Eski kadife pantolonlar

Eski kadife pantolonlar

0
PAYLAŞ

Kiremit rengi, geniş paçalı kadife pantolonlar giyen genç kızlar vardı. Upuzun dümdüz saçları ortadan ayrılmış, kollarına eski jean’lerinden bozup yaptıkları koyu mavi çantalar takan.

Erkekler vardı. Uzun saçlarını arkadan bağlamış. Yeşil parkalı. Geniş paçalı jean pantolonlar giyen, kızlar gibi.

Kitapları olurdu. Bir de koltukaltlarında gazeteleri. Okula giderlerdi. Okuldan dönerlerdi. Gece yarılarına kadar odalarının lambaları yanardı. Ders çalışırlardı.

Kızlarla erkekler bazen elele tutuşurdu. Müzik dinlerlerdi, ellerindeki o kocaman yuvarlak siyah şeylerden.

Ben o günlerde portakallardan memelerimle, ablamın numaralı gözlüğünü takıp, ters tuttuğum kitapları okuyormuş gibi yaparak bir an önce büyümeye çalışıyordum.

Nasıl özeniyordum o genç kızlara, bir bilseniz. Benim de öyle giysilerim, apartman topuklu uzun çizmelerim, yeşil parkalı uzun saçlı, beni çok seven bir sevgilim olsun istiyordum.

Büyüdüm. Uzun düz saçlarım, geniş paçalı kadife pantolonlarım, yuvarlak gözlüklerim, portakaldan değil hakiki memelerim, jean olmasa da el örgüsü çantalarım oldu. Okula gittim, bir sürü kitabım oldu. Ders çalıştığım odanın lambası gece geç vakitlere kadar yandı.

Sevgilim de oldu. Elimden tutan, beni çok seven. O benzemeye çalıştığım kızların döneminde yeşil parka giymiş, uzun saçlarını arkadan bağlamış. O kızların elinden tutmuş.

Bugün o kızlardan, erkeklerden hayatta kalanlar, fırtınası dinmiş, sakin bir hayat yaşıyorlar. O günlerde üniformalılara “Bilmiyorum,” diyenler, hala hiçbir şey bilmiyorlar.

O tarif ettiğim kızları ve erkekleri seviyorum hala. Sevdiğim, sadece onların görüntüleri değilmiş, sonradan anladım. ınançları, inatları, mücadeleleri, direnme güçleri, kararlılıklarıymış küçük aklımda hayranlık yaratan.

Ve aslında bugün bu coğrafyayı biraz olsun aydınlatmış olan, onların yürüdükleri yollar, yedikleri coplar, karakollarda altında bekledikleri lambalar, kurdukları yasak cümlelermiş.

Bugünlerde kızlar geniş paçalı kadife pantolonlar, apartman topuklu çizmeler giyip, kollarına jean’den bozma çantalar takmıyor. Erkekler yeşil parkalarını çıkardı, artık saçlarını uzatıp arkadan bağlamıyor.

Direnecek bir şey mi kalmadı, yoksa direnecek kimse mi?

Eskiye duyulan bir özlem değil bu sözler. Kim ister imkansızlıklara, gözyaşlarına geri dönmeyi, bu kadar acı tecrübe biriktirmişken?

Ama hala değiştirilmesi, karşısında durulması gereken bir şeyler varken de şekli, araçları değişse de. Mücadele gerekli.

Hayır, kimseyi galeyana getirmeye çalışmıyorum. Önce iğneyi kendime batırıyorum. “şikayetlerimin, mutsuzluklarımın nedenlerinin karşısında duracak gücü bulabilmeliyim kendimde,” diyorum.

Kiremit rengi kadife pantolonlar, uzun saçlar, yeşil parkalar, jean’den bozma çantalarla değil tabii.

Bir dönemin ruhu o dönemin giysileriyle yakalanamıyor.

BİR CEVAP BIRAK

three × one =