Esnaf kan ağlıyor

Gazete, şikâyete aracıdır.

Bizim gazetelerde çıkan şikâyetlerin haber hâli, Esnaf kan ağlıyor, piyasalar bıçak gibi kesildi, türünden kalıplaşmış lakırdı olur.

Gazeteye iktisat muhabiri olmak, arada bir esnafın ağzını bıçak açmıyor diye haber yazmayı gerektirir.

Şu sıralarda Amerikan basını Meksika sınırındaki esnaf üzerine Çarliston yapıyor…

Teksas Eyaleti’yle Meksika sınırı arasında 350 km.karelik yere sıkışmış, İznik Gölü’nden azıcık büyük, Falcon-Şahin Gölü kıyısındaki turizm ve balıkçılık üzerine iş yapan Amerikalı esnaf bir süredir sinek avlıyordu. Siftahsız kalan esnafı nasıl kurtarırız diye durumu dert edinenlerin karşısına Meksika Mafyası çıkıyordu.

Hem Teksas yerel hükümetinin, hem Federal Hükümet-Washington’ın çabasıyla, şu günlerde yaz dönemine umutla girileceğinden iş yerlerinde bir kıpırtı bile başladı.

Birkaç yıldır ortada görünmeyen Amerikalı amatör balıkçılar, su sporcuları, gezi-yarış teknesine meraklılar ve turistler tekrar rezervasyon kuyruğuna girdi.

35 metre derinliği olan göl üzerinde kayık gezdirip olta sallandırmak için sıraya girenlerin artık Meksika Mafyası ve haydutlarından korkusu kalmamış olmalıydı. Şahin Gölü eski şöhretine kavuşsun diye lüks oteller müşteri çekmek için özel tarifeye başladı.

Evet, Şahin Gölü’nün baş belası, Meksika tarafından gelen bandido-haydutlardır.

Amerikan sınır güvenliğini ihlal eden Meksikalı Bandido’ları gölün ortasında kovalayan süratli Sahil Güvenlik Tekneleri gece gündüz dolaşa dursun, elbette turizm, balıkçılık düşüş gösterecekti.
Şahin Gölünde uzun zamandır asayiş bozucu tatsızlıklar yaşandıysa da, bu işlerin ayyuka çıkması 2010 yılının Ekim ayına denk düşer. Tiffany ve David Hartley adlı karı-koca, tatil-su sporu için geldikleri gölde, jetski-su kayağı motoru kiralayıp dolaşırken haydutlara yakalandı.

Sürat motoruyla yaklaşan haydutlar ateş açıp David’i vurmuştu; karısına isabet ettiremediler. Suya düşen kocasını tekrar su-motoru üzerine çekmeye çalışan 29 yaşındaki Tiffany bunda başarılı olamayınca, zavallı adamı orada bırakıp can derdine kapılmış, kendi kullandığı jetski’yle olay yerinden kaçabilmişti.

İfadesine bakılırsa, bandido’lar kurşun sıkarken o iyice eğilip tamsiper olmuştu.

Olay yerine gelen gölün Kuzey kıyısındaki Amerikan Şerifi, polis ve dalgıçları ne kadar çaba gösterdiyse de maktulün cesedine ulaşılamadı.
David’in cesedi hâlen bulunmuş değildir.

Olaydan müteesir olan, Güney kıyıdaki, Meksika’nın Zapata kasabasına ait polis de aramaya katılmıştır.

Bandido’ların Amerikalı turist teknelerine baskın yapıp ne bulursa aldıkları, tacizde bulundukları, bu arada birkaç kez kadınlara yönelik tecavüz olayı yaşandığı Amerikan tarafınca Meksika’ya duyuruluyor, acil tedbir isteniyordu. Meksika polisi öğle uykusuna yatıp Siesta’sını uzatmış olmalıydı ki o taraftan ses gelmiyordu.

Teksas’ın bu bölgesindeki Milli Parklar ve Doğal Alanlar yönetiminden sorumlu Yüzbaşı Fernando Cervantes, ki Hispanik asıllı Amerikalıdır, cinayetle sonlanan saldırıya rağmen gölün şöhretini ayaklar altına düşürmemek üzere, ¨Şahin Gölü sorunsuzdur, korkmadan gelebilirsiniz!¨ diye konuşacak, fakat onu kimse tınmayacaktı. O günden sonra göl ıssız kaldı, Amerikalı esnaf kepenk kapattı.

ABD tarafı, cinayeti işleyen Bandido yakalanmadan, Amerikan kamuoyunun göle tekrar gelmiyeceğini anlamış bulunuyordu. Meksika polisiyle iyi geçinildi, onlara yardım edildi, suçlu araştırıldı. Aslında suçlu Meksika’nın uyuşturucu-eroin/kokain sektörüydü, ama şimdi meseleyi dallandırıp budaklandırmamak gerekiyor, sadeleştirmek icap ediyordu.

İki sene süren araştırma geçenlerde netice verdi: La Ardilla-Sincap lakabıyla bilinen, gerçekten de bir sincap kadar minyon-minyatür bir adam olan Salvador Alfonso Martinez saklandığı yerde kıskıvrak yakalandı. Tüm zanlılar gibi, ¨Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar!¨ vaziyetinde olup önce suçunu itiraf etti, ama mahkemede ifadesini değiştirdi.

Amerikan FBI destekli Meksika mahkemeleri, nihayetinde, katil bücür sincabı başka suçlarını öne çıkarıp kodese tıktı. Hemen hatırlatalım ki bu bücürü kıyaslamak isteyen olursa, bilmelidir; Klasik Hollywood filmi, İyi-Kötü-Çirkin’de Meksikalı karakter olan Haydut TUCO, bücür sincabın eline su dökemez, o kadar mâsumdur.

Sincap Martinez Amerikalı turisti su üzerinde hazır oradan geçerken eli boş dönmesin ve keyif olsun diye öldürmüştü, ama asıl mesleği Meksika’nın kokain çetesi adına insan kasaplığı yapmaktı; elinde hayatını kaybedenlerin sayısı yüzü aşıyordu. Cinayetleri bir bir ortaya çıktı.

Bu soğukkanlı katilin yakalanması üzerine Falcon Gölü’nde yuvalanmış olup Amerikan tarafına kokain sevk eden uyuşturucu çetelerinin kolu kanadı birden kırılacaktı. Gölün, beş para etmez üçbuçuk bandidoya teslim olmadığını göstermek üzere uyuşturucu çetelerine baskınlar düzenlendi. Birçok zanlı yakalandı, esnaf rahatladı.

Hatırlanacağı gibi, bir süre evvel, Meksika’nın uyuşturucu baronu El Chapo Guzman da yakalanmıştı. Gazetelerde yer alan fotoğraflarına bakılırsa, sanki bunca suçu işleyen, azmettiren şuncacık bir zavallı adam olamazmış gibi hisler bırakacak kadar süklüm püklüm vaziyette, iki polisin arasında cezaevini boylamıştır.

Henüz davası görülmüş değildir. Davasının görülmesi epeyi zaman alacaktır; dosyası kabarıktır. Fakat Mafyabaşı yakalanınca esnafa bir güven gelmiş, derhal kepenkler yağlanmıştır.

Ne ki, her şeye karşın, balık avlarken insan iskeletinin oltaya sık sık takıldığı bu gölün dibi karanlıktır. Üstelik Amerikan tarafında kurulu Baraj yüzünden sular yükselince birkaç köy, bazı kiliseler heyûla gibi sırıtıp yarısı bulanık su içinde, üst tarafı havadar vaziyette kalmıştır. Korkunçluğuna rağmen göle bu yaz gidecek Amerikalı turistlere göz kulak olmak üzere ekstradan polis ataması yapılmaktadır.

Bütün bunlar, esnaf kan ağlamasın diyedir.

_______________________

msenol34@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − one =