Evrene yazık olmasın !

Evrene yazık olmasın !

0
PAYLAŞ

Uzayda sığınılacak yeni yaşam alanlarının kurucusu olacak insan numuneleri olarak, orada üreme ve çoğalma göreviyle Mars’a göç edecek bu temsilci grup, o kolonide yeni yaşam alanları geliştirilecek ve soyumuzu uzayda sürdüreceklermiş. Tabi o zamana kadar buralarda barınılabilirse…

Mars’ta din savaşları olmasın diye Müslüman götürmeyi düşünmüyorlarmış. Yeni kuşaklar için yeni yaşam alanları açarken, din davasına yeni savaş alanları yaratmamak ve uzayı da dünyevi ve insani kötülüklere bulaştırmamak adına ilk bakışta doğru bir düşünce gibi görünmekle beraber, kendisinden başkasına yaşamı idame ettirme şansı tanımayan en faşizan dünyevi düşüncenin emperyalist yorumla evrenselleştirilmişi diye de yorumlayabiliriz bu mantığı. Oysa bu şovenizmin uzaya taşınması bile savaşa gebe ilkelliğin ve din faşizminin uzaya bulaştırılmasıdır. Dünya’yı bu ihtiraslar yüzünden göçertmedi mi egemenler?

Dünya’da dini ve din bezirganlarını kullanarak ırkçılığı körükleyenlerin, ülkeleri bölenlerin şu kutsal ! evrensel tasarruflarına bakın hele… Ne kadar ince düşünceliler !

Oysa, savaş dürtüsünü uzaya taşımamak için bu yetmez. İnsanlığın devamı göreviyle oraya giden o 100 kişilik grubun beyin loplarının tamamen silinmesi ve genetik kodlarının da sıfırdan restore edilmesi gerekir. Ayrıca Dünya ile bir daha asla, hiçbir surette temasları olmamalıdır ki şer bulaşmasın.

Amerika’nın, tarihi boyunca süren, “ böl yönet, beceremiyorsan saldır, dağıt, ez, 100 yıllık planlar yap, uygulamak için her yol mübahtır “ manifestosuna bir gem vurması lazım kolonileşme mantığını uzaya taşımadan önce. Göç edilecek gezegenlerde savaş istemiyorsa, birikmiş veballer dolusu utancı genetik tarihinden arındırması lazım.

Arınma için iç sorgulama gerek. Oraya gönderilecek 100 insan, sorgulanması gereken bir geçmişleri olduğunu bilerek giderlerse bir türlü, bilmeden giderlerse önlerinde ders alacakları bir geçmiş olmaması adına başka türlü… Soyumuzun devam etmesinin faydası var mı ki evrene?

Ontario’lara, Michigan’lara, Missisipi’lere dökülmüş kin, kan ve selin lekesi taşınır oralara… Katledilmiş elli milyon kızılderilinin acıları da gider onlarla beraber. Yüz milyon kara Afrikalı’nın vebali taşınır uzaya?

Çakma demokrasilere ödenen bedellerin faturası Mars’a rücu edilmez mi? Hallaç pamuğu gibi atarken Latin’i, 54’te Guatemala’da binlerce ölü, 62’de Nikaragua’daki kan gölü, 75’de Peru’ya bulaşan CIA dölü, Şili’de, Kolombiya’da yaratılan ihtiras çölü olmaz mı Mars’ın toprağı…

Pasifik’i pasifize etme metodları taşınmaz mı oraya da? Japon’a inme indirmek tepeden, Çin’i uyuşturmak ve bölmek, Vietnam’a tokat, şamarla geri tepen. Kore’de piyon oynatmak cepheden…

Ya yarattığı tepkiyle serpilen Saddamlar, Humeyniler ve türevleri? Pinochelerin Evrenlerin güdümlü görevleri… Serpilen şer tohumları, kederler, Güney Amerika’da kukla militerler, Ortadoğu’da molla rejimleri. Taşırsa oralara beslediği bölücü kesimleri ? Serpilirse vahşetin flu resimleri… Afgan’da halk hala sürerken sabanı, götürmeyecek mi eliyle yarattığı Taliban’ı?

Eğer uzaya savaş genleri taşınmak istenmiyorsa, seçmece Hare Krishna’ların, Mevlana’nın, Budha’nın, Büyük Şef Seatle’ın DNA’larından karışık genler yapılıp gönderilsin yeni açılacak uzay kolonilerine… Ya da 70’lerin çiçek çocukları gönderilsin en saflarından…

İnce elenip sık dokunulacak, ceremeli bir galaktik sınavdan geçirildikten ve karantinalarda yıllarca arındırıldıktan sonra…

İnsanoğluna veya günümüze ait hiçbir iz taşınmasın yukarılara… Şer burada kalsın, insan ve çevre katilleri burada kalsın batarken bu bataklık…

Hele günümüz Dünya’sından, sakın ha, kimse gönderilmesin, güden ve güdülen…

Yazık olur evrene…

BİR CEVAP BIRAK