Fakir dostu Jonas Hanwey…

Sade bir yaşam ve seyahate çıkar gibi ölüme hazırlanan bir İngiliz o…


Sabır ve gayretiyle İngiltere’yi İngiltere haline getirenlerden biri de Jonas Hanway’dir. Bu tür insanlar eserleriyle ölümsüzleşirler. Bazen o eserler, kağıt ve kalemle bazen fırça bazen de güçlü fikirlerle ortaya çıkar.


Portmouth’da bir işçi ailesinin çocuğu olarak 1712 de doğdu. Çocuk için çok değerli olan babası limanlarda ambar bekçisi olarak çalışan büyük Hanwey, beklenmedik bir anda öldü. Anne okul çağındaki çocuğu Londra’ya getirip, okula yerleştirdi.


Hanwey on yedi yaşındayken Lizbon’da bir tüccarın yanında çalışmaya başladı. Dürüst ve becerikliydi. İspanya’dan sonra tekrar Londra’ya döndü.


Hanwey Hazar sahillerinde İngiliz kumaşlarını tanıtıp onları satan bir İngiliz Ticaret evinde çalışmak üzere Petersburg’a gitti…


Özellikle İran onun müşterileriyle doluydu. 20 araba kumaş ile İran’a giderken gemide isyan çıktı, zar zor kurtuldu mallar yağma edildi. Hanwey’in o zorlu dönüşte aldığı ders, ‘asla umutsuzluğa kapılma’ oldu.


Bu olaydan sonra 5 yıl daha Rusya’da kaldı. Çok para kazandı. Kendisine bakmak ve sağlığına kavuşmak için İngiltere’ye döndü. Yaşamının geriye kalan zamanını insanlara yardıma adadı. Sade bir yaşam, bilgi ve deneyimlerini paylaşma arzusuyla yanan bir yürek taşıyordu.


İlk işi Londra’dan taşraya giden yolları yapmak oldu. Tüccarları, armatörleri bir araya getirdi. Onlara denizci yetiştirmeyi önerdi. Royal Exchange tüccarlarına tayfa yetiştirmek için bir dernek kurma fikrini kabul ettirdi. ‘The Marine Society’ Denizcilik Derneği kuruldu kendisi de başına geçti. 4787 kara işçisi ve beş binden fazla çocuk eğitilip, gemilere dağıtıldı.


‘Froundling Hospital’ ın sorunları da Hanwey’in ilgi alanındaydı. Islah edilmeliydi, çok kötü durumdaydı, kontrolsüzdü. Magdalen hastanesinde de hisse sahibi oldu. Henüz İngiltere’de ciddi anlamda; çocuklar, hastalar ve yoksullar için bir hayır kurumu yoktu.


Bütün İngiltere’yi dolaştı muhtaç insanların sorunlarını yerinde gördü. Nasıl düzeltebileceğini düşünürken, Hollanda’ya, Fransa’ya gitti. Neler yapıldığını tam beş yıl araştırarak kendi ülkesi için oralarda öğrendi.


Sonuç; ‘Fukara evleri’ nin kuruluşu oldu.Kanun çıkarılmasını sağladı. Sabahları tek tek fakir evlerini dolaşıyor, kayıtları kontrol ediyordu. Öğleden sonraları da Milletvekillerine gidiyor, kanunları güzelleştirmeye, yenilerini çıkarmaya çalışıyordu.


‘Çocukları yaşatma kanunu’ da onun çalışmasıyla gerçekleşti. Yıllar her canlı gibi Hanwey’i de; bitkin, yaşlı ve hasta etti. Ama o hastalığa bile yenilmek istemiyordu. Gücü kadar yardıma koştu. Bütün gün sokaklarda dolaşıp, zenci çocuklarının sorunlarıyla, ihtiyaçlarıyla ilgilendi. ‘Sunday Schools’ o an için, yorucu olmayan uygun bir işti.


Londra sokaklarında keçi gibi bir inatla şemsiyeyle dolaşarak İngilizleri şemsiye kullandırmaya zorlayan biriydi. İnanmakta zorlanabilirsiniz, ama Mr Hanwey otuz yıl şemsiyeyi ısrarla taşıdı. Sonunda, başardı, İngilizler şemsiye kullanmayı benimsediler.


YAZARIN DİĞER ÇALIŞMALARI İÇİN: www.filiztosyali.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.