Evet için kurban edilen Boğaçay’da kuşlar yas tutu!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya kent merkezinde kalan son doğal sulak alan olan Konyaaltı’ndaki Boğaçay’ın sahile yakın ve ‘görünen’ kısmı, referanduma üç gün kala imar rantı beklentilerine karşılık yaratmak amacıyla iş makineleriyle kazınarak tahrip edildi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, DSİ 13. Bölge Müdürü Hayrullah Coşkun’u da yanına alarak Boğaçay Projesinin startını verdiklerini duyurdu. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere hükümetin ve ilgili bakanlıkların bu projeyi desteklediği mesajını veren Türel, henüz açıklanmış somut bir proje olmamasına rağmen binlerce kuşun üreme mevsiminde Boğaçay’ın tahrip edilmesini müjde olarak duyurdu. Yaklaşık 2 ay süreceği açıklanan çalışmaların sürdüğü alanda biriken yüzlerce kuşun kaybettikleri yavruları ve yaşam alanlarına yas tutar gibi birbirine sığınarak iş makinelerinin çalışmasını izlemesi görenleri şaşırttı. Bir hafta öncesine kadar kuş seslerinin yankılandığı Boğaçay’ın sahile yakın kısmında şimdi ölüm sessizliğini bozan iş makinelerinin sesleri yükseliyor…
 
ÇILGIN PROJE ŞOVU YÜZÜNDEN KUŞLARIN YAŞAM ALANI YOK EDİLDİ
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in “Boğaçayı Projesi’nin startını veriyoruz”açıklamasıyla yeniden gündeme gelen kentin son sulak alanı Boğaçay’da günlerdir süren kazıma ve tanzim işlemi binlerce kuşu üreme mevsiminde yuvasız bıraktı. Referandum öncesinde bölgede yaratılan emlak rantı beklentisini canlı tutmak amacıyla “Çılgın Proje” şovu yapan Türel, DSİ Bölge Müdürü Hayrullah Coşkun ile birlikte Boğaçay’ındaki çalışmaları inceledi ve Boğaçayı Projesi’ni bu çalışmayla birlikte başlattıklarını açıkladı.
 
DSİ BOĞAÇAYI PROJESİNİ DİLLENDİRMEDİ
Ancak Türel’in aksine DSİ Genel Müdürlüğü’nün resmi sitesinde yer verilen paylaşımda Boğaçayı Projesi’nden hiç söz edilmezken, yapılan uygulamanın taşkın koruma amacını taşıdığı belirtildi. DSİ yetkililerinin açıklamasında Boğaçayı Projesi’nden söz edilmemesi de dikkat çekiyor.
 
AV. MUSTAFA ŞAHİN: ‘NE YAZIK Kİ KENTİMİZ EMİN ELLERDE DEĞİL’
Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Antalya Kent İzleme Platformu’ndan Av. Mustafa Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in geçtiğimiz yıl Boğaçayı içerisine marina yapmaktan vazgeçildiğini açıkladığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı, Boğaçayı Projesini Anayasa referandumu bağlamında tekrar gündeme getirmiş ve ‘Evet’ oyu propagandasına malzeme yapmış. Bu kez, denizin 750 metre Boğaçayı’nın içine alınacağından söz edilmektedir. Oysa Boğaçayı Projesi Menderes Türel’in bir hayal taciri olduğunu ortaya koyan projenin adı olarak çoktan tarihe geçti. Bilimsellikten uzak, planlama ilklerine aykırı, rant ve yapılaşma odaklı Boğaçayı Projesi, her türlü yap boz girişimlerine karşın bir hüsran projesi olarak anılacak. Çeşit çeşit çizdirdiği dere yatağındaki marinalı resimlerini çöpe atmak zorunda kalan Menderes Türel’in hala bu projeden medet umması, Antalya’nın duyarlı çevrelerinin foyasını meydana çıkardığı bu hayal ürünü proje üzerinden, sağa sola çamur atarak ‘Evet’ oylarına katkı sunacağını sanması, resmi kuruluşların dere yatağı çalışmalarını proje çalışması gibi yansıtması, inanılması zor açıklamalar ama bütün bunlardan çıkan sonuç; ne yazık ki kentimiz emin ellerde değil.”
 
YAŞAM ALANLARI YOK EDİLEN MARTILAR ADETA YAS TUTTU
Referandum için propaganda malzemesi haline getirilen çalışmalar sürerken Boğaçayı çevresini yaşam alanı olarak seçen yüzlerce martının iş makinelerinin kazıdığı alanda bir araya gelerek adeta yas tutması görenlerin ilgisini çekti. Yaklaşık 120 kuş türüne ev sahipliği yapan Boğaçayı, Akdeniz Martıları’nın da son sığınaklarından biriydi. Gazeteci Mehmet Çınar, Aralık 2016’da Boğaçayı’nda adeta gösteri uçuşu yapan martıları böyle görüntülemişti.
Fotoğraflar: Mehmet Çınar, H. Çağlar İnce, Yusuf Yavuz
Önceki haberİNGİLTERE… Referandum rejim krizini çözmeyecektir.
Sonraki haberTİSK’in Genel Kurulu’nun ardından
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five + 2 =