Esad’ın sağ kolu CHP Konferansı’na geliyor

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, CHP’nin düzenlediği Suriye Konferansı’nı anlattı. Muharrem Sarıkaya bugünkü yazısında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Suriye sorununa ilişkin düzenlediği İstanbul Maslak Hilton’da 28 Eylül’de yapılacak Konferansla ilgili bilgiler verdi.

Sarıkaya’nın yazısına göre, Esad’ın da en yakınında yer almış, yönetimin en üst noktalarında bulunmuş, BAAS Partisi’nin kuruluşunda görev üstlenmiş bir isim olan El Maftah’ın da konferansta yer alacak.

Rusya desteğindeki Şam güçlerinin İdlib sahasındaki ilerleyişinin yarattığı göç dalgası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kapıları açarız” diyerek batıya verdiği mesaj Suriye sahasındaki yeni gelişmeler.

Buna Erdoğan’ın iki gün önce “Halep nasıl yok olduysa, İdlib de yavaş yavaş yok ediliyor” cümlesinin de eklenmesi lazım.
CHP’nin başını çektiği muhalefet uzun süredir, Ankara ile Şam’ın doğrudan görüşmelerde bulunması yoluyla sorunun çözümünü öneriyordu.

Zaten istihbarat ve askeri kesimler arasında devam eden, çoğu zaman da Rusya’nın arabuluculuğu ile süren görüşmelerin, doğrudan yapılması yönünde son dönem AK Parti’den de cılız da olsa sesler gelmeye başladı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu da kısa süre önce bu sütunda yayınladığım röportajında bu temasın sağlanabilmesine de olanak vermek üzere Cenevre benzeri bir konferansı İstanbul’da düzenleyeceklerini açıkladı.

Suriye sahasında bulunanların, YPG ve PKK ile ilişkili olanlar dışındaki tüm temsilcilerini de davet edeceklerini bildirdi.

Bu kapsamda bir süredir diplomasinin en üst seviyelerinde görev almış, emekli Büyükelçi CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz çalışmalarını yürütüyordu.
Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağababa da lojistik ve Türkiye katılımcılarıyla ilgileniyordu.

Konferans ile ilgili hazırlıklar dün itibarıyla tamamlandı ve katılımcılara davetiyeleri yollanmaya başlandı.

BABA ESAD’DAN BERİ YÖNETİMDE

Hemen belirteyim, davetiyede tercih edilen isimler çok önemli, hatta Ankara ile Şam arasındaki buzu eritebilecek nitelikte isimler.
Bazılarının adlarını bir süredir duyuyordum, dün konuşmacı listesinde görünce şaşırmadım.
Hatta bazılarının Türkiye’deki yakınlarını arayıp sordum, hepsine davetiyeleri bireysel olarak ulaştırılmış.
Davetlilerin başında da çok önemli bir kişi var.

AB Türkiye Temsilcisi Christian Berger ve eski Dışişleri Bakanı, CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin ile aynı oturumda konuşmacı olarak yer alacak Şam’dan gelen davetlinin adı Khalaf El Maftah…

El Maftah, Hafız Esad’ın da en yakınında yer almış, yönetimin en üst noktalarında bulunmuş, BAAS Partisi’nin kuruluşunda görev üstlenmiş bir isim.

Bugün de Beşar Esad’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye de tanımlanan Başdanışmanlık görevini yürüten Khalaf El Maftah’ın uhdesinde farklı görevler var.

Enformasyon Bakan Yardımcılığı da yapan El Maftah, aynı zamanda al-Wehda Basın Vakfı’nın da Başkanı.

El Maftah, CHP’nin Konferansına da bir diğer şapkası olan Kudüs Cemiyeti Başkanı sıfatıyla davet edilmiş.

Türkiye dostu olarak bilinen El Maftah kızını da Hataylı bir Türk genci ile evlendirdi.

El Maftah, Reyhanlı katliamının hemen ardından, “Eylemi El Kaide gerçekleştirdi. Ne zaman barış ve diyalog gündeme gelse bu tür saldırılar oluyor; arkasında kimler var biliyoruz” açıklamasıyla da tanınıyor.

AKADEMİSYEN VE GAZETECİ DE VAR

Şam’dan gelecek olan bir diğer isim Issam Fares Kamu Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanı, Beyrut Üniversitesi akademisyenlerinden Nasser Yasin…

Ağırlıklı olarak Lübnan’da yaşamını sürdüren, Baas yönetimine yakınlığı ve Arap milliyetçiliği ile tanınan Nasser Yasin, objektif yaklaşımlar içinde Şam yönetimini gerektiğinde eleştirmekten kaçınmayan tutumu ile biliniyor.

Konferansa Suriye’den bir de gazeteci davet edilmiş, annesi Lübnanlı, babası Suriyeli olan yıllar önce Anadolu’dan gitmiş Ermeni bir ailenin evladı Sarkis Kassardjian davet edilmiş.

Kassardjian, savaş bölgesindeki gazetecilik görevleri ve özellikle de El Kaide’nin kolu Nusra savaşçılarının Handarat kampını bombalaması sonrasındaki yayınları ile anımsanıyor.

SURİYE’DEN İKİ DE BELEDİYE BAŞKANI

Konferansta konuşmacı olarak davet edilenler bu kadarla da sınırlı değil, iki de belediye başkanı var.

Suriye’nin Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen ilçesinin Belediye Başkanı Meyyade Faki ile Çobanbey’in seçilmiş Belediye Başkanı Hasan Khoulo…

Eski milletvekillerinden olan Türkmen kökenli Hasan Khoulo Türkçe de biliyor, hatta ailesinden bir bölümü Türkiye tarafında yaşıyor.

İç savaşla birlikte Çobanbey’i terk edip Şam’a yerleşen Hasan Khoulo da Türkiye’ye sempati ile bakan bir isim olarak tanınıyor.

CHP bu daveti yaparken farklı kesimlerin de bulunmasını hedeflediği için Suriye’de etkili olan Katolik ve Ortodoks dünyasının temsilcisini de listesine eklemiş.

Suriye Hıristiyan Derneği Başkanı Wael El Malasi “İncilciler” diye tanınan mezhebin önemli temsilcisi ve Ortodoks olmakla birlikte Katolik kilisesinin temsilciliğini yapıyor.

Suriye’de yaşayan Hıristiyanların saygın bir ismi olarak biliniyor.
Kürt kökenli olan ve Haseke-Kamışlı bölgesinde yaşam sürmüş, Şam’da ikamet eden Suriye Gençlik Hareketi’nin temsilcilerinden Bervin İbrahim’in de davetliler arasında bulunduğu biliniyor.

Bunun dışında Şam’dan başka isimlerle de temasa geçildiği, ancak konuşmacı olarak değil katılımcı kimlikleriyle konferansta yer alacaklarının da altı çiziliyor.

VİZE SORUNUNU DIŞİŞLERİ ÇÖZDÜ

CHP yöneticilerine dün Şam’dan gelecekler için vize konusunun sorun olup olmayacağını sordum.

CHP Genel Başkan Yardımcısı emekli Büyükelçi Çeviköz aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı ve Şam ile bağlantı kurulmuş ve bu kişilerin vizeleri ile ilgili kolaylık sağlanmış.

Gelecek olanlar için önce Dışişleri Bakanlığı’nın gümrük kapılarından birine bir nota yayınlayıp, bu kişilerin isimlerinin verilmesi düşünülmüş.

Sonrasında vazgeçilip Türkiye’nin Beyrut Büyükelçiliğine başvurup vizelerini almalarının daha sağlıklı olacağı kararına varılmış, bu kapsamda gelecek olanların isimleri de Büyükelçiliğe iletilmiş.

İstanbul Maslak Hilton’da 28 Eylül’de yapılacak Konferansın Türkiye tarafından katılımcıları ise ağırlıklı olarak göç üzerinde çalışmalarını yürütenler arasından seçilmiş.

TÜRKİYE’DEN KATILACAKLAR

Göç çalışmalarının en önemli isimleri Prof. Dr. Murat Erdoğan, Doç. Dr. Başak Yavcan, BM Mülteciler Komisyonu eski Başkanı, İGAM Kurucusu Metin Çorabatır, Kırıkhan’da oluşturduğu kamp ve sağlık biriminde ilk göç dalgasının karşılanmasına destek veren, Afrin’de hastane kuran hayırsever işadamı HAYAD Derneği Başkanı Rahmi Vardı, Göç Araştırmaları Derneği Başkanı Didem Danış ile Göçmen Dayanışma Derneği Başkanı Erhan Keleşoğlu ve Türkiye’de yaşamını süren Suriye kökenli gazeteci- yazar Hüsnü Mahalli, emekli asker Ahmet Yavuz ve Metin Gürcan da bulunuyor.

CHP’NİN DURUŞU

Şimdi gelelim işim bir başka yönüne…
Batılı ülkelerin neredeyse tamamı büyükelçiliklerini yeniden açıp diplomatik ilişkisini başlattığı, hatta bazılarının Türkiye’den aldığı ürünleri ihraç ettiği Şam ile Esad realitesini çoktan kabul etmiş bulunuyor.

Ankara da Şam ile bu yeni dünya düzeni içinde ilişkisini er geç kuracak.
Bundan dolayı CHP’nin Esad ve ekibiyle temasa geçmiş olması, Konferans adı altında da olsa buna zemin hazırlayan bir süreci başlatması çok kıymetli…
Hem de böyle bir dönemde oldukça da cesaretli.

Esad’ın sağ kolu CHP Konferansı’na geliyor

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, CHP’nin düzenlediği Suriye Konferansı’nı anlattı. Muharrem Sarıkaya bugünkü yazısında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Suriye sorununa ilişkin düzenlediği İstanbul Maslak Hilton’da 28 Eylül’de yapılacak Konferansla ilgili bilgiler verdi.

Sarıkaya’nın yazısına göre, Esad’ın da en yakınında yer almış, yönetimin en üst noktalarında bulunmuş, BAAS Partisi’nin kuruluşunda görev üstlenmiş bir isim olan El Maftah’ın da konferansta yer alacak.

Rusya desteğindeki Şam güçlerinin İdlib sahasındaki ilerleyişinin yarattığı göç dalgası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kapıları açarız” diyerek batıya verdiği mesaj Suriye sahasındaki yeni gelişmeler.

Buna Erdoğan’ın iki gün önce “Halep nasıl yok olduysa, İdlib de yavaş yavaş yok ediliyor” cümlesinin de eklenmesi lazım.

CHP’nin başını çektiği muhalefet uzun süredir, Ankara ile Şam’ın doğrudan görüşmelerde bulunması yoluyla sorunun çözümünü öneriyordu.

Zaten istihbarat ve askeri kesimler arasında devam eden, çoğu zaman da Rusya’nın arabuluculuğu ile süren görüşmelerin, doğrudan yapılması yönünde son dönem AK Parti’den de cılız da olsa sesler gelmeye başladı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu da kısa süre önce bu sütunda yayınladığım röportajında bu temasın sağlanabilmesine de olanak vermek üzere Cenevre benzeri bir konferansı İstanbul’da düzenleyeceklerini açıkladı.

Suriye sahasında bulunanların, YPG ve PKK ile ilişkili olanlar dışındaki tüm temsilcilerini de davet edeceklerini bildirdi.

Bu kapsamda bir süredir diplomasinin en üst seviyelerinde görev almış, emekli Büyükelçi CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz çalışmalarını yürütüyordu.

Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağababa da lojistik ve Türkiye katılımcılarıyla ilgileniyordu.

Konferans ile ilgili hazırlıklar dün itibarıyla tamamlandı ve katılımcılara davetiyeleri yollanmaya başlandı.

BABA ESAD’DAN BERİ YÖNETİMDE

Hemen belirteyim, davetiyede tercih edilen isimler çok önemli, hatta Ankara ile Şam arasındaki buzu eritebilecek nitelikte isimler.

Bazılarının adlarını bir süredir duyuyordum, dün konuşmacı listesinde görünce şaşırmadım.
Hatta bazılarının Türkiye’deki yakınlarını arayıp sordum, hepsine davetiyeleri bireysel olarak ulaştırılmış.
Davetlilerin başında da çok önemli bir kişi var.

AB Türkiye Temsilcisi Christian Berger ve eski Dışişleri Bakanı, CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin ile aynı oturumda konuşmacı olarak yer alacak Şam’dan gelen davetlinin adı Khalaf El Maftah…

El Maftah, Hafız Esad’ın da en yakınında yer almış, yönetimin en üst noktalarında bulunmuş, BAAS Partisi’nin kuruluşunda görev üstlenmiş bir isim.
Bugün de Beşar Esad’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye de tanımlanan Başdanışmanlık görevini yürüten Khalaf El Maftah’ın uhdesinde farklı görevler var.
Enformasyon Bakan Yardımcılığı da yapan El Maftah, aynı zamanda al-Wehda Basın Vakfı’nın da Başkanı.

El Maftah, CHP’nin Konferansına da bir diğer şapkası olan Kudüs Cemiyeti Başkanı sıfatıyla davet edilmiş.

Türkiye dostu olarak bilinen El Maftah kızını da Hataylı bir Türk genci ile evlendirdi.
El Maftah, Reyhanlı katliamının hemen ardından, “Eylemi El Kaide gerçekleştirdi. Ne zaman barış ve diyalog gündeme gelse bu tür saldırılar oluyor; arkasında kimler var biliyoruz” açıklamasıyla da tanınıyor.

AKADEMİSYEN VE GAZETECİ DE VAR

Şam’dan gelecek olan bir diğer isim Issam Fares Kamu Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanı, Beyrut Üniversitesi akademisyenlerinden Nasser Yasin…
Ağırlıklı olarak Lübnan’da yaşamını sürdüren, Baas yönetimine yakınlığı ve Arap milliyetçiliği ile tanınan Nasser Yasin, objektif yaklaşımlar içinde Şam yönetimini gerektiğinde eleştirmekten kaçınmayan tutumu ile biliniyor.
Konferansa Suriye’den bir de gazeteci davet edilmiş, annesi Lübnanlı, babası Suriyeli olan yıllar önce Anadolu’dan gitmiş Ermeni bir ailenin evladı Sarkis Kassardjian davet edilmiş.

Kassardjian, savaş bölgesindeki gazetecilik görevleri ve özellikle de El Kaide’nin kolu Nusra savaşçılarının Handarat kampını bombalaması sonrasındaki yayınları ile anımsanıyor.

SURİYE’DEN İKİ DE BELEDİYE BAŞKANI

Konferansta konuşmacı olarak davet edilenler bu kadarla da sınırlı değil, iki de belediye başkanı var.

Suriye’nin Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen ilçesinin Belediye Başkanı Meyyade Faki ile Çobanbey’in seçilmiş Belediye Başkanı Hasan Khoulo…
Eski milletvekillerinden olan Türkmen kökenli Hasan Khoulo Türkçe de biliyor, hatta ailesinden bir bölümü Türkiye tarafında yaşıyor.
İç savaşla birlikte Çobanbey’i terk edip Şam’a yerleşen Hasan Khoulo da Türkiye’ye sempati ile bakan bir isim olarak tanınıyor.

CHP bu daveti yaparken farklı kesimlerin de bulunmasını hedeflediği için Suriye’de etkili olan Katolik ve Ortodoks dünyasının temsilcisini de listesine eklemiş.
Suriye Hıristiyan Derneği Başkanı Wael El Malasi “İncilciler” diye tanınan mezhebin önemli temsilcisi ve Ortodoks olmakla birlikte Katolik kilisesinin temsilciliğini yapıyor.

Suriye’de yaşayan Hıristiyanların saygın bir ismi olarak biliniyor.
Kürt kökenli olan ve Haseke-Kamışlı bölgesinde yaşam sürmüş, Şam’da ikamet eden Suriye Gençlik Hareketi’nin temsilcilerinden Bervin İbrahim’in de davetliler arasında bulunduğu biliniyor.

Bunun dışında Şam’dan başka isimlerle de temasa geçildiği, ancak konuşmacı olarak değil katılımcı kimlikleriyle konferansta yer alacaklarının da altı çiziliyor.

VİZE SORUNUNU DIŞİŞLERİ ÇÖZDÜ

CHP yöneticilerine dün Şam’dan gelecekler için vize konusunun sorun olup olmayacağını sordum.

CHP Genel Başkan Yardımcısı emekli Büyükelçi Çeviköz aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı ve Şam ile bağlantı kurulmuş ve bu kişilerin vizeleri ile ilgili kolaylık sağlanmış.

Gelecek olanlar için önce Dışişleri Bakanlığı’nın gümrük kapılarından birine bir nota yayınlayıp, bu kişilerin isimlerinin verilmesi düşünülmüş.
Sonrasında vazgeçilip Türkiye’nin Beyrut Büyükelçiliğine başvurup vizelerini almalarının daha sağlıklı olacağı kararına varılmış, bu kapsamda gelecek olanların isimleri de Büyükelçiliğe iletilmiş.

İstanbul Maslak Hilton’da 28 Eylül’de yapılacak Konferansın Türkiye tarafından katılımcıları ise ağırlıklı olarak göç üzerinde çalışmalarını yürütenler arasından seçilmiş.

TÜRKİYE’DEN KATILACAKLAR

Göç çalışmalarının en önemli isimleri Prof. Dr. Murat Erdoğan, Doç. Dr. Başak Yavcan, BM Mülteciler Komisyonu eski Başkanı, İGAM Kurucusu Metin Çorabatır, Kırıkhan’da oluşturduğu kamp ve sağlık biriminde ilk göç dalgasının karşılanmasına destek veren, Afrin’de hastane kuran hayırsever işadamı HAYAD Derneği Başkanı Rahmi Vardı, Göç Araştırmaları Derneği Başkanı Didem Danış ile Göçmen Dayanışma Derneği Başkanı Erhan Keleşoğlu ve Türkiye’de yaşamını süren Suriye kökenli gazeteci- yazar Hüsnü Mahalli, emekli asker Ahmet Yavuz ve Metin Gürcan da bulunuyor.

CHP’NİN DURUŞU

Şimdi gelelim işim bir başka yönüne…
Batılı ülkelerin neredeyse tamamı büyükelçiliklerini yeniden açıp diplomatik ilişkisini başlattığı, hatta bazılarının Türkiye’den aldığı ürünleri ihraç ettiği Şam ile Esad realitesini çoktan kabul etmiş bulunuyor.

Ankara da Şam ile bu yeni dünya düzeni içinde ilişkisini er geç kuracak.
Bundan dolayı CHP’nin Esad ve ekibiyle temasa geçmiş olması, Konferans adı altında da olsa buna zemin hazırlayan bir süreci başlatması çok kıymetli…
Hem de böyle bir dönemde oldukça da cesaretli.

1 Yorum

  1. Suriye rejim karsiti kesimden tek bir kisinin olmadigi bir konferansi ovmeniz demokrasi anlayisinizi gosteriyor. Otoriter kendi insanlarini olduren bir hukumetle iletisime gecmek ne zamandan beri cesaret? Bari Ruslari cagirsalardi asil karar verici onlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.