Çernobil’in 25. Yılında, ‘Karadeniz İsyanda’

İki ay aradan sonra İstanbula geldiğim nisan ayı başlarında gündemde HES’lere karşı yapılacak Ankara Eylemi vardı.Derelerle ilgili tüm Karadeniz Platformları Merkezi bir Yürüyüş ve Miting için tüm duyarlı insanlara çağrı yapmışlardı.

‘9 Nisanda Bütün Dereler Ankara’ya akacak ‘ sloganı ile her çevrede bu merkezi eyleme hazırlık vardı.

AKA-Der (Anadolu Kültür ve Araştırma derneği) aktivistleri 7 Nisanda Kalkedon Meydanı’nda bir ön hazırlık mitingine çağrı yapmıştı.Akşam saatlerinde İlk kadın tulumcu Filiz İlkay Balta, tulumu ile coşturduğu kitle kısa sürede toparlanır ve horona durur.

Artık horonlarda karşılamalar güncel konulara dair yapılır oldu.Suyun metalaşmasına,yaşam alanlarının özelleştirilmesine karşıdır manilerimiz.Ve ülkenin hemen her yöresinden gençler, yüreği genç kalanlar, birlikte hararetle horon vururlar.

Artık Horon bir eylem biçimidir.İsyankar yanımızı anlatan bir direnç alanıdır horon vurduğumuz alanlar.

Kahlkedon Meydanı’nda değerli kişilikleri görmek sevincimi arttırır. Sadık Varer, o seksen öncesinin Lazona için önemli Laz gençlik önderlerinden, hala yazıları ile bize yol gösteren ‘didi lazi’.(1)

İberya Özkan, Gürcü Kültürünün vazgeçilmez ustası.O mütevazi haliyle derin kişilik. Her eylemde duyarlılığı ile yanımızda olan dostumuz.

Ve horona ara verildiğinde genç kitleye o etkileyici konuşması ile hitab eden Tahsin Ocaklı. Artık Lazuri Mektebi’nin bir hocası olan, o lazların ender kişiliği, herkesi duyarlı olmaya çağırır. 9 Nisan ankara Eylemine davet eder.

9 Nisan da İstanbul’dan Ankara Eylemine gitmen üzere, 20 otobüs kalkar.
Ülkenin hemen her yerinden duyarlı insanlar bir eylemde buluşur.

Sadece Karadeniz çevre platformları değil, tüm duyarlı platform , dernek, ve siyasi partiler de Ankara’dadır o gün.

Bir ara birlikte yürüdüğüm Kortejden ayrılır bir sel gibi akan Platformları izlemek isterim. O sıra değerli yazarlar Temel Demirer ve Sibel Özbudun ‘un arkadan gelen korteji heycanla selamladıklarını görürüm. Bir süre bu değerli hocalarımın heycanını ve o sel gibi akan kitlenin coşkusunu izlerim.

Yurt dışında geçen pasif yıllarımın ağırlığını hissederim o an.

Ankara Eyleminde tüm miting alanlarına damgasını vuran, siyah/mavi flamaları ile ‘Karadeniz İsyandadır Platformu’ (KİP) aktivistlerinin coşkusu ve o insana derin bir kalkışma daveti olan tulum sesi olmuştur.

On yıllardır üzerine ölü toprağı serpilen Karadenizin Çocuklarını, artık alanlarda kendi renkleri ve sloganları ile görmek benim için müthiş bir heycan kaynağıdır.

Yaşam alanlarına karşı yürütülen tüm saldırılara karşı duyarlı ve hırçın bir gençlik buldum karşımda.Ve canlılığı kadar bilinçle ve bilgi ile donanması gereken bir gençlik.

Anadillerinde yetkinleşip halkların tarihleri ile yüzleşip kendini her alanda donanması gereken, pırıl pırıl bir gençlik.

Dün 26 nisandı.

Çernobil faciasının 25.Yıldönümü. Bu kez Taksim’den İstiklal caddesi boyunca Galatasaray’a kadar yürüyüşe damgasını vuran da, yine bu tanıdık Platformdu.

‘Karadeniz İsyanda Platformu’ (KİP)

Henüz Sloganlarını Anadillerinde ifade edemeyen, ama öğrenmeye, ileri adım atmaya susamış genç aktivistlerin arasında, seksen öncesinden kalmış heycanımla yürüdüm.

Miting alanı Galatasaray’ın önünde yapılan Çernobil Tanıkları nın konuşmalarını dinlerken kimi tanıdık simalara rastlarım.

Kimilerini ise gözüm arar.

Evet Çernobil’in 25.Yılında ateş düştüğü yeri yakıyor, Dünya susuyor belki, ancak ‘Karadeniz İsyanda ‘.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.