ETİYOPYA’DAN… Kahvenin vatanında kahve keyfi

ETİYOPYA’DAN… Kahvenin vatanında kahve keyfi

0
PAYLAŞ

Gönül ne kahve ister ne kahvehane,
gönül sohbet ister, kahve bahane…

Sözleriyle hayatımızda doyumsuz bir tat ve bir keyif veren, telvesiyle fallar bakılan kahvenin öyküsü…

Birçok dilde adıyla ve tadıyla vazgeçilmez tat kahvedir. İngilizce Coffee, Fransızca cafe, Almanca Kaffe, Macarca Kave diye adlandırılır.

Kahve kelimesi, Arapça’da  “kahwa”dan gelmektedir. Ayrıca Etiyopya’nın güney doğusunda Kaffa bölgesinde yetiştirildiğinden isminin buradan da geldiği söylenmektedir.

Kahvenın anavatanı Etiyopya’dır. Etiyopya’nın kahvesi ilk kokulu kahvesidir. Güney Etiyopya’nın yüksek yaylalarında yetişir. 8’nci yy’da Etiyopyalı halk kahve taneciklerinle besleniyordu. Kahveden çeşitli yemekler  yaparlarmış.Kahve taneciklerini önce kavurup, un haline getirdikten sonra su ve yağla yoğurarak hamur elde edip ekmek yaparlarmış. Başka bir çeşitte; kahve tanecikleri toz haline getirildikten sonra bir tür ezmesi yapılarak ekmek üstüne sürülüp yendiğide bilinmektedir. Birde kızartılmış ve ezilmiş kahve meyvelerini yağ ile karıştırıp üstüne tuz ekerek beslenmelerini sağlıyorlarmış.  Buradan da tüm dünyaya yayılarak, vazgeçilmez içeceğimiz olmuştur.

Bilinen bir efsaneye göre Etiyopya’da Kaldı adındaki çoban; bir gece ay ışığında keçilerinin yeşil ve kırmızı meyveleri yediklerini sonra da dans etmeye başladıklarını görmüş. Daha sonra köyün imamına anlatmış. Bu meyveleri toplayıp, kurutup sonra da suyun içinde ısıtıp içmeye başlamışlar.Arap tacirler bu içeceği keşfedmiş ve ülkelerine götürmüşler.

Kahveyi Avrupaya ilk tanıtan kişi Prospero Alpinus adlı botanikçidir. Avrupada il kahve içme alışkanlığı Venedik olmuştur. Daha sonra İtalya’ya büyük bir tatla yaygınlaşmıştır.1669’da Türk Elçisi Süleyman Ağa tarafından kahve Paris’e tanıtılmıştır.İstanbul’da Tahtakale’de 1554-1555 yıllarında iki arap kökenli tüccar tarafından ilk kahvehane açılmıştır. Hollandalılar, İngilizler ve Fransızlar arasında kahve rekabeti hızla başlamış ve günümüzde de devam etmektedir.

Güney Amerikaya çalıştırılmak üzere onbinlerce afrikalı köle götürülmüştür. Ve bu kölelerin bir kısmı yolda, bir kısmıda feci şekilde ölmüşlerdir. Sömürgecilik hareketlerinin başlamasıyla kahve ‘de yaygınlaşmaya başlamıştır. Fildişi sahili, Gine gibi ülkelerde kahve ekim yerleri oluşturuldu. Bu ithal kahve hiçbir zaman Afrika kahvesinin değerine ulaşamadı.

Birçok dönemden geçmesine rağmen kahve ve kahve çeşitleri bugünkü vazgeçilmez içeceğimiz olmuştur.

GELENEKSEL KAHVE SEROMONİSİ…

Etiyopya’da kahve vazgeçilmez içeceklerden birisi. Kahve geleneksel seromoni eşliğinde dikkatlice sunulmaktadır.Güzel Etiyopya’lı genç kızlar; özenle örülmüş saçlarıyla ve Etiyopya’ya özel geleneksel kıyafetleriyle gözümüze daha da güzeller. Kahveyi en iyi tatla pişirmekte büyük hünerleri… Abanoz ağacının gövdesinden oyularak yapılan özel tabureler ve sehpalar üzerinde kahve seromonisi başlıyor.

Yeşil kahve taneceiklerini mangal üstündeki saçın üzerinde bir maşa yardımıyla ağır ağır karıştırarak kavuruyorlar.Yavaş yavaş kahvenin hoş kokusunu hissetmeye başlıyorsunuz. Bu aroma sizi rahatlatıyor. kahve kavurma işlemi yapılırken mangal ateşinin korunda ‘ETAN isminde yine Etiyopya’ya özel koku veren taş tütsümekte…..
Bu hoş koku kahve aromasıyla birleştiğinde hoş bir seda oluşmakta…

Kahve kavrulduktan sonra siyah rengi alır. Bu kavrulmuş kahve tanecikleri bir havanda dövülerek toz haline getiriliyor. Siyah renkte, topraktan yapılmış, dar ağızlı çömleğe su ile bu toz karışımı karıştırılarak yavaş yavaş demleme süresi başlıyor.10-15 dakika demleme süresi sürüyor. Özel kulpsuz kahve fincanlarına dökülerek, genellikle yanında patlamış mısır ve kavrulmuş kahve tanecikleriyle sunulmakta.

Etiyopya kahvesini içtiğinizde kahvenin anavatanında olduğunuzu hoş bir sedayla yudumluyorsunuz…

KAHVE ve KAHVE AĞACI HAKKINDA…

Kahve çekirdeği, yeryüzünün bilinen en eski bitkilerindendir.

Yetiştiği yöreye göre adlandırılır. Yetiştiği yöreye özel bir tada ve aromaya sahip… Kahve ağacı 7-8 metre uzunluğunda bir bitkidir.  Yoğun tarımın yapıldığı ekim alanlarında, ağacın çok uzamasına izin verilmeyip, 2 metreye ulaştığında budanır. Koyu yeşil yapraklar gövdeye kısa saplarla bağlanıyor. Yasemin kokusundaki çiçeği 10-15’li gruplar halinde açıyor, ama birkaç saat sonra soluyor. Kahve meyvesinin olgunlaşması 8-10 ay sürmektedir. Bu zaman içerisinde, meyvenin rengi önce yeşilden sarıya, sonra da kırmızıya dönüyor. Meyveler iyice parlak bir kırmızı renge ulaştığı zaman toplanıyor.

Kahve, pratik ve kolay yetişen bir bitki. Ağaç, ekildikten 3-4 yıl sonra meyve vermeye başlıyor. Her ağaç, yılda yaklaşık 2.000 meyve üretiyor. Her meyvenin içinde, bir çift kahve tanesi ya da bazen “peaberry” denilen tek kahve tanesi bulunuyor. 2.000 meyveden, yaklaşık 500 gram ağırlığında tane elde ediliyor. Bir kahve ağacının ömrü ise 30-40 yıl…

Genellikle bir tropikal iklim bitkisi olan kahve, ekvatorun bol yağış alan, ortalama sıcaklığın 18-24 derece arasında oynadığı ve don olayının hiç görülmediği yerde yetişiyor. 600-1.200 metre yüksekliklerde bile kahve bitkisine rastlanmaktadır.Yeşil kahve tanelerıinde sabit yağ ve kafein alkaloit oranı yüzde 0,8 – 2,5’dır. Kafeinin uyarıcı bir etkisi vardır.

BİR CEVAP BIRAK

one × four =