Şeriat ne zaman, neyle gelir?

23 Temmuz gecesi eğer sandıktan Ak Parti çıkarsa…
Diyelim ki Ak Parti tek başına iktidara geldi. Bu kez oyların yüzde 51’ini aldı.
Sözün gelişi yani…
Yüzde 51 Ak Parti alınca, diğerlerin de yüzde 49 kalır.
Tabii bu durumda yeni bir hesaplama yapılabilir. Yani bu kez katılma veya katılmama oranına göre tekrar hesaplanabıilir.
Misal: Türkiye’de diyelim ki şu an yine 40 milyon seçmen var.
Allahın kavurucu sıcakları nedeniyle laikler deniz kıyılarına kaçmış oy kullanamamışlarsa, dinciler yerlerinde sabitleşmiş seçim sandıklarına koşmuşlarsa.
Yine misal: 10 milyon seçmen sandığa gitmemişse.
Yani dörtte bir oranında oy sandığa yansımadığı için 30 milyon oyun yüzde 51’ini (15 milyon 300 bin kişi eder bu) AKP almış olacağına göre, geriye kalan 14 milyon oy  700 bin oy CHP ve diğer partilere dağılmış demektir.
Ak Parti yüzde 51 oy aldı ama bu oran sanal (!) olabilir
Nasıl yani diyenler olabilir?
Hemen yanıt hazır.
Ülke nüfusu ne kadar, 72 milyon diyelim.
AK Parti kaç oy almıştı? 15 milyon 300 bin. 72 milyondan düşelim 15 milyin 300 bini. Etti mi size 56 milyon 700 bin kişi.
Yani AK Parti karşı görüştekilere, hele hele CHP’ye göre bu ülkeyi temsil edemez.
Temsilde adaletsizlik vardır.
56 milyon insandan 10 milyonu sandığa gitmediğine göre geriye  en az 46 milyon vatandaş kalmaktadır ki bu kadar insanı 15 milyon oy alan bir parti temsil edenez.
Ederse “temsilde adalet” gerçekleşmemiş olur.
Devletcilik mantığına göre 14  milyon 700 bin oy, 15 milyon 300 bin oydan büyüktür.
İnanın bu yazdıklarım seçim ertesi tartışma konusu yapılabilir.
Çünkü geçmiş dönemde yapılmıştı.
Yani geçen yıl ki oranlar geçersiz sayılabilmiştir.
Özetle denebilir ki, 2002 seçimlerinde yüzde 34 ile iktıdara gelen bir parti, bu kez yüzde 51 ile gelse yine de fazla bir şey değişmez.
Peki o sabah AK Parti iktidara gelirse, şeriat ne zaman gelir?
Şimdi yeni tartışma trendimiz bu.
Sabah kalktığımızda eğer şeriat gelmişse ne yapılacak?
Tabii şeriatın, neyle, ne zaman, nasıl geldiği araştırılacak mı, o ayrı bir araştırma konusu. Bunun için “derin analizciler” gerekebilir.
Öyle ya bu şeriat  sabah sabah gelip yaşam tarzımıza el koyacağına göre,
çocuklarımız çarşafa gireceğine, okullar,üniversiteler  kapanıp yaniden medreseler,zaviyeler  açılacağına göre, acaba “kara rejim”  hazırlıksız mı gelecek?
İrticai rejime özetle “irti rejim”de diyebiliriz.
Bu “karafatmalar” sistemi bizi hazırlıksız mı yakalayacak?
Yani baskın biçiminde mi…
Yoksa anons yapılarak mı?
Ya da takvime bağlanıp mı ilan edilecek?
Bakınız hanımefendiler, beyefendiler…
Bu ülke ne sadece cumhuriyetcilerin ve ne ulusalcıların, ne sadece laiklerin, ne antiemperyalismi savunan aydınların, ne de sadece solcuların veya sosyalistlerin…
Bu ülke hepimizin.
Mütedeyyin müslümanların çoğunlukta olduğu bu ülkede, Cumhuriyet ve Atatürk’ün devrimleri sayesinde kazanılan tüm hakların, tüm kazanımların bir santim gerisine düşmeyi aklından geçirenin beyninden kuşku duyarım. Sosyal hukuk devleti dışında başka bir arayış içinde olanlar varsa –deliler ve meczuplar hariç- onların rehabilite edilmesini tavsiye ederim.
Hayal içindeki şeriat yanlılarının, bir gün ansızın bu ülkeye gelebileceklerini düşünenler, bundan endişe edenler bu korkularını bir tarafa fırlatsınlar.
Yayılmak istenen korku, en başta milletimiz için, onun bağrından çıkmış ve gücü tartışılmayacak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için en büyük bühtandır.
Sabah kalktığında “eyvah şeriat gelmiş, ben ne yapmalıyım”  diye yazanlara, bu yolla korku salmaya çalışanlara bir tavsiyem var.
Bu ülkeye gelmek isteyen şeriat, önce kendisinden korksun.
Bizler, bu millet ondan niye korkacakmışız ki?
Biz Cumhuriyeti hazmettik, 84 yılda  çok yol katettik, şimdi sıra demokraside…
Avrupalı bizden 200 yıl öndeyse, bizler de, şeriatı savunanlardan en az 200 yıl önde sayılırız.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.