Esas kriz 2009’da…

Esas kriz 2009’da…

0
PAYLAŞ

Klasik hale gelen ve her zaman kötü anlarda kullandığımız “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” sözü tam da global kriz için söylenmiş olmalı.

Dünya, bazı açgözlü yöneticilerin akıl almaz maaşları, ABD’deki beyaz yakalı üst düzey bürokratların aptalca aymazlıkları ve ekonomistlerin doların gezegen üzerindeki slalomlarını iyi izleyememesi yüzünden krizle başbaşa kaldı.

Her dağın karı kendine göredir.

Yüksek dağın karı da fazla olacak doğal olarak.

Dağ küçük dahi olsa önlem almak, iyi tahmim yapmak gerekirdi.

Türkiye’nin bu krizden etkileneceğini tahminde bizimkiler çok kötü şekilde yanıldılar.

Ayda yaşıyoruz sandılar galiba.

Üretmeden tüketiyorduk

Üstelik bu kredi kartları herkesi arsız birer tüketici haline soktu.

Tüketim çılgınlığı iyi şeydir dendi.

İnsanların yıllarca erteledikleri hayallerine kavuştukları söylendi.

Tüketimin sosyal gelişmenin işareti sayılacağı iddia edildi.

İnsanları rahatlattığı öne sürüldü.

Sonuçta  70 milyonun yüzde 90’ı borçlandı.

Yüzde 10’u zaten hem peşin alış veriş yapan kesimdi, hem de tuzu kuru zengin tabakadan oluşuyordu

Onlar için hava hoştu..

En çok borçlanan fakir fukara takımı sandıki bu saadet zincirinin halkaları hayat boyu uzayıp gidecek.

Oysa saadet zincirinin halkaları koptu.

Kredi kartlarını kullanırken “Nasılsa birileri öder. Hatta karşı komşumuz öder” gibi hayal içinde alışveriç yapanlar, nasılsa öderiz diye düşünenler yanıldılar.

Kredi kartı ekstreleri kapılarına geldiğinde anladılarki “Üretmeden tüketmenin bir bedeli varmış meğer” 

Ne denir ki?

Ya “geçmiş olsun” diyeceksin, borçlarını bir şekilde ödemek zorunda olanlara moral vereceksin.

Ya da “iflas ettim” diyerek kurtulacaksın.

Şirketlerin iflas ettim demesi ve borçtan kurtulması mümkün ama, bireylerın iflası diye bir uygulama yok.

Bireyler, yani borçlular son kuruşuna kadar borçlarını ödemek zorundalar.

Diyelim ki borçlar bitti.

Ama kriz bitmiş olmayacak.

Çünkü devletin borçları var sırada.

Devlet borcu dağlar gibi.

2009 yılı, krizin bence en derin şekilde hissedileceği yıl olacak.

2009 Martından önce krizin ayak seslerinin arttığına tanık olacağız.

Yapacak birşey yok.

Bu iktidarla ancak bu kadar…

Kazanmadan harcattılar.

Üretmeden tükettirdiler.

Kendileri de tükendi bana göre…

2009 yılı krizle birlikte iktidarın gidiş yılı olabilir.

Kriz biter mi?

Bitmez.

BİR CEVAP BIRAK