Çetin Emeç’e mektuplar… (IX)

Sevgili Emeç,
Hiç bir şey senin bıraktığın gibi değil.
Olmaması doğal.
Ama yerinde bile saymıyor bu ülke.
Devamlı geriye gidiyor.
Geriye götürmeye çalışanlar sadece dinciler, mürteciler değil.
Laikler de…
Liberaller de…
Yani ulusalcılar ve ikinci cumhuriyetciler.
Herkes birbirine girmiş durumda.
Türkiye kendisiyle, geçmişteki hatalarıyla yüzleşemiyor.
Evet, darbeler dönemi kapandı deniyor.
Avrupa Birliğine yaklaşıyoruz sanırken, yine durakladık, hatta gerilere düştük.
Avrupa’daki eski komünist ülkeler AB’ye girdi, biz ise birbirimize giriyoruz.

Anayasa değişikliğini yapamıyoruz.
Senin zamanında askeri anayasaya karşı verdiğin mücadeleyi hatırlıyorum da…
Yürürlükteki faşist anayasa yetmiş yedi yerinden delindi, değiştirildi ancak hala sivilleşemedik.

“Benim gazetem ne yapıyor?” diye sormadan edemezssin.
Hemen anlatayım.
Senin bıraktığın koltukta aynı kişi oturuyor.
Yapıştı mübarek.
Boşuna yapışmadı ama.
Patronu ne kadar Karun olduysa, o da kendi çapında Karun gibi.
Kadrolaşması kuşe…
Habercilikte nanay.

Gazeteler iki ayrı kampta değil, yedi sekiz kampa ayrıldı.

Aydın Doğan ve tekelindeki medya ve TV’ler, sivil Anayasaya karşılar.
Avrupa’ya doğru gitmekte olan treninin devrilmesine yol açacak haberler yazarak yoluna mayın döşüyorlar.

Son yedi yıl içinde, üç ayrı darbe teşebbüsünün ortaya çıkmasına sessiz kaldılar.
İçerdeki çetelere kayıtsızlar.
Ergenekon iddianamesini şaka sanıyorlar.

Özetle  iktidarın her icraatına karşılar.
Aslında yedi yıldır iktidar erkini kullanan RTE ve kadrolarının icraatsızlığı ortada.
Fakirlere makarna-kömür dağıtmaktan başka birşey yaptıkları yok.
Bir de başlarında Deniz Feneri adlı bir yolsuzluk dosyası var ki evlere şenlik.

Ama senin çalıştığın gazeten ve her köşesini işgal etmiş eski tüfek yazarların muhalefeti işe yaramıyor.

Oysa sen tek bir yazarla hükümetleri sarsan yayın politikası izlerdin.
Şimdi dönüşümlü yazar sayısı nerdeyse 100 (yazı ile yüz) oldu, etki sıfır.
Ükenin başbakanı da  bir yandan seçim meydanlarında bağırıyor “Bu gazeteleri evinize sokmayın” diye.
İyi mi?

İşte son durumun özeti bu sevgili Emeç.
(devam edecek)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 − 7 =