücünü çeşitlendirme yolunda ilerliyor. Yaşamın her alanında bu düşünce ve örgütlenme hizmet verir konuma geldiler.
 
F örgütlenme yaşamın her alanında kendisine yaşam alanları açması yanında genişlemeye de devam etmektedir. Bu gelişme sadece maddi açıdan değil, düşünce ve yandaş toplama açısından da olmaktadır. Eskinin solcuları para veren patron bulduklarından, kalemlerini ve ruhlarını o tarafın hizmetine vermiş konumdadırlar. Günümüzde işini koruyabilen, para veren patronuna her türlü yağcılık yapmayı olağanlaştırmıştır. Geçmişte ne savunduğun önemli değildir. Görünüm olarak solcu, yaşam ve davranış olarak hoca müridi olunabiliniyor. Müritlerin hepsi neden hocanın elini öpmeye gitmez? Bazıları gidip el öpmüş ve o günden beri açık açık duruşlarını belli etmektedirler.
 
Acaba bu davanın bir benzeri bu F tipi örgütlenme üzerine Ergenekon davasında benzer ama AKP yönetimi dışında başka bir yönetim altında dava açılmış olsa, nasıl ilişkiler ağı açığa çıkar dersiniz?
 
Ergenekon davasındaki gelişmelere bakıp nasıl olur diye kendimize bazı şeyleri soruyoruz. Örgüt lideri konumunda olan İlhan Selçuk kendisini öldürtmek istemiş, gazetesini bombalatmış! Yoksa ortada kaç Ergenekon merkez komitesi var? Yoksa onlar da İttihat ve Terakki partisi gibi başkanı olmayan örgüt müdür?
 
Ergenekon davasını küçümsemiyorum, önemsizleştirmiyorum da, fakat dava izlerken o koparılan fırtınalardan geriye kalanlara bakıyorum, GATA ziyaretçisi emekliler.
 
Gerçek anlamda Kontrgerilla üzerine giden, olduğu ya da olmadığı henüz resmileşmemiş olan JİTEM ve yaptıkları açığa çıkarılmalıdır. Eğer yasal bir kurum ise geçmişi ile birlikte sahip çıkılmalı ya da mahkum edilmelidir. Dava, daha somut ve belirli suçlar üzerine gitmelidir. Her şeyi açıklayacağım diyerek açıklanmayacak hale getirmek davanın önemini yok etmeye devam etmektedir.
 
Eğer Ergenekon davası bir dönemin hesaplaşması olacaksa, o dönemde mağdur olmuş olanlar bu davada taraf olmak zorundadır. Taraf olmanın kriterleri sübjektif olmaması gereklidir.
 
Ergenekon yayılmacılığı anlatır. Yani emperyalisttir. Bugün bunu en iyi yapan ise ortada durmaktadır. Sanırım bu davaya yanlış isim verilmiştir, yok davada her kesimin karıştırılması ile yayılmacılık anlatılıyorsa o zaman doğrudur. Bugün sorgulananların yarın sorgulamayacağı anlamına gelmiyor, bunun ile ilgili tarihi derslerimiz yakın tarihimiz içinde durmaktadır.



http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here