Etik metik…

Etik metik…

0
PAYLAŞ

Vejeteryan takılsak isabet alma riski artıyor. Türeme yorumcu ekranda ahkam kesiyor, beynimiz et kesiyor… Birilerine “ et ithal et, et ki, etik et yensin, etiket düşsün…” dediler, büyükbaşlar, küpe nakliyle Moldova dolaylarından antihijyen bilimum büyükbaşı itekliyorlar piyasaya… Etiğin içine ettik. Beslenmemiz tuhaf, besiciler besinden muaf…
Kahraman bakkal köy yumurtasıyla vuramıyor süper marketleri… Şehirli köyü özlüyor, köylü şehri gözlüyor. Fındıkçının fındık kadar beyni kalmadı, çaycılar demsiz, “helal et” deniyor, helalleşemiyoruz… Kepekli ekmekler kepekten nasibini almamış, beyaz un kepek yapıyor… Ne dayatılsa yiyoruz, bünye ve bütçe dayanaksız…
Trafik trajik, kilitli yolda şuurla araba sürmek, piyasaya şuursuz araba sürmekle ironik. Hangi dünyaya haldır haldır çocuk yapıldığı ve hangi yollara, günde kaç arabanın katıldığı ise trajikomik… Üretim kaşık ucuyla, üremek padişah macunuyla… Eksoz gazlarıyla zehirli partiküller attırıp nefesimizi kesiyorlar… Ama partiler kül bırakmıyor atarken… Mutlu azınlık Türkbükü partilerinde, yoksul çoğunluk parti parti göçmekte umut peşinde… Çoğulcu demokrasi mutlu azınlığa gebe… Büyükbaşların hortumculuğu out, küçükbaşların pipetçiliği in. Fesat hin, cümbürcemaat cin, varsa yoksa kin… Hınç her zaman dinç…
Parklar arazi olunca, arazi otoları parkediyor kaldırım taşlarında… Yayalar otobanda… Otoyollar döşeniyor bir tarafımıza… Sol şerit tıkalı, sağ şerit beraber yürüyor bölünmüş yolda… Yolsuzluktan bıktık, yolunu bulanlar yoluyorlar bizi, başka yolumuz yok… Gıda kavşaklarımızı yavşaklar tutmuş. Çığlar kayıyor çığlıklardan… Çiyler yağıyor çiğliklerin üstüne… Dümen suyuna girmişler, dümen çeviriyorlar… Donduk kaldık… donumuzu da aldılar. Gelecek geriye dönük, gencimiz donuk, döngümüz dönek.
Bir tarafta cep telefonlarından emdiğimiz radyasyonun haddi hesabı yok, diğer yandan cebimizdeki emisyonun ne yana kaydığını sormak haddimiz değil… Sağılmak, sağlığımızı sağlam bırakmadı… Devlet, tasarrufu emeklinin sağlık harcamalarından yapıyor, vergi kaçağının % 70’ini ise bilinen 70 kaçakçı şaapıyor bildik bileli… Sağlıkta bile adalet yok… Cebi şişkin olan damarlarını şişirtmeye ABD’ye gidiyor, halkın geçim damarları tıkalı, ar damarı çatlak… Parasız ölüme mahkum, gömleklik kefen ateş pahası. Ateş, kalan tek element. Yaşamda barınmak için topu topu 4 element gerekirken, havamız, suyumuz, toprağımız zehirleniyor, 3’ünün biri bile haram, geriye tek ateş kalıyor, yanıyoruz…
İçinizi karartmam hoş değil ama, yatsıya kadar yanan mumlar loş, tünelin ucundaki ışık boş, aydınlarımız liboş… Elini sallasan yarı aydına çarpıyor, zifir cirit atıyor, cirit sırtımızdan, tirit ekmeğimizden dem vuruyor. Densizler demli, düzen düzenbaz, sorumlular sorumsuz… Ekolojik dengeler ekonomik sisteme kurban. Kurbanlıklar angus, dokumuza ters… Ama kurban edilmeye tepkililer en azından… Bu bize ders…
Beşinci element sevgi pek sevilmiyor buralarda. Sevgisiz fesat, saygısız kesat ve görgüsüz hasat, gerine gerine birbirine volta atıyor, biz geriliyoruz… Geleceğimiz gerilime teşne… Kökümüz kayıp, budağımız göze batıyor, dikili ağacımız kalmadı, ağaca bakmaktan ormanı ıskalayan çevrecinin daniskası, nevrimizi patiskayla kundaklıyor. Ormanlar kundaklanıyor, yeşillikler paralanmış, para yeşil, mülk yeşillerde. Birbirimizin hakkına yeşilleniyoruz. Nefis tıknefes…
Vasıfsız nüfusun artışı tabanları patlatıyor, taban poliüretanlı, ayağı yere basan taban yabana atılıyor… Ücretsiz tedavi için sağlık ocaklarına başvuruyoruz, başımızı duvarlara vurduğumuz için sağlığımız bozuluyor kuyruklarda… Duvar duyarsız, reçete acı, katkı payları katığımızdan kıstırıyor… kıstırılmışız, pıstırılmışız, az az dayıyorlar, dayanıyoruz. Ademoğlu kör ama badem gözlü, yukarı tükürsek çerez bıyık, aşağı tükürsek teres sakal… Sanat tükürük hokkası. Kimse tükürdüğünü yalamıyor. Yutkunuyoruz, yutturuyorlar, yutuluyoruz…
Kanallar ucuzladı, magazin kanalizasyon… Banallikler sanal değil, ilişkiler yanal… Yamuk adamlar çalıp çırpıp prim alıyorlar, düz adamlar prim veriyorlar yamukluğa… Düstur destur, düzensizlik düzen, kuralsızlık kural, namussuzluk namus ölçüsü… Ahlaksızlar ahlak ahkamı üfürüyorlar kavallarından… Halk meliyor, hak yeniyor… Otlar suni çim döşüyorlar döşümüze… İthal tohumlu nifak ekiyorlar çamurlu tarlalara ki hasatı bol olsun suni gübrelenmiş hıyarların… Yatırımlar gani… Bizi de yatırdılar, yatalak olduk… Avdık, avanak olduk… Yalakalık falakalık…
Yardım sünnet, rüşvet farz, cehalet vacip… İcazet mahalle bakkalında yok, ithal alınıyor… Minnetle, himmet nimet olmuş, hikmet kadro dışı, zimmet serbest… Mütecavizi korumak hukuka taciz, doğru olan aciz, tecavüz affa haiz… Rant caiz, haram olan faiz… Erdem hacizlik… Hukuk guguk, kadı ola davacı… İdareye dair daireler arpalık, arpa ambarında gözü olanlar muhteris toklar. Açlar tevekkülle mutlu, tatminsizlikle tatmin… Masturbasyon muhtelif… Düzen düzüyor, düz duran düzülüyor. Yanlı yorum ucuz, aklı selim ateş pahası… İtibarsızlık muteber, iktidarsızlık muktedir, mağduriyet müzmin, mağdur mağrur değil… Suni tatlandırıcılar GDO’lu, siyaset gdo dolu…
Soru sormak sorun… Hesap sormak hesaplı değil. İhaleler hediye, KOBİ’nin sermayesi kediye, TOKİ eksi bakiye. Şike pike yapmış, futbolun yeri adliye… Kamu vicdanı üç mecidiye… Burda doğduk, ne diye?
Tencere yuvarlanıyor, kapağını buluyor. Türkiye haliyle gurur duyuyor…

PAYLAŞ
Önceki makaleİnadına özgürlük…
Sonraki makaleTeşvik primi

BİR CEVAP BIRAK