Eskişehir’de yaşananlar gazete sayfalarına düştü!

Eskişehir müftülüğü bir iş adamın desteği ile cemaate ‘Kutlu Doğum Haftası’ nedeni ile etli pilav dağıtmış. Her dağıtımda olduğu gibi bunda da izdiham olmuş. Sıraya girenler ve sırayı bozanlar her dağıtımda olmaktadır. Olacağı biline biline bir merkezden yapılan dağıtımlar eksik olmaz. İhtiyacı olana gidileceğine, ihtiyaç sahipleri ayağa çağrılır. Ayağa çağrıldığı zaman ise elbette basında duyurulur. Hayır için yapılanlar bile gözler önünde yapılır ki ‘reklamın iyisi kötüsü olmaz’ bir kez daha kanıtlanır.

Hayır amacıyla yapılan yardımlar için değişik kurumlar kullanmaktan çekinmeyenler, en sonunda dini de açık açık kullanmaya başladılar. Her türlü kurum kullanılırken içler rahattır, çünkü bugüne kadar yapılan işlerin hesabı sorulmamıştır.

‘İslam dininde doğum günleri olmaz, kutsal gün yoktur’ gibi açıklamalar yapan Diyanet İşleri Başkanlığı bu hükümetin iktidarı ile birlikte her türlü kutlamaya bir kılıf uydurmuştur. İslam dünyasında olmayan bir çok kutlama bize özgü kutlanmaya başlanmıştır. Bize özgü bir dini anlayış mı yaratılıyor? Din yoksa yeniden mi biçimleniyor?

Dinler arası hoşgörü yaratılırken, var olan dinin özellikleri dönüştürülüp, hoşgörü içinde olduğunuz anlayışa mı benzemeye çalışıyor? Kutlama başlandı madem, bu kutsal doğum gününe uygun olarak çamları süsleyelim, kırmızı beyaz kıyafetler giyelim, fenerler oluşturalım sokaklarda. Bu güne kadar inanılan tüm sözleri ve ritüelleri yok sayalım, sözleri kendi çıkarımıza uygun biçimlendirelim, değişmeyeceğini kabul ettiğimiz kutsal sözleri öyle yorumlayalım ki, kendi çıkarımıza uygun olsun, yolumuza ‘fener’ olsun!

Valilikler yardım yapar, kaymakamlıklar sosyal hizmet kurumlarının imkanlarını atayanların lehine kullanır oldu. Fırsat eşitliği, devletin kimseyi ayırmadan hizmet gönderme anlayışı yerlere düştü. Devletin hizmet götürmediği alanlar ise kendilerine yakın vakıflara teslim edilmiştir. Teslim edilen anlayış değildir, bu ülkenin en alt tabakasını oluşturan fakir insanlardır. Gün geçtikçe fakirlik arttığına göre, demektir ki daha çok kişinin kapı kulu olma özelliği artıyor demektir. Bu yardımlar, kişileri kapı kulluğuna hazırlamak içindir. Kapı kulu hep muhtaç olarak yaşayacaktır ve vicdanını rahatlatmak için kendisine yardım edeni hep başında tutacaktır.

Seçim öncesi yardım kasalarını açan valilikler, seçim sonrası neden yardımları bir anda durdurdular? Valilerin beyaz eşya dağıtmasını bekliyorum, yeni evlenenlere ev yardımı yapılmasını istiyorum. Madem devlet yardıma başladı, çocuğu olanın bir yıllık masrafını devlet tarafından karşılanmasını arzuluyorum. Sosyal devlet kavramımızı güçlendirmek zorundayız. Bu yardımlar bir siyasi anlayış ve partinin amaçları doğrultusunda ve ihtiyaç duyduğunda yapılmamalıdır. Yardımlar sürekli ve kesintisiz olmalıdır. İhtiyaç ortadan kalkana kadar yardım sürmelidir.

Valilikler ve kaymakamlıklar dışında şimdi müftülüklerde yarımlara başlamış durumdalar. Bu adını aldığım tüm kurumlar merkezi yönetime bağlıdırlar. Merkeze bağlı olmayan, belediye denetiminde olanların yaptıkları ise yine haber kanallarına yansıyan izdiham görüntüleri gözler önündedir.

Günümüzde yarımlar birer silah olarak kullanılmaya başlamıştır. Bu silahın geri tepme olasılığı vardır ama genelde amacı yönünde işlev gördüğünü kabul etmek zorundayız.

Eskişehir’de yapılan yardımın haberi gazete sayfalarına düşmüştür neden Eskişehir? Seçimde kaybettikleri yerlerde bir anda yardımlar neden öne çıkmıştır? Tunceli valiliği neden yardımları durdurdu, her türlü eleştiriye karşın yardımdan vazgeçmeyenler, kararlın yolları kapattığı zamanlarda sırtlarda beyaz eşya taşıyanlar, bahar günün güneşi altında neden yardımları durdurmuştur? Bahar güneşi yarımları mı eritmiştir?
Yardımlar arttığında seçimler yaklaşıyor mu diye düşünmemiz gereklidir? Yardımlar kamuoyuna verilen başka mesajları mı içermektedir?


—————————
http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.