Fazla kilolara ve çatlaklara veda

Necla Batum’u Ankaralılar tanır, İstanbullular daha yeni yeni tanımaya başlıyor. Ankara’daki Soprano Güzellik Merkezi’ni kapatıp İstanbul’a yerleşen Necla Batum, kendi geliştirdiği stiliyle diyet yaptırmadan zayıflatma konusunda iddialı. Bir başka iddialı olduğu alan da hemen her kadının sorunu olan çatlaklar. Kendi geliştirdiği stili ve özel ürünleriyle çatlak tedavisinde yüzde 80 başarılı olduğunu söylüyor. Bütün kadınları ilgilendirecek bu söyleşiyi Yazı İşleri Müdürümüz Birsen Altıner yaptı.

-Diyetsiz zayıflama yöntemi deyince akla bitkisel ya da kimyasal bazı haplar geliyor. Sizin yönteminiz bu değil. Siz vakum makinesini kendi stilinizde kullanarak zayıflattığınızı iddia ediyorsunuz? Nasıl zayıflattığınıza geleceğim ama önce sizi tanıyalım. Tekstil işiyle uğraşırken birden güzellik işine geçişinizin öyküsü nedir
-Çok kiloluydun ve kendimi tedavi etmek için bu işe başladım. 4 çocuk annesiyim. Üçüncü doğumumu 19 yıl önce yaptım. İkiz bebeklerim oldu. Hamileliğim çok zor geçti. Sürekli yattım ve tabii kilo aldım. 85 kiloyla doğuma girdim ama doğumdan sonra kilolarımı veremedim. 97 kiloya kadar çıktım. 100 kiloyu görmemek için tartılmayı bıraktım ama, 110 kiloya kadar çıkmışım. Kilolarımı vermek için çok uğraştım. Denemediğim yöntem kalmadı. Birçok güzellik salonuna gittim. Pasif jimnastikten mezoterapiye kadar birçok yöntemi denedim. Spor yaptım, diyet yaptım ama hiçbirinden kalıcı çözüm alamadım. Diyeti bıraktıktan sonra verdiğim kiloları birkaç kilo fazlasıyla geri aldım hep.

-Mutfak kültürünüzü değiştirmeyi düşünmediniz mi?
-Bu işlere başlayınca sonunda oraya gidiyorsunuz zaten. Ne zararlı, ne yararlı öğreniyorsunuz. Bende öğrendim ve mutfak kültürümü değiştirdim. Sağlıklı yemek yapmaya başladım. Damak tadına önem veren biri olduğum için zaman içinde hem sağlıklı hem lezzetli farklı tatlar geliştirdim ve bunları kitap haline getirdim. Aslında kitap yapmayı düşünmüyordum ama TV8 de halkla ilişkiler müdürü olarak çalışan bir arkadaşım “bu tarifler çok güzel ve özel, bunları kitap yapmalısın” diyerek bu işe önayak oldu. Örneğin sebzeli baklava tarifim vardı bir gün Erkan Tan yedi baklavamdan ve çok beğendi. Onların önerileriyle yemek tariflerimi kitap haline getirdim.

-Kitabınızın adı nedir?
– Lezzetli ve Sağlıklı Tatlar

-Yemek kültürünüzü değiştirdikten sonra zayıflamadınız mı?
-Biraz zayıfladım. 15 kilo kadar verdim ama ben bölgesel sorunlar yaşıyordum. Kilo versem de bölgesel sorunlarım devam ediyordu. Damar hastalıklarım vardı, varisten çok sıkıntı çekiyordum. İlk ameliyatta küçük damarları aldılar. İkinci ameliyatta büyük damarı çekerek aldılar. İki ameliyata rağmen varis sorunum çözülmedi ve üçüncü kez ameliyat dediler. Kabul etmedim ama çok da sıkıntı çekiyordum. Dolaşım bozukluğu ve şişmeler yaşıyordum. Sağ bacağım sol bacağa göre 4,5 cm daha kalındı. Çünkü çok şişiyordu. Bu şişmeler hem ağrılı oluyordu, hem de görüntü olarak beni çok rahatsız ediyordu. Ameliyatın çözüm olmadığını gördüğüm için ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Normalde kiloluydum ama şişmelerden dolayı daha da şişman gözüküyordum. Lenf damarlarımda problem vardı. Lenf damarlarım tıkanmıştı ve vücuttan toksinleri atamıyordum. Tedavi arayışlarına başladım. Sonra bir fuarda bu makineyle karşılaştım. Küçük bir makineydi ve kimse yüzüne bakmıyordu. Ben standa yapılan tanıtımı izledim. Aklım yattı ve yüzümde denettim. Yüzümün yarısında deneme yaptılar, ben diğer yarısıyla fark olduğunu gördüm ve makineyi aldım. Bir Alman firmasının ürünüydü bu makine. Önce eğitimini aldım. Sonra kendimde denedim ve sonuç aldığımı gördüm. Zamanla kendi stilimi geliştirdim ve bir yıl gibi bir süre sonunda bu halime geldim. Bu arada diyet falan yapmadım ama, zaten sağlıklı yemekler yapıyor ve yiyordum. Onlarda bir kısıtlamaya gitmedim.

-Örneğin neler yediniz ve neler yemediniz?
-Kızartma yasak, fast food yok. Sağlıklı beslenme kuralları içinde bunlar yok. Yağ yenecek, et de yenecek. Eti ızgarada pişirebilirsiniz. Yağı da sızma zeytinyağı olarak kullanmak lazım. Ben genellikle yemekleri pişirdikten sonra zeytinyağı koyuyorum yemeklere. Sebzeleri de çiğden pişiriyorum. Ya da kavurmuyorum. Karbonhidratların öğleden sonra tüketimini azaltmak lazım. Hiç değilse saat 15.00 den sonra yememek lazım. Eskiler “sabah kahvaltısı altın, öğle yemeği gümüş, akşam yemeği bakır” derlerdi. Bu kurala uymak lazım. Bir de yatmadan üç saat önce yemek olayını bitirmek lazım. Yatağa yattığımızda mide boş olmalı. Bu güzelliğimiz, genç kalmamız için de önemli. Saat 23.00 – 01.00 arasında büyüme hormonu salgılıyor vücut. Eğer mide boş olursa tabii. Bu hormon çocukları büyüten, erişkinleri de genç kılan bir hormon.

-Biraz evvel lenf damarı sorunu yaşadığınızı söylediniz, bunu nasıl anladınız?
-Genellikle selülütle lenf damarı sorunları birbirine karıştırılıyor. Selülit iki parmağınızla sıktığınız zaman ortaya çıkan portakal kabuğu görüntüsüdür. Eğer sıkmadığınız halde portakal kabuğu görüntünüz varsa bu lenf damarı sorundur. Benim ki lenf damarı sorunuydu. Bütün kanallarım tıkanmıştı. Elime mercimek ya da nohut gibi kabarcıklar geliyordu. Bütün bunlar lenf damarı sorunu demektir.

-Çok ilginç bir şey söylediniz. Bugüne kadar bilmediğimiz bir şey bu. Biz bugüne kadar elle sıkalım ya da sıkmayalım bütün portakal kabuğu görüntüsünü selülit olarak kabul ediyorduk. Selüliti aşamalandırıyorduk; birinci aşama, ikinci aşama, üçüncü aşama diye. Eğer ilk aşamadaysa selülitlerimiz tedavi edilebilir selülit diyorduk buna. Çok ileri aşamadaysa bunun yüzde yüz tedavi olmayacağına inanıyorduk.
-Hiç öyle değil. Bütün bu söylediğiniz aşamalardaki sorunlu bölgeyi tedavi edebiliyorum ben.

-Lenf damarlarının görevi nedir?
– Lenflerin görevi vücudu temizlemek. Lenfler için vücudu temizleyen bir mekanizma diyebiliriz. Hücrelerdeki toksinleri toplar ve lenf damarlarıyla boşaltım yapar. Eğer bu kanallar kapalı olursa boşaltım gerçekleşmez ve biz az yesek bile kilo alırız.

-Lenf kanalları neden tıkanır?
-Birçok şey etkili olabilir bunda. Örneğin çok stresli ve üzüntülü bir dönem geçirdiyseniz böbrek üstü bezleriniz kortizon hormonu yayar ve siz sanki kortizon kullanmış gibi etkilenirsiniz bu durumdan. Üzerine bir de tuzlu yerseniz şişmeniz ve kilo almanız kaçınılmazdır. Lenf kanallarını kimyasal topraklarda yetişen sebzeler ve meyveler de tıkar. Hormonlu besinler vücutta toksin birikimine yol açar. Bugün ette, sütte, yumurtada her şeyde hormon var. Sebze, meyvelerde de öyle. Meyveler ilaçlanıyor ve iki gün dalında bekletilmeden toplanıyor. Özellikle kiraz kurtlanmasın diye hemen toplanıyor. Kimyasal maddelerle ilaçlanan meyveleri yediğimizde toksin biriktiriyoruz ve bunlar zamanla lenf kanallarını tıkıyorlar. Ben bu sistemi uygularken vücuttaki kanserojen maddeleri de temizlemiş oluyorum. Toksinler temizleniyor, kanallarda biriken zehirli maddeler boşalıyor. Kanallar boşaldıktan sonra görevini yapabiliyor. Ben önce kanalları açıyorum sonra boşaltıyorum. Sonra yağları yok ediyorum. Bu işlemler yapıldıktan sonra yeseniz de kilo almıyorsunuz. En fazla bir iki kilo alıyorsun uz.

-Hiç mi diyet yaptırmıyorsunuz?
-İlk seanslar başladığı zaman dikkat etmek lazım. Bende dikkat ediyordum, Vücudum tedavi olduktan sonra dikkat etmiyorum ve almıyorum.

-Bu işlemler sırasında deformasyon oluyor mu?
-Kesinlikle olmuyor. Deformasyon varsa onu gideriyoruz biz. Dokuları güçlendiriyoruz, kasları güçlendiriyoruz, kılcal damarları besliyoruz.

-Vücudun her bölgesine uygulanabiliyor mu?
-Tepeden tırnağa her bölgeye uygulanabiliyor. Yüze, baş tepesine dahil. Başın tepesinden saç çıkardığını gördük. Yüz uygulamalarıyla da 20 yaş gençleştirebilirim bir insanı. Şişman yüzü küçültebiliyorum, küçültürken toparlayarak sıkılaştırıyorum. Göğüslerde de kullanılıyor ama mamografinin temiz olması koşuluyla. Kist, fibrokist olmayacak memede. Sırt bölgesinde çalışma yaptığım müşterilerim boyun ve bel ağrılarının azaldığını söylüyorlar.

-Şöyle sorayım size, en ileri aşamada selülit görüntüsüyle ve en az 20 kilo fazlasıyla gelen birini ne kadar sürede zayıflatıyor ve tedavi e diyorsunuz.
-Hastayı görmeden bir şey diyemem ama eğer çok tıkanıklık varsa, çok baskı görmüşse kanallar çalışmayacak duruma gelmişse en kötü durumda 7 – 8 ay gerekiyor. Bir – iki ayda ancak çalışır duruma geliyor. Bir – iki ayda yağları boşaltır duruma getiriyorum. Boşaltım noktaları tıkalı olabiliyor. Onu da ben balkondaki su giderinin tıkanmasına benzetiyorum. Süpürgeyle itiyorsun tekrar geri geliyor. Boşaltım noktalarının tıkanması boşaltım yapamaması demektir, kanallardaki birikmeleri atamıyor demektir.

-Siz kendinizde denedikten sonra salon açmaya mı karar verdiniz?
-Pek öyle olmadı. Bendeki sonucu gören yakınlarım kendilerinde de uygulamamı istediler. Bir – iki derken bu talepler onu – yirmiyi buldu. Bunun üzerine salon açmaya karar verdim.

-Ne zaman açtınız salonunuzu?
-2005 yılında açtım. 2009’da da İstanbul’a geldim.

-Aslen Ankaralı mısınız?
-Hayır ben hep İstanbul’da yaşadım. Çocukluğum, iş hayatım İstanbul’da geçti. Tayin nedeniyle Ankara’ya gitmiştik. O yüzden Soprana Güzellik Merkezi’ni Ankara’da açtım. Şimdi İstanbul’da The Green Park Otel Merter’deyim. Zaman içinde diğer Green Park otellerinde de şube açacağız.

-2005’ten beri formunuzu koruyorsunuz o zaman…
-Evet koruyorum. Diyet yapmıyorum ve kilo da almıyorum. Eğer çok yersem birkaç kilo alırsam hemen bir seans deniyorum kendimde ve aldığım kiloları veriyorum. Oysa eskiden az yesem bile kilo alıyordum. Şimdi almıyorum. Çünkü lenf damarlarım açıldı, dolaşım bozukluğum giderildi.

-Çatlak konusunda da son derece iddialı olduğunuzu söylüyorsunuz? Çatlak tedavisi bildiğim kadarıyla tam olarak yapılamıyor? Siz bu tedaviyi nasıl yapıyorsunuz?
-İkiz hamileliğimden sonra benim her tarafım çatlak içindeydi. Şimdi hiç yok. Artık çok rahat bikini giyebiliyorum. Yüzde yüz kendimi tedavi ettim ama müşterilerime yüzde 80 diyorum, çünkü garanticiyim. “Yapamadı” dedirtmek istemem kendime. Ameliyatla çatlaklar tedavi edilemiyor. Göbekte yedi kat deri var, yedi katın da yırtılmış olduğunu düşünün, neresini ameliyatla kesip düzelteceksiniz. Ben ameliyatsız 70 – 80 cm deriyi yok edebiliyorum. El becerisi ve özel ürünlerimle bir ay gibi bir zamanda yüzde 50’ye kadar iyileşme oluyor. Birkaç ay içinde de yüzde 80 tedavi oluyor çatlaklar.

-Artık İstanbullusunuz. İstanbullular size The Green Park Otel Merter’den mi ulaşacaklar.
-Evet, artık buralıyım. Ankara’da yeni müşteri almamıştım ve eski müşterilerimi de bitirdim. Kontrole gelmek isteyenleri buraya bekliyorum. Bursa’dan, Bolu’dan gelen müşterilerim var. Türkiye’nin her yerinden gelmek isteyen müşterilerim var. Green Park Otel, bana gelen müşterilere konaklamaları için çok özel indirimler yapıyor. Bana gelen müşteriler ayrıca otelin fitness salonundan, havuz, sauna, buhar banyosu ve hamamından yararlanabiliyor. Komple bir hizmet sunuyoruz.

Necla Batum’a ulaşmak isteyenler için
Adres: Nazım Erten Sokak No:134 Merter İstanbul
Telefon: 0212 5077373
GSM: 0555 5098696

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 − fourteen =