‘Esad’ın düşmesi an meselesi’

Suriye’den geçen hafta ayrılan Norveçli General Robert Mood bununla birlikte Esad’ın devrilmesinin 16 aydır süren çatışmaların durmasına neden olacağı anlamına gelmeyeceğini söyledi.

General Mood, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada ‘kendi görüşüne göre, böylesine ağır askeri güç kullanan ve sivil nüfusa orantısız güç uygulayan bir rejimin düşmesinin bir an meselesi olduğunu’ söyledi.

Son bir haftadır çatışmaların odağı haline gelen Halep’teki muhalif silahlı güçlerin hükümet güçlerinin beklenen operasyonuna hazırlandığı bildiriliyor.

İsyancılar mühimmat ve tıbbi malzeme yığınağı yaparken, en az bir semtte kan bankaları için bağış çağrıları yapıldı.

Suriye’nin bu en büyük kentinin önemli bir bölümünü kontrol ettiklerini söyleyen isyancılar, yeni bir taarruz başlatmasını bekledikleri askerleri püskürtebilmek için sokaklarda kontrol noktaları ve keskin nişancı mevzileri oluşturdu.

Ölüm kalım meselesi

Kentteki BBC Muhabiri, Halep’teki mücadeleyi kazanmanın her iki taraf için de bir ‘ölüm kalım meselesi’ olduğunu söylüyor..

Pannell “Halep’te kaybetmek isyancılar için en iyi ihtimalle bile mücadelelerini aylarca geriye götürecek bir felaket olur; Cumhurbaşkanı Beşar Esad için ise hükümetinin sonunun alameti olacak bir dönüm noktası anlamına gelecektir.” diyor.

Kentteki Özgür Suriye Ordusu birimlerinden birinin lideri olan Ebu Tayyip de ülke ekonomisinin kalbi durumundaki Halep Türkiye’ye komşu olduğu için, kenti ellerinde tutabilirlerse güvenli bir bölgeye kavuşmuş olacaklarını ve Türkiye’ye giriş çıkış ve buradan lojistik destek sağlamanın kolaylaşacağını vurguluyor.

Eylemciler asker ve tank konvoylarından oluşan hükümet güçlerinin Hama ve İdlib gibi başka bölgelerden kente doğru harekete geçtiğini bildiriyor.

İsyancıların da bazı birimleri ile ellerindeki silah stoklarını kaydırmasına rağmen, BBC Muhabiri Ian Pannell, Halep’teki isyancıların silah ve teçhizat yönünden ordu olanaklarının çok gerisinde olduğunu kaydediyor.

Siviller kaçıyorHalep sokakları son bir haftadır sokak çatışmalarına sahne oluyordu. Ancak şiddetin yeni bir boyuta taşınabileceği endişesiyle binlerce sivil kentten kaçıyor.

Suriye Devletinin İmarı adlı grubun kurucularından olan ve Halep’teki kaynaklarla temas halindeki Talal el Meyhani, çok sayıda kent sakininin de okullara ya da üniversite yurtlarına sığındığını söylüyor.

Meyhani, başkent Şam’da olduğu gibi, isyancıların baskı altında ele geçirdikleri kesimlerden geri çekilip gerilla taktiklerine başvurabileceklerini söylüyor.

Çatışmalarda en ağır bedeli yine Suriyeli siviller ödüyor. Halep’te bir sağlık ocağında vücudundan şarapnel parçaları çıkarılırken, 8 yaşındaki Muhammed “baba, baba” diye inliyor. Yanındaki yatakta ağabeyinin cansız bedeni var.

Devlet televizyonu Şam’ın güneyindeki Kadem semtinde de yeni çatışmalar yaşandığını bildirdi. Yayınlanan görüntülerde askerlerin büyük hasar görmüş sokaklarda ilerlerken ateş açtığı görülüyordu.

Hükümet burada “paralı asker gibi faaliyet gösteren terör örgütlerinin kalıntılarını” temizlemeyi hedeflediklerini bildiriyor.

Doğrulanamakla birlikte, muhalif eylemciler ülke genelinde dün yaşanan çatışmalarda 130 kişinin daha öldüğünü söylüyor.

Suriye’de geçen yıl Mart ayında hükümet aleyhtarı eylemlerin başlamasından bu yana yaşanan şiddet olaylarında, 16 binden fazla kişi öldü.

Şiddeti dindirmek için Birleşmiş Milletler nezdindeki tüm girişimler dünya güçleri arasındaki derin görüş ayrılıkları dolayısıyla sonuçsuz kalırken, on binlerce Suriyeli Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak’a sığındı.

Yönetimden kopuşlar da devam ediyor: ABD, Suriye’nin Birleşik Arap Emirlikleri ve Kıbrıs temsilcisi karı koca bir çiftin, görevlerini bırakarak Katar’a kaçtıklarını doğruladı.

Muhalifler Doha’da birlik arıyor

Suriye Ulusal Konseyi’nin (SNC) sekreteryası ise durum değerlendirmesi yapıp hedeflerini belirlemek için bugün Katar’ın başkenti Doha’da toplanıyor.

SNC kaynakları mutabakatla oluşacak bir sivil yönetimin başına geçmek için Riyad Seif ile geçen ay saf değiştiren Tuğgeneral Manaf Tlass’ın adının geçtiğini kaydediyorlar.

SNC kendi içinde liberal, İslamcı, Arap ve Kürt gruplar arasında görüş ayrılıkları yaşıyor. Şam merkezli Ulusal Koordinasyon Bürosu adlı grup silahlı muhalefete karşı çıkarken, Konsey’den kopuşlar da oldu.

Suriye Ulusal Konseyi’nin bir temsilcisi salı günü ‘Beşar Esad’ın yönetimden ayrılması halinde Yemen’deki gibi bir geçiş formülünü kabul edebileceklerini kaydetmişti. Ancak grubun başka temsilcileri daha sonra bu açıklamayı yalanladı.

Muhalefetin fay hatları

Bu nedenle muhaliflerin kendi içlerinde ne derece mutabakat sağlayabileceği tartışma konusu…

BBC Muhabiri, Özgür Suriye Ordusu’nda da benzer fay hatları bulunduğunu vurguluyor.

“Şam yakınlarındaki Zabadani’de Özgür Suriye Ordusu’nun daha pek çok kentte olduğu gibi, iki ayrı, rakip grupla faaliyet gösterdiğini” anlatıyor:

“Bunlardan biri daha liberal daha tanımlanabilecek bir grup, diğeri Selefi İslamcılar denetiminde.” diyor; Selefi grubun dışarıdan para ve silah alabildiği için daha güçlü olduğunu belirtiyor.

Dini eğitim aldıktan sonra yakın zamana dek esnaf olan şimdiyse, burada çoğu genç, mücahit tarzı sakallı savaşçıları yöneten Ebu Adnan, Batılı ülkeleri insanlar ölürken hiç bir şey yapmamakla suçluyor.

Suriyeli muhalif savaşçı”Suriye halkı aleyhinde bir komplo var, ama biz Allah’a sığınıyoruz ve evvelallah, özgürlüğümüze kavuşacağız”

“Suriye halkı aleyhinde bir komplo var, ama biz Allah’a sığınıyoruz ve evvelallah, özgürlüğümüze kavuşacağız” diyor.

Muhabire göre “Şimdilik tüm silahlı gruplar rejimi devirme hedefi etrafında kenetlenmiş durumda.”

Ancak bu hedefe ulaşılırsa, yeni Suriye yönetiminin ne derece İslami, liberal, demokratik olması gerektiğine karar vermeleri gerekecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

thirteen + three =