Faşist Le Pen parsayı topluyor

İngiltere’de yayınlanan pazar gazetesi The Sunday Telegraph’ın Fransa’daki olaylara ilişkin haberinde, şiddetin aşırı sağın işine yaradığını öne sürdü. Gazete isyandan en çok
aşırı sağın önde gelen lideri Jean-Marie Le Pen olduğunu yorumunu yaptı.

Le Pen’in olaylar ardından binlerce kişinin partisi Milli Cephe’ye katılmak için başvurduğunu ileri sürdüğünü vurgulayan gazete, Le Pen tarafından vaaz edilen katı önlemlerin bir çoğunun geçen hafta içinde hükümet tarafından hayata geçirildiğini belirtti. Gazete, bir televizyon yöneticisinin, aşırı sağın eline koz vermemek için şiddet olaylarına ilişkin görüntülerin bir kısmını sansürlediği değerlendirmesini de yaptı.

Gazateye göre, Fransa’nın haber kanalı LCI’nın genel müdürü Jean-Claude Dassier Amsterdam’da düzenlenen bir konferansta “Fransa siyaset sağa kayıyor; yanan otomobil görüntüleri yüzünden, sağcı politikacıların yeniden yükselişe geçmesini istemiyorum” yorumunu yaptı.

Gazete 77 yaşındaki Le Pen’in halkı Paris’in ana meydanlarından birinde mitinge çağırdığını da ekledi. Gazeteye göre, Le Pen’in siyasi varisi olarak görülen 37 yaşındaki kızı Marine Le Pen de “Milli Cephe bu tür bir şiddetin uyarısını yirmi yıl önce yaptı; otuz yıl önce Fransız patronların ucuz emek ihtiyacını tatmin etmek için göçmen kabul etmek siyasi çılgınlıktı” yorumunu yaptı…

POLİS SİYASETÇİLERE KIZGIN

Pazar gazetesi The Sunday Telegraph, 16 gündür süren şiddet olayları ardından, Fransız polisinin Cumhurbaşkanı Chirac’a cephe almaya başladığını yazdı. Gazete polisin, siyasetçilerin çözemedikleri sorunların günah keçisi haline gelmekten şikayetçi olduğunu vurgulayarak, “Bazı polis memurlarının bir gence karşı aşırı şiddet kullandıkları gerekçesiyle haklarında işlem yapılması ardından, iki haftayı aşkın bir süre boyunca kundaklamalar, saldırılar ve isyanla mücadele eden polisin öfkesini dışa vurmaya başladı. Polis sendikası da, bir polis memurunun hapse atılıp, diğerlerinin kızağa çekilmesi kararını ‘anlaşılmaz ve kabul edilemez’ buldu” değerlendirmesini yaptı. 

Fransız devlet televizyonu geçtiğimiz pazartesi günü Paris’in bir banliyösünde iki polisin bir genci tekme tokat döverken 6 polisin de seyrettiği görüntülerini yayınlamıştı.

İSLAMLA İLGİSİ VAR MI?

The Observer’ın Avrupa editörü Jason Burke ise, ‘Fransa ve Müslüman efsanesi’ başlıklı yazısında, Fransa’daki olayların entegrasyon ve ilerlemeye karşı olanlar için adeta Tanrının lütfu olduğunu yazdı.

El Kaide üzerine geniş çaplı övgü alan bir kitabın da yazarın olan Jason Burke, Fransa’daki olayların İslam ile Batı arasında “medeniyetler çatışması” olduğu tezini savunanlar tarafından kullanılmak istendiğini belirtti.

The Observer yazarı, Fransa’daki olayları “Müslümanların Fransa devletine karşı ayaklanması” olarak yorumlayan bu kesimin, her şeyden önce, kimi dindar kimi değil, bir küsur milyar müslümanla, Arapları özdeşleştirme hatasını yaptıklarını söyledi. “Önce olgulara bakalım” diyen yazar, Fransız istihbarat servisi raporlarına göre, Fransa’da radikal islamcı grupların etkin olduğu kesimlerin geçtiğimiz haftalarda en sakin bölgeler arasında olduğunu belirtti.

Şiddet olaylarına katılanları “Müslüman” olarak adlandırmanın “gülünç” olduğunu yazan Jason Burke, çoğu üçüncü kuşak göçmenler olan bu kişilerin mümkün olduğunca batılı olduğunu ve sabah namazından ziyade rap müziği ve hafif uyuşturucularla ilgilendiklerini ileri sürdü. Burke, “Olaylara katılanların önemli bir bölümü siyah Afrikalı ve bunların da tümü müslüman değil. Şiddet olaylarına katılanların, amaçları Fransa devletini yıkmak değil bu devlet bünyesinde kendi paylarına düşeni almaktır. Bu kişilerin kendilerini bir kenara ittiğini düşündükleri ‘Cumhuriyet’ ile başka iletişim kanalı bulamadıklarından, ‘dumanla haberleşmek’ zorunda kaldılar…” yorumunu yaptı.

Fransa’daki şiddetin kökeninde islamın olduğu iddialarının da “ırkçılıktan başka bir şey olmadığını’ belirten yazar, Hristiyan dünyadaki köktendinci akımların özü itibarıyla islamcılarla benzer görüşler savunduklarına ve bunların da giderek güçlendiğine dikkat çekti.

OLAĞANÜSTÜ HAL’İ UZATMA ÇABASI

Hükümet, devam eden şiddet olayları nedeniyle bakanlar kuruluna verilen olağanüstü hal ilan etme yetkisini uzatmaya çalışıyor.

Hükümet sözcüsü Jean-François Cope, olağanüstü hal ilan etme yetkisinin 12 günden üç aya çıkarılmasına ilişkin bir yasa tasarısı hazırlandığını açıkladı. Fransa’da 1955 yılındaki Cezayir iç savaşı sırasında yürürlüğe giren yasadaki 12 günlük sürenin uzatılması için mutlaka parlamentonun onayı gerekiyor. Hükümet, şiddet olaylarının artmasının ardından, geçen Salı günü, valilere sokağa çıkma yasağı ilan etme yetkisi verebilmek için bu yasanın yürürlüğe sokulmasını kararlaştırmıştı.

8400 ARAÇ YAKILDI

Bu arada, şiddet olaylarının bir önceki güne oranla azaldığı bildirildi. Polis, ülke genelinde önceki gece 374, dün gece ise 284 aracın yakıldığını açıkladı. Lyon, Toulouse ve Strasbourg kentlerinde yoğunlaşan şiddet olayları nedeniyle yaklaşık 40 kentte küçük yaştakiler için gece yarısı sokağa çıkma yasağı devam ediyor.

Olayların başlama tarihi olan 27 Ekim’den bu yana ülke genelinde 8 bin 400 araç yakıldı. Olaylarla ilgili 2 bin 652 kişi gözaltına alınırken, mahkemede yargılanıp mahkum olanların sayısının 400 civarında olduğu belirtiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.