‘Erken seçimler yasal’

‘Erken seçimler yasal’

0
PAYLAŞ

Partilerin seçim propagandalarını başlattığı Almanya’da erken seçimin önündeki son engel de ortadan kalktı. İki milletvekilinin erken seçimlerin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle açtıkları dava, Karlsruhe’deki Federal Anayasa Mahkemesi tarafından oy çokluğuyla reddedildi. Mahkemenin kararına sekiz hakimden sadece biri karşı oy kullandı.

Dava, Sosyal Demokrat Parti Milletvekili Jelena Hoffmann ve Yeşiller Partisi Milletvekili Werner Schulz tarafından açılmıştı. Hoffman ve Schulz, Federal Mahkeme’de Başbakan Gerhard Schröder’in erken seçimin yolunu açmak için “bilinçli olarak” güven oylamasını kaybetmesi ve bu sonucun ardından Cumhurbaşkanı Horst Köhler’in parlamentoyu feshetmesinin, anayasanın 68. maddesine aykırı olduğunu sürmüştü.

Ancak mahkeme, yapılan şikayetlerin somut gerekçelere dayanmadığı ve dolayısıyla erken seçim kararının anayasanın 68. maddesine aykırı almadığı kanısına vardı. Schröder’in “Gündem 2010” adı verilen reform paketinin hayata geçirilebilmesi için yeterli çoğunluğa sahip olamayabileceği görüşünü de yerinde bulan mahkeme, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Köhler’in de kararını onaylamış oldu.

MAHKEMENİN AÇIKLAMASI
Kendilerine verilen yetkiye dayanarak “halk adına, itirazları geri çevirdiğini” açıklayan Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Winfried Hassemer, karar vermekte zorlanmadıklarını söyledi. Kamuoyunun, mahkemenin kararlarını dikkatle ve ilgiyle izlediğini kaydeden Hassemer, sonuca nasıl varıldığını ironik bir dille anlattı:

“Kamuoyunun bu kez bu ilgi ve dikkatin ifadesi ‘Mahkemenin seçimini veba ile kolera arasında yapacağı’ şeklinde idi. Bu benzetmede veba, mahkemenin çalışmaya başlamış olan seçim makinesini durduracak bir karar vererek bir devlet krizi yaratması, kolera ise seçime izin vererek anayasa ihlaline göz yumması idi. Kamuoyuna göre, mahkeme iki durumda da yanlış karar verecekti. Ama ben kişisel olarak böyle karar sürecinde böyle bir seçimle karşı karşıya hissetmediğimi söylemeliyim.”

Alman Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Winfried Hassemer, kararın “veba ile kolera” arasında olmadığını dile getirdi. Mahkeme yargıçları, cumhurbaşkanının parlamentoyu dağıtması ve 18 Eylül’de seçime gidilmesi kararını anayasaya aykırı bulmadı. Schröder’in parlamentoda yeterli çoğunluğa sahip olmasına rağmen, güven oyu istemesini ve hükümeti düşürmesini de Başbakan’ın takdir yetkisine bağlı olarak kabul edilebilir buldular.

ERKEN SEÇİM SÜRECİ NASIL BAŞLADI?

Almanya’da erken seçim süreci, Sosyal Demokratlar’ın, kalesi Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde Mayıs ayında yapılan seçimleri kaybetmesi üzerine başlamıştı. Bu bölgeyi muhalefetteki Hrisyan Demokrat Birlik’e kaptıran Başbakan Gerhard Schröder erken seçime gitme kararı almış ve bundan sonra süreç işlemeye başlamıştı.

Schröder hükümetinin Federal Mahkeme’de yapılan güven oylamasını kaybetmesi üzerine, Köhler de 21 Temmuz’da parlamentoyo feshetmişti. Ancak erken seçim istemeyen hükümet partilerinden iki milletvekili, erken seçimin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.

SİYASİLER KARARDAN MEMNUN

Bu arada, siyasi partiler Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karardan memnuniyet duyduklarını dile getirdiler. Sosyal Demokratlar’ın iç politika sözcüsü Dieter Wiefelspütz, belirterek, bunu politikacıların ve halkın çoğunluğunun isteği doğrultusunda alınan bir karar olarak nitelendirdi.

Muhalefetteki Birlik partileri de karardan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Almanya’da şimdiye kadar üç kez parlamento dağıtılarak erken seçime gidildi: 1972’de Willy Brandt, 1983’te Helmut Kohl’un başbakanlığında ve 1990’da iki Almanya’nın birleşmesi vesilesiyle. Alman Anayasası, hükümetlerin seçimleri kendi çıkarlarına uygun kullanmalarını engellemek için ancak özel durumlarda erken seçime izin veriyor.

Anayasadaki bu önleyici madde Weimar Cumhuriyeti’ndeki deneyimlere dayanıyor. O dönemdeki istikrarsız politik ortam, parlamentonun sık sık dağıtılarak yeni seçimlere gidilmesine yol açmıştı.

BİR CEVAP BIRAK