‘Faiz düşmezse mortgage başarılı olmaz’

Alptürk, Eskişehir Ticaret Odasında (ETO) verdiği “Tutsat Sistemi” konulu konferansta, tutsat için çok değişik tanımlamaların yapıldığını, tutsat sistemine sadece bir kredilendirme, faiz veya vadelendirme olayı olarak bakmamak gerektiğini kaydetti.


Tutsat sisteminin 200 sektörü etkileyen inşaat sektörünü barındırdığını ifade eden Alptürk, şöyle konuştu:


“Tutsat sistemi, konut piyasasından ayrı olarak düşünülemez. Tutsat sisteminin kalbi, değerlemedir. Gelecekte gayrimenkul değerlemesi çok büyük önem kazanacak. O kadar önem kazanacak ki kredinin verilmesinden ileride oluşturulacak emlak değer endeksinin dizayn edilmesine kadar pek çok aşamada gayrimenkul değerlemesi Türkiye’nin önündeki birinci konulardan birisi olacak.


Tutsat sayesinde Türkiye’deki düşük düzeyde bulunan sigorta bilinci ve sigorta sistemi hacmi büyüyecek.”


Alptürk, tutsatın en önemli konularından birinin yabancı sermaye boyutu olduğunu ifade ederken, “Türkiye’de tutsat sistemini kaldırabilecek bir sermaye birikimi yok. Bütün bankaları topladığımızda, bir Deustsch Bank etmiyor. Dolayısıyla bu sistemi taşımak için, Türkiye yabancı sermayeye muhtaç. BDDK kapısında izin almak isteyen 10’dan fazla yabancı banka olduğunu biliyorum. 10-15 banka izin aldı. Yabancı sermayeli bankaların, kuruluşların, Türkiye’deki tutsat kredileri pazarını ele geçirmek için piyasaya girmeye başladığını görüyoruz” dedi.


90 GÜNLÜK TERCİH BELİRLEME SÜRESİ


Alptürk, 5582 sayılı Yasanın 6 Mart 2007’de Resmi Gazetede yayınlandığını hatırlatırken, yayınlanma arefesinde 90 günlük sürenin ön görüldüğünü bildirdi. Daha önce konut kredisi alanlara 90 günlük süre tanındığını ifade eden Alptürk, şöyle devam etti: “90 günlük tercih belirleme süresi 5 Haziran 2007 tarihinde dolmaktadır. 6 Mart 2007 tarihinden önce konut kredisi alanlar tutsat sistemine geçmek istemiyorlarsa bu tarihe kadar kredi aldıkları yere dilekçe vermeleri gerekiyor. Sessiz kalmaları halinde otomatik olarak tutsat sistemine geçmiş gibi kabul edilecekler.”


Alptürk, bu sistemin yasalaşmasının temelinde, enflasyonun yüzde 10’un altına düşmesinin hükümeti cesaretlendirdiğini anlatırken, “İlelebet tek haneli enflasyonla yaşayacaksak mükemmel bir sonuca doğru gidebiliriz ama bunun garantisi yok. Yarın enflasyon belki ters tepebilir, yüzde 20’lere, 30’lara çıkabilir. O zaman bu sistemin uygulanma şansı çok zayıf. Halkın tutsata sıcak bakabilmesi için faizlerin yüzde 10-7’lere düşmesi lazım. İnsanların bankalarda 1 veya 2 yıl mevduat tutmaya başlaması lazım. Aksi takdirde tutsat başarılı olmaz” diye konuştu.


-“TUTSAT YOLUYLA ALINAN EVİN PRİM YAPMASI LAZIM”


Alptürk, tutsat yoluyla alınan evin prim yapması gerektiğini ifade ederken, şöyle devam etti: “Eğer prim yapmazsa sonuçta kaybedebilirsiniz. Tutsat kredisiyle alınan konutun prim yapması, son derece önemi bir konu. Tutsat kredisiyle konut almak isteyen kişinin, en az yüzde 25 peşinata sahip olma zorunluluğu var. Tutsat kredisiyle konut sahibi olmak isteyenler aslında orta veya alt gelir düzeyinde olması mümkün değil. Çünkü 100 milyarlık bir evi almak için en az 25 milyar lirası olması lazım kişinin. Ekonomik yapımıza bakıldığı zaman bu çoğu insan için önemli bir paradır. Kiradan en fazla sıkıntı çeken, kira yükünü en fazla hisseden kişilerin tutsat ilgi göstereceğini tahmin ediyoruz.”


“KONUT KREDİSİ FAİZLERİNDE DÜŞÜŞ BEKLİYORUZ”


Tutsatın sistem olarak tam anlamıyla yürütülmesi için 2008’in başlarını bulacağını anlatan Alptürk, şöyle konuştu:


“Tutsatın başarılı olması için enflasyonun yüzde 10, konut kredisi faizlerinin yüzde 1’in altında, on yıllar boyunca devam etmesi gerekir. Önümüzdeki dönemde konut kredisi faizlerinde düşüş bekliyoruz. Şu anda liste faizleri yüzde 1,54-1,55 gibi. Bunların kısa bir sürede 10 puan inmesini bekliyoruz. 1,45 seviyelerine gelebilir diye düşünüyoruz. Tabi biraz da seçimle ilgili. Geçen yılın başındaki gibi yüzde 1 seviyelerine bu yıl hemen gelemeyebiliriz.”


POTANSİYEL RİSK KONULARI


Tutsat sistemini uygulayan ülkelerin ekonomileri incelendiğinde, sistem başarılı şekilde uygulandığında yepyeni iş sahalarının açıldığına işaret eden Alptürk, tutsat sisteminin oturmasıyla birlikte inşaat sektöründe önemli dönüşümlerin gerçekleşeceğini bildirdi.


Deprem ve benzeri felaketler sonrasında sürekli gündeme gelen vasıfsız müteahhitlerin, bu sistemde inşaat sektöründe yer tutmasının oldukça zorlaşacağını anlatan Alptürk, şunları kaydetti: “Sistem bazı riskleri de barındırıyor. ABD Merkez Bankası’nın agresif reel faiz politikalarının etkileri, Avrupa Birliği müzakere sürecinde sorun yaşanması olasılığı, Orta Doğu’da politik ve askeri risklerin varlığı, sermaye piyasalarındaki Çin faktörü, deprem kuşağında yer alan Türkiye’nin riski, döviz kuru politikası ve likidite yönetiminin etkileri, sistemi etkileyecek.” Alptürk, tutsatla, gayrimenkul değerleme uzmanlığı ve tutsat brokerliği mesleklerinin yıldızının parlayacağını da belirtti.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.