ETİYOPYA’DAN… Hristiyanlığın merkezinde paskalya

Afrika’nın Petra’sı olarak da bilinen Lalibela ve kaya oyma mezarları Etiyopya’nın mutlaka görülmesi gereken yerlerinden. Kent 16. yüzyıldan beri turistlerin odak noktası olmasına karşın hálá modern gelişmeden çok uzak.

Aslında Lalibela bir hac merkezi. Ortaçağ kiliselerinin arasında karanlık geçitlerinde ve tünellerde her an karşınıza kendi giysileri içinde rahipler çıkabilir. Siz gezerken gizli mezar odalarından gelen ilahi sesleri ve tütsü kokuları size eşlik edebilir. Lalibela sadece Afrika için değil, tüm Hıristiyan dünyası için çok önemli bir dinsel tarihi merkez.
Etiyopya’da önemli yerlerden biri de Aksum. Her taraftan fışkıran sarayları, dikilitaşı, yeraltı mezarları ve yazıtları ile Aksum, Büyük Aksum Krallığı’nın bir parçasıydı.

Kuzey Etiyopya, Hıristiyanlığın son 1.500 yılına ilişkin çok değişik, son derece ilginç örnek kiliseler sunuyor, muhteşem güzel göllerin, akarsuların, çavlanların yanı sıra. Güney Etiyopya ise bambu evli Dorzeleri, çömlek tabaklarla dudak büyüten Mursileri, boyalı vücutları ve erotik dansları ile Karoları, Bureleri, Konsoları, göçebe Homer, Bena halkları ile son derece ilginç. Timkat, Fasika ve Meskal festivalleri ülkenin değişik yerlerine apayrı bir renk.

Etiyopya’da en önemli tarihi yerler: Lalibela kaya oyma kiliseleri, Simien Ulusal Parkı, Gonder Kale Sarayı, Avaş Aşağı Vadisi, Tiya dikili taşları, Omo Aşağı Vadisi ve Aksum Piramitleri…

***

Geçen hafta Etiyopya’da kutlanan Paskalya Festivali’ni sizlerla paylaşmak istiyorum…

Etiyopya’da 29 Nisan- 2 Mayıs tarihleri arasında “Fassika” diye adlandırılan Paskalya Festivali kutlanıyor.

Bu festival Hz. isa’nın çarmıha gerildikten sonra yükselişinin kutlanmasıdır. Paskalyadan önceki pazar günü (Hosaina) kutsal haftanın başlangıcıdır. Hz. İsa’nın eşşek üzerinde Kudus’ e gidişinin hikayesidir…

Etiyopya’lılar palmiye yapraklarından tasarlanmış taçları başlarına takarlar. Bu palmiye yaptakları Hz. İsa’nın yolculuğunu temsil etmektedir. Paskalya öncesi bir perhiz yapıyorlar. Elli altı günlük süren perhiz sırasında Etiyopyalı hıristiyanlar; et, süt, yumurta, tereyağ, yoğurt ve peynir yemekten kaçınıyorlar. Paskalyanın arefesinin akşamı bir kutlama yemeği  hazırlanarak bu perhiz sonlanıyor. Geleneksel beyaz ‘Yabesha Libs’  (Yabesha Kurtuluş) denilen beyaz kıyafetlerini giyiyorlar.

Perhiz sonrası, Paskalya cuması kiliseye giderek, kutlamalar başlıyor. Kilisede 101 defa yukarı aşağı hareket ederek, dua ediyorlar. Asıl dini tören ise, Kilisede cumartesi akşamı müzik ve dans eşliğinde yapılıyor. Sabah üçde  herkes evine dönerek, sembolik olarak tavuk yiyiyorlar. Kısa bir dinlenmeden sonra Paskalya pazarında koyun kesiyorlar. Bütün festival boyunca Dabo denilen ekşi ekmekten yiyiyorlar. Evlerine gelen ziyaretçilere de bu ekmeği ikram ediyorlar.

Paskalya sabahı bir papaz veya evin reisi bu ekmeği dua okur. Ekmeğin kesilmesiyle birlikte Paskalya festivali başlar. Ortodoks kilisesine göre ölüm doğumdan daha önemli. Etiyopya’da kutlanan Paskalya Festivali diger festivallerden daha önemli.

Etiyopya da Hıristiyanlık ve  Ortodoks inançları çok önemli. Etiyopya halkı İ.S. 4. yüzyılda Aksum Kralı Ezana ile Hıristiyanlığı kabul etmiş. Ermeniler’den sonra ya da onlarla birlikte Hıristiyanlığı resmen kabul eden ikinci halk olmuştur.

Etiyopya Hıristiyanlığında çok özel bir farklılık var. Bu öykü şöyle başlar. Etiyopya’yı, hem de Yemen’i Etiyopya’daki başkent Aksum’dan yöneten Seba Melikesi Belkıs, bir gün Musevi Kralı Hz. Süleyman’ı (İ.Ö. 961-22) Kudüs’te ziyaret eder. Değişik mitolojik öğelerle örülü bir gece birlikte olurlar. Seba Melikesi’nin döndükten sonra bir oğlu olur. Oğluna  İbn-el Melik aismini verir. İbn-el Melik daha sonra Etiyopya’da Süleyman Hanedanı’nı kuracak I. Menelik olarak bilinecektir.

Menelik 22 yaşındayken babasını görmeye gider ve üç yıl onun yanında kalır. Dönmeye karar verir.  Dönmesine karşı çıkanlara Hz. Süleyman ‘12 kabileden her biri Menelik’in yanına bin kişi verecek’ der. Bu arada Menelik’le birlikte Etiyopya’ya gidecek hahambaşının oğlu Azariah Menelik’e Kudüs’teki özgün 10 Emir Sandığı’nı ya da Tevrat Sandığı’nı yanlarında götürmelerini önererek, götürürler. Hz. Süleyman bu durumu gizler.

Etiyopya açısından çok önemli sonuçlar doğurur. Bu sandık Aksum’daki Sion Meryem’i Kilisesi’nde olduğu söylenmektedir. Etiyopya’daki kiliselerde ‘kutsalın kutsalı’ olan bölümünde bu sandığın bir kopyası yer almakta. Etiyopya halkının geleneklerinde Musevi kültürünün kalıtımlarına yer alıyor; sünnet (kız ve erkek), takvim, cumartesi tatili, tapınağa girerken temizlik gelenekleri gibi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

seven − 2 =