Eskişehir’de Beethoven Gecesi

Eskişehir’de Beethoven Gecesi

0
PAYLAŞ

Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası’nın nisan ayı ilk konseri de, Beethoven’e ayrılmıştı. İsimde, “Beethoven Akşamı Konseri.” Salon yine tam dolu ve yanlarda yer bulamayan öğrenciler oturarak izliyorlar.

Bu konserde orkestrayı, orkestranın genel müzik yönetmeni ve şefi, Murat SÜMER yönetiyordu. 90’lı yıllardan bu yana konservatuar ve orkestrada çeşitli görevleri yürütüyor. İlk kez şef olarak tanıma ve izleme olanağını buldum.

Konserin ilk bölümünde, Beethoven’in “Üçlü Konçerto”su programa alınmıştı. Piyano, Keman ve Viyolonsel. Piyano ve Keman’da ULUCAN kardeşleri de ilk kez dinledim.Viyolonsel’de Ozan TUNCA’yı ise geçtiğimiz günlerde, yine Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi’nin Yunus Emre Kampüsünde, Sinema Anadolu da, “ÇELLİSTANBUL” grubu içinde konserini izlemiştim.

Piyano, keman ve viyolonsel üçlüsü olarak, konserleri daha önce oldumu bilmiyorum. Orkestra ile üçlü uyum içinde, Beethoven’i Eskişehir’e getirmiş oldular.

Bulgaristan’ın Sümen şehrinde doğan, 1989 da ailecek Türkiye’ye gelmek zorunda kalan ULUCAN kardeşler, müzik yaşamlarını ülkemizde ve ülkemiz temsilcisi olarak sürdürüyorlar. Piyano’da Birsen ULUCAN üçlü içinde, piyanonu tuşlari üzerinde parmaklarıyla adeta dansediyordu. Keman da Özcan ULUCAN ise, sempatik tavırları ile seyirci ile daha konser başlarken diyaloğu kurmuştu. Ozan TUNCA, Viyolonseli ile bir gözü piyano ve şefde, diğer gözü ile keman da, uyumun adeta otokontolünüde yapar gibiydi.

Güzel bir şarkıyı, üç ayrı dilde söyler gibi, ya da güzel bir şarkıyı üç enstrümanla paylaşarak aktarıyorlardı. Orkestra bir koro gibi, tınıları ile bu şarkının coşkusunu paylaşıyordu.

Sanatçılar, izleyicilerin yoğun alkışlarını bis yaparak selamladılar.

Orkestra programın ikinci bölümünde ise yine Beethoven’in, bu kez 5.Senfonisi’ni seslendirdiler. “Kader” olarak da adlandırılan, çok bilinen ve seslendirilen bu senfoninin coşkusu, izleyicilerlerin coşkusunu da arttırınca, iki saate yaklaşan Beethoven gecesi çoşku ile sahenede ve salonda bitti. Aslında konserden çıkanlar, havanın soğukluğuna rağmen, evlerinde oturup, dizi seyretme yerine, seçimlerini bu yönde kullanarak, Beethoven ile buluşmuş oldular.

Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası, nisan da bir, mayısda da iki konser ile sezonu tamamlamış olacak. Bu yıl içinde bir başka konserlerini de izleyerek, burada sizlerle paylaşmaya çalışmıştım.

Karamsar havayı yinelemek istememekle birlikte, konser salonlarının arttırılıp, orkestraların çoğalmasını beklerken, Devletin, yetişmiş ve yetişcecek sanatçıları adeta yok sayarak, bu kurumları geliştirme yerine, giderek kapatmayı düşünmesinde ki mantığı bulmak doğrusu çok zor.

Konserden çıkınca insan bunları da düşünmeden edemiyor.

Yeni açılan bir dizi üniversite içinde, böyle güzel salonları olan, bu salonlarda her hafta değişik bir çok etkinlikler düzenleyen, kaç üiversitemiz var. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin geçmişine baktığımızda, daha üniversite oluşumunun başında bunlar düşünülmüş, programa alınımış ve de gerçekleştirilmiş. Bu güne ulaşmasında, gelişiminde emeği geçen herkese içtenlikle teşekkürler.

Dileriz başka üniversiteler de, böylesi gelişimleri görüp, geliştirme yolunda adım atarlar ve üniversitelerimizde bu tür etkinlikler artar.

Nisan ayının ortalarına gelirken, soğuk bir nisan gecesinde bizlere Beethoven ile sıcaklığı sağlayanları düşünerek, çok uzaklardan selam göndererek yazıyı sonlandırmak istiyorum.

İran’lı sanatçı Azam Ali, Türkiye’ye ilk geldiğinde, Babylon’da ki konserinde, “kendi dilimde bu şarkılarımı ülkemde söyleyemiyorum” diye yakınmıştı.

İRAN’da bu nisan akşamında, SHİRAZ’da ülkemizdeki bu gelişimi düşünürken, bu renklerin, seslerin ve tınıların eksik olmamasını, baharın mayısın güzelliğini yaşayarak, güzel haziran günlerine ulaşılmasını diliyorum.

_____________________________

İRAN, SHİRAZ. 13 Nisan 2015. Pazartesi. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK