Erkekler ağlamaz…

Bir türlü buna karar veremezdim.


Daha sonraki yıllarda, okudukça, dinledikçe ve yeni şeyler öğrendikçe, bu
söze daha farklı bakmaya başlamıştım.


Mevcut bulunduğunuz konumunuzdan veya özel bir sebepten dolayı, kalabalık
içinde yalnızlık çektiğinizi hissettiniz mi hiç?


Sebep ne olursa olsun, bazı şeyleri isterseniz de kimseyle paylaşamadığınız
anlar olmadı mı hayatınızda?


İçiniz kan ağladığı zamanlar bile, tebessüm etmek zorunda kaldığınız zamanlar olmadı mı?


Kısaca, siz hiç ağlamadınız mı?


Yoksa, erkekler ağlamaz mı?


Görünüş ne kadar öyle olsa bile, işin aslı çok farklıdır. Mesela, bazı hatıralardan okumuştum : Adnan Menderes’in sürekli gülen o yüzüne karşı, bazı anlar kendisini yalnız hissettiği ve bir odaya kapanıp hıçkıra hıçkıra ağladığı rivayet edilir.


Yine, Turgut Özal’ın, bazı zamanlar bir köşeye çekildiği ve kimsenin görmeyeceği yerlerde sıkça ağladığı anlatılır.


Eski bir dostum anlatmıştı. Kendisine, devamlı mütebbessim olduğunu, bu güzel huyu nasıl kazandığını sormuştum. Verdiği cevap, gerçekten anlaşılır cinsten değildi:


— Arkadaş, biz gece ağlar, gündüz güleriz…demişti o zamanlar…


Buyurun, anlayan varsa, beri gelsin…


Neden? Neden? Neden?


Kalabalıkta yalnızlık çekenler…Bazı şeyleri, kimseyle paylaşamayanlar…


Her şeye rağmen, devamlı tebessüm edenler…


Onlar, yalnız iken, ağlar…Fakat onlar, hep yalnızdır…


Onlar, “ Erkekler ağlamaz “ ile yetişmiştir.


Ama, YETER…!


Erkekler ağlasın artık…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.