Federasyon, Konfederasyon ve Üniter devlet

PAYLAŞ

KIBRIS SORUNU BAĞLAMINDA
Federasyon, Konfederasyon ve Üniter devlet


Bu kavramlar, federasyon, konfederasyon ve üniter devlet kavramlarıdır.


KKTC’de siyasi partilerin ve parti liderlerinin de bu kavramları doğru algılaması ve hangisini ve niçin savunduklarını bilinçli olarak tercih etmeleri gerekir. Bu konuyu yazıya dökmemin nedeni, KKTC’deki bazı siyasi partilerin ve liderlerin bu kavramları çok iyi anlamamış gözükmeleri ve değişik zaman ve mekânlarda bunlardan herhangi birisini diğerinin yerine kullanmaları yanlışına sık sık düşmeleridir.


İki bağımsız devletin tek bir devlet çatısı altında birleşmesinin yolu, federasyondur. Konfederasyon türü bütünleşme ya da işbirliği girişimlerinde bağımsız devletler varlıklarını korumakta, bir ya da birden çok amacı başarmak amacıyla birden çok devlet aralarında sınırlı ya da geniş kapsamlı işbirliği ve kurumsallaşmaya gitmektedirler. Üniter devlet ise devletin bağımsız kimliğiyle egemenlik hakkını kendi başına ve diğer devletlerin iradesine bırakmadan kullanması durumu olup konfederasyonlarda da üniter devletlerin varlıklarını sürdürdükleri görülmektedir.


Federasyon oluşturmanın iki değişik yolu bulunabilir. İlk yol, ABD’de olduğu gibi, bağımsız devlet ya da devletçiklerin (eyaletlerin) bir araya gelerek kendi varlıklarını sona erdirmeleri ve yeni bir merkezi Hükümet yaratmalarıdır. Federasyonu yaratmanın diğer yönü, bir üniter devletin ülkeyi eyaletlere ayırması ve bu biçimde merkezi Hükümet eliyle federasyonun yaratılmasıdır. Bu federasyonlaşma biçimi, II. Dünya Savaşından sonra güçlü bir Almanya istemeyen ülkelerin baskısıyla Federal Almanya’da oluşturulmuştur. Federal Almanya, merkezi Hükümet-Landers’ler arasında güç paylaştırılması biçiminde federasyona dönüşmüş, daha sonra Doğu Almanya’yı da içine alarak coğrafi olarak genişlemiştir. Dikkat edilmesi gereken, Avrupa tipi federasyonlaşma örneği olan Almanya’da tek bir ulusal kimlik mevcuttur. Buna rağmen, İsviçre gibi bazı Avrupa ülkelerinde çok ulusal kimlikli, çok dilli ve çok dilli federasyon yapıları da oluşturulmuştur. 


Bu açıdan federasyon, siyasal iktidarın merkezi Hükümet ve otonom yerel siyasi birimler arasında paylaşıldığı bir coğrafi güç dağılımı biçimidir. Federasyon, tek bir devlet olup federasyonlarda merkezi Hükümet, egemen siyasal birime dönüşmektedir.


Konfederasyonlarda ise devletlerin bağımsız kimlikleri ve egemen varlıkları sürdürülmekte olup güvenlik, dış politikada ortak davranış ve ekonomik hedefler gibi bazı siyasi-ekonomik-toplumsal amaçları başarmak için yaratılmış çok uluslu bir uluslar arası örgütlenme yaratılmaktadır. Bugün Birleşmiş Milletler ya da eski Sovyetler Birliği’nden ayrılmış bağımsız ülkelerin oluşturduğu Bağımsız Devletler Topluluğu bir konfederasyon örneği olup, Almanya eski Dışişleri Bakanı J. Fischer gibilerinin savunduğu gibi, Avrupa Birliği’nin bile konfederasyonu aşan ve federasyona yakınlaşan bir siyasi kimliği olduğu görüşü egemendir. Fischer, zaman içinde AB’nin federasyona dönüşeceğini iddia etmektedir. Çünkü, AB kurumları, devletlerin egemenliklerini sınırlandıran kurumlar ve pratikler yaratmaya başlamıştır.


Üniter devlet ise, siyasal iktidarın merkezi Hükümet tarafından kullanıldığı, bütün karar alma ve politika oluşturma ve uygulama sürecinin merkezi Hükümetin denetiminde olduğu egemen devlet pratiklerine verilen isimdir. Bu nedenle, bugün için KKTC ve Türkiye gibi Yunanistan, Fransa, ABD gibi ülkeler, üniter devlet örnekleridir.


Federasyon, Konfederasyon ve Üniter devlet yapılanmalarının bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Böylece, Kıbrıs Türkleri ve KKTC’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimine vatandaşlık hakları uğruna devredilmesi ve federasyon söylemi kullanılarak azınlık durumuna düşürülmesi engellenebilecektir. KKTC’de bazı marjinal siyasi parti ve hareketlerin Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yamalanmayı içeren taleplerinin asla eşit ve adil bir çözüm girişimi olmayacağını anlamak açısından bu önemli kavramların iyi bilinmesinde yarar vardır. 
 

CEVAP VER