Erkekler değişiyor

Şanslıyım, her gün yeni insanlarla tanışıyorum, hem işler, hem de hümanist yanım veriyor bu şansı bana. İnsanları koşulsuz sevdiğim için, her yeni yüzü de severek karşılıyorum. Kocaman açıyorum kollarımı. Çok erken indirmem gerekse de o kolları, seviyorum o ilk hissi!
Sonraki hayal kırıklığının getirdiği şaşkınlığı da seviyorum. İçimde gerçekten de bir çocuk olduğunu, o saflık duygusu gösteriyor bana çünkü.
Bazılarının dediği gibi “Ben çocuk ruhluyum! İçimde de tavşan kardeş var” diye bangır bangır bağırmakla olmuyor o işler!
Çocuk saftır, çocuk meraklıdır, çocuk mutludur. Dahası çocuk çevresini mutlu eder. “Ben çocuğum” diye de bağırmaz! Büyümek de ister, ama ayakları o kadar sıkı başar ki yere, işte o yer sımsıkı tutar onu, büyütmez, “daha var..” der!
Ve işte o çocuk sever. Sevdi mi koşulsuz sever. Senin baban kim, boyun kaç, bana ne verirsin, benden ne alırsın diye sormaz.
Sorgulamaz.
Dün, yeni bir insanla tanıştım. Erkek. Adı Eren. 5.5 yaşında.
Bana zıplama gösterileri yaptı. Ne kadar çok şey yiyebileceğini ispatladı. Gününü nasıl geçirdiğini anlattı. Ayrılırken, kibarca elimi sıktı ve “Bugün… ” dedi, “Beni ilk kez gördün ama adımı biliyordun?”
Tanıştıktan saatler sonra bir anda tüm saatleri geri sarıp “o ani” hafızasına yazdığını ima etti. “Baban” dedim, “O bahsetmişti senden!” İkna oldu, vedalaştık, ayrıldık.
Bugün yeni bir insanla tanıştım. Erkek. Adı Emrah. 30`larında.
Evlenme hazırlığı yapıyor. Bugün biz evlilik öncesi sözleşmeleri konuştuk, evlilik sırasında başa gelebilecek finansal sorunların tarafları zor duruma düşürme- düşürmeme olasılıklarını konuştuk. Bana servetinin yarısını eşlerine dağıtan adamları anlattı. Ayrılırken o bana “başarı” diledi, ben de ona.
Oysa ona “mutluluklar” dilemek istedim, dilime getiremedim o kelimeyi.
Yarın yeni insanlarla tanışacağım. Belki tek bir kişiyle. Ve onun “inanan” biri olmasını istiyorum.
Aşkın varlığına inanan biri olsun. Sevginin hissettirdiklerini bilen biri olsun.
Bana eşinden, sevgilisinden bahsederken gözleri parıldayan, onun ne iş yaptığını değil nasıl komik olduğunu anlatan, ne kadar güzel güldüğünü söyleyen insanlarla tanışmak istiyorum.
Ya da varsın aşık olduğu kişi onu sevmesin, ama o “aşk” ne bilsin! Kolayı rahatı değil aşkı bilsin.
Kabul ediyorum; önce kadınlar değişti. Söylenemeyn güzel sözlere kafa yormak yerine tektaşlarla gözleri kamaştı. Ve şimdi erkekler değişiyor. Hem de katır kutur kırarak o içli, inatçı aşık adam kabuklarını.
Değişmeyen bir tek aşk.
Ama o da sadece “Değişmeyenler”e görünüyor!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.