‘Ermeni sorununu malzeme etmeyiniz’

‘Ermeni sorununu malzeme etmeyiniz’

0
PAYLAŞ

Türk İşadamları Dernekleri Avrupa Federasyonu (TİDAF), Başkanı İhsan Öner, Almanya’da CSU’dan Dr. Merkel’in “Ermenilerin yerlerinden edinmesi ve katledilmesini 90’ncı yıldönümü”nün anılması konulu Federal Meclise sunduğu önergeye karşı gönderdiği mektupta konunun iç politikaya malzeme etmek yerine bilimadamlarına bırakılmasını istedi. Öner’in ‘açık mektubu’nu Açık Gazete’ye de gönderdi…


AÇIK MEKTUP


Sayın Bayan Dr Merkel, üç milletvekiyle birlikte 14. 02.05 tarihinde Federal Meclise 24.04.1915 tarihinde, “Ermenilerin yerlerinden edinmesi ve katledilmesini 90’ncı yıldönümü”nün anılması konulu bir önerge sundunuz.


8’i Almanya’da ve 7’si başka Avrupa ülkelerinde yerleşik işadamları derneklerinin ve bu derneklere bağlı 5bin üye firmanın çatı kuruluşu olan Türk İşadamları Dernekleri Avrupa Federasyonu (TİDAF), önergenize kayıtlı yanlış iddialar karşısında infiale kapılmıştır.


Önergeniz, gerçeklerle örtüşen her türlü bilgiden yoksun bulunmakta ve sizin yaşananların gerçek tarihiyle yüzleşmeyip aksine sadece tek taraflı ve üzerine düşünülmeyen iddialara yer verdiğinizi bir kez daha kanıtlamaktadır.


Önergedeki açıklamalar sadece Alman Büyükelçi ve Konsoloslarının raporlarını esas alan Dışişleri Bakanları’nın belgelerine dayanmaktadır.


Tarihi olayları rapor etmenin bunlar hakkında bir hüküm vermenin sadece tarihçilere ve bilim adamlarına düştüğünü düşünmekteyiz.


Saygın ve tanınmış tarihçilerin olaylar hakkında farklı görüşlere sahip olup farklı hükümler verdikleri malumunuzdur. Bu durumda olayları yeniden sadece tek bir tarafın görüşlerine göre ele almak başka tanınmış tarihçilerin görüşleriyle yüzleşmemek ve sadece Tonybee ve Lepsius’un görüşlerini benimsemek bir o kadar vahim ve sağlıksız bir davranıştır.


Madem ki Türk tarihçilerini yeterli nitelikte görmüyorsunuz: Bernard Lewis, Andreu Mango veya Justin McCarty’yu tanımıyor musunuz? Veya bu tarihçilerin de hür düşüncelerini ifade edemeyeceklerini mi düşünüyorsunuz? Dr.Lepsius’un görüşlerini en iyi değerlendirebilecek olan insanlar o dönemde Türkiye’de “tahrik kampanyası”nı yaşamış olanlardır. Alman devletinin dahi Lepsius’un görüşlerine değer vermemiş olması bile başka yoruma bırakmamaktadır.


Önergenizi okuduktan sonra kafamızda cevaplanması gereken bir soru belirdi: Federal Meclis’i kendi hedefleri için kullanmak isteyen girişimlere daha önceleri karşı çıkmamıza rağmen bu hassas ve karmaşık konuyu gündeme getirmek için yıllarca iktidarda olduğunuz dönemlerde dahil olmak üzere neden bu güne kadar beklediniz?


Bu türden bir önergenin Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerine az veya çok başaırlı bir şekilde yürüttüğü bir zamanda sunulması son derece şaşırtıcıdır.


Türkiye ve Türkiye’de yaşayan insanlara karşı olumsuz yaklaşımlarınızı artık Almanya’da yaşayan Türkler ve Türk kökenli ALman vatandaşları tarafından yeterince bilinmektedir. Türkiye ve AB arasındaki katılım müzakereleri sonrasında 2004 yılının Ekim ayında yürüttüğünüz imza kampanyası ile bu yaklaşımınızı kanıtlamış bulunmaktasınız.


Türkiye ve Ermenistan arasındaki mevcut ilişkiler bakımından önyargıları körüklemenizi ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan nesnel hatalar yapmamanızı talep ediyoruz.


Önergenizde yanlış olarak iddia ettiğiniz durumun tam tersi söz konusudur. Örneğin Ermeniler Türkiye’de özgürce seyahat edebilmekte, çok sayıda ERmeni Türkiye’de çalışmakta, transit ticaret anlaşmasında kısıtlamalar bulunmamakta ve Türkiye Ermenistan’ın en önemli ticaret ortakları arasında yer almaktadır. Bunlar sadece örnek olarak verilmiştir, döküm tam değildir.


İki ülkenin mevcut ilişkileri hakkında bilgi arzu etmeniz halinde bunları size memnuniyetle iletmeye hazırız.


Eğer açıkladığınız gibi o tarih döneminin özenle aydınlanıp değerlendirilmesine gerçekten yardımcı olmak, Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkileri Türkiye’nin daima hedeflediği olumlu yapıya kavuşmasını istiyorsanız bu konuyu kendi iç politik hesaplarınıza alet etmemenizi talep ediyoruz.


Mevcut hareket tarzınızı maalesef iç politika alanlarına yönelik planlara sahip olmayışınıza yormak durumundayız. Toplumda daha fazla sorumluluk almakla ilgilenmeniz daha uygun olur. Oy toplamak için bu konunun daha uygun olabileceğini düşünmüyor musunuz?


CSU gibi bir partinin çalışma ve sosyal politika alanlarında daha iyi plan ve projelere sahip olması gerekir. Oy toplamanın yolu buradan geçer. 25 yıldır bu ülkenin gelişmesi ve büyümesi için mücadele eden yabancı kökenlilere ve onların ülkelerine yönelik hasmane bir politika yürütmekten değil…


Sağ duyunuzu gösterin, ne iyi bir amaca hizmet eden ne de Türk Ermenistan ilişkilerine fayda getiren bu beyhude girişimden vazgeçin.


TİDAF olarak akıl ve mantığınıza seslenerek akıllı bir politikaya dönüş yapmanız çağrısında bulunuyoruz

PAYLAŞ
Önceki makaleYeni Oluşum…
Sonraki makaleBolivya’da siyasi kaos

BİR CEVAP BIRAK

eight − one =