“Festivalimiz herkes için bir mevzidir”

“Festivalimiz herkes için bir mevzidir”

0
PAYLAŞ

Londra”da DAY-MER Kültür Sanat Festivali, giderek büyümeye, etkisini arttırmaya ve daha geniş kesimler tarafından sahiplenilmeye devam ediyor. Festivalin etkileri, hedefleri, geldiği yeri DAY-MER Başkanı Aslı Gül’le konuştuk.

– Evrensel: 26. kez Londralılar festivalinizde buluşuyor. Bir çok etkinlik yapıyorsunuz ve epey bir emek istiyor. Özellikle Londra’da yaşayan Türkiyeliler açısından DAY-MER Festivali ne anlama geliyor?
– Festivalimiz başta Türkiye kökenli göçmen toplumun, yerli ve diğer göçmen emekçilerin buluştuğu bir şölen diyebiliriz. İlk defa bir salon etkinliği ile 1990 yılında başlayan festivalimiz, 2.yılından itibaren parkda yapılmaya başlandı. Zamanla da toplumumuzun çeşitli ihtiyaçları doğrultusunda karşılık bulan etkinlikleri de ekleyerek bugünkü halini aldı. Çeyrek asırı aşan festivalimiz aynı zamanda Kuzey Londra’da devam eden en uzun soluklu festival olma özelliği taşıyor. Ücretsiz olmasıda bir diğer önemli özelliği. Aynı zamanda Festivalin programının başlamasından son etkinlik olan Park Şenliği’ne kadar broşürlerin dağıtımından, etkinliklerde görev almaya kadar muazzam bir emek söz konusu. Toplumumuz bu emeği görüyor. Bu nedenle Day-Mer Festivali’nin diğer festivallerden ve etkinliklerden farklı bir yere sahip olduğu insanlarımız tarafından belirtiliyor. On bini aşkın kişinin katılması da bunun göstergesi.

– Son yıllarda festivalinizde dikkat çeken bir özellik var. Bütün festivallerinizi bir çok sendika destekliyordu. Son iki yıldır Sendikalar Konfederasyonu (TUC) da destekleyor. İngiltere’deki bütün sendikalı işçilerin üye olduğu TUC’nin desteğini nasıl alabildiniz?
– Tabiki bundan Day-Mer’in İngiltere’deki gelişmelere yönelik çalışmasından bağımsız tutamayız. İngiltere’de özellikle, sosyal yardımlardaki kesintilere karşı mücadeleden savaş karşıtı politikalara, hak alma mücadelesinden greve çıkan emekçilerin desteklenmesine, yerel alandaki tasarruf politikalarına karşı mücadeleden ırkçılığa karşı mücadeleye kadar Day-Mer, bir çok alanda doğrudan işçi ve emekçilerin yanında mücadele ederek buralara geldi. Bu ülkedeki emek hareketinin bir parçası ve Türkiyeli göçmen emekçilerin bu mücadeleye katılmasında, aydınlatılmasında bir misyonu var. TUC’nin desteğini, sizin de belirttiğiniz gibi ilk olarak geçen sene almıştık. TUC Başkanı da Park Şenliğimizde bir konuşma yapmış, bir çok iş kollarındaki saldırılar ve sendikalı olmanın önemi ile ilgili stand açmışlardı. 26. Festival öncesi görüşmemizde de festivalimizden, kitleselliğinden ve sarfedilen emekten etkilendiklerini belirttiler. Bu sene tekrar bu desteği sundular. Dileğimiz, festivalimizin tamamen bir işçi festivali olarak, tüm emekçilerin festivaline dönüşür. Bunun çabası içinde de olacağız.

– Sadece sendikalar değil. Yerel örgütler ve Türkiyeli kurumlar da destekliyor. Değil mi?

– Evet. İngiliz sivil toplum örgütleri, sol partiler ve ilerici kesimler de destekliyor. Sadece park festivalinde değil, diğer etkinlerimize de katılarak destekliyorlar. Türkiyeli kurumlar da, festivalimizin yarattığı etki ve kapsayıcılığı nedeniyle desteklerini sunuyorlar. Festivalimiz, bizimle birlikte diğer alanlarda mücadele eden bütün kurumlara açıktır. Katılımların yanı sıra ciddi dayanışma ve destekler alıyoruz.

– Kültür sanat etkinliklerinizin yanı sıra çeşitli siyasi konuları da festivalinize taşıyorsunuz. Bunun sebebi ne?
– Kültür sanat, günlük gelişmelerden ve politikadan ayrı tutulamaz. Dolaylı olarak bir bağlantı var elbette. Yani, festivalimiz kültürel ve sanatsal anlamda bir çok etkinliği barındırırken, hem İngiltere’de, hem dünyada ve hem de Türkiye’deki bizleri etkileyen, ilgilendiren güncel siyasi gelişmeleri de paneller aracılığıyla işlemeye çalışıyor. Örneğin bu yıl, İngiltere, Türkiye ve Avrupa’da bazı ülkelerde seçimler ve bu seçimlerde halk güçlerinin, emekçilerin kazanımla çıktığı bir dönem. İşte bunu irdeleyen, bu gelişmelerin içinde solun durumunu tartışan bir panel gerçekleştiriyoruz. Ya da, Türkiye’de barajın aşılması, metal işçileri ve diğer sektördeki işçilerin direnişini de içine alan, Türkiye’den konuşmacıların da yer aldığı diğer bir panelimiz var. Kısacası kültürün ve sanatın o toplumun bir çok kesimini, emekçileri birleştirici rolünün yanı sıra, bizleri etkileyen siyasi gelişmeleri de tartışmak, bilince çıkarmak için paneller düzenliyoruz.

– Festivaliniz Londra’da yaşayan Türkiyelilerin hangi ihtiyacına cevap veriyor?
– Önceden de belirttiğim gibi, 1989 yılında bir salon etkinliğiyle başlayan festivalimiz, zamanla toplumumuzun bir çok kesiminin kültürel, sanatsal ve siyasal ihtiyaçlarına cevap verecek etkinlikleri de ekleyerek bugüne geldi. Çocuklarımızın ve gençlerimizin kendini ifade edebileceklerini, yeteneklerini sergileyip paylaşabilecekleri , eğlenebilecekleri bir mevzi oldu. Müzik dinletisi, çocuk tiyatrosu, çocuk ve gençlik şenliklerinin yanı sıra şiir, film, fotoğraf sergisi gibi çeşitli sanatsal etkinliklerle, bu alanlara ilgi duyan kesimlere de hitap etme özelliğini taşıyor festivalimiz. Aynı zamanda yukarda belirttiğimiz gibi güncel politik gelişmelere yönelik panellerimiz ve onbinleri aşkın insanın katılımıyla gerçekleşen park şenliğimizle bu çerçeve tamamlanmış oluyor.

– Sürekli üyelerinizin bu festivaldeki rollünden bahsediyorsunuz. Özellikle kadınlar ve gençler. Başka kurumların da kadın ve gençlik kolları var. DAY-MER’in özelliği ne? Neden üyeler bu kadar sahipleniyor?
– Üyelerimizin emeği, katkısı çok önemli. Düşünsesinize 200’ü aşkın üye ve dostlarımızla, özellikle park şenliği günü sabahın erken saatinden sonuna kadar hummalı bir çalışmayla, insan emeğiyle gerçekleşiyor. Tabiki festival öncesi hazırlıkda, festivalin diğer etkinliklerin gerçekleşmesinde de başta yönetim kurulumuz, kadın, gençlik ve kültür-sanat komisyonumuz ve semt gruplarımız bu çalışmanın beynini ve kalbini oluşturuyor. Burada da öne çıkan kadınlarımız ve gençlerimiz diyebiliriz. Örneğin; çocuklara yönelik üç etkinlikte ve gençlik etkinliklerimizin duyurusundan hazırlığına kadar herşeyi özellikle kadın ve gençlik gruplarımız tarafından örgütleniyor. Sadece bu etkinliklerde değil, festivalin genel anlamda duyurusundan diğer etkinliklerine, park şenliği alanının hazırlanmasından görev alınmasına kadar kadınlarımız ve gençlerimiz ön saflarda yer alıyor diyebiliriz. Ama kadını ve genci de dahil olmak üzere festivalimiz, asıl olarak üyelerimizin bu değere, emeğe sahip çıkması, sorumluluk almasıyla hareket etmesidir. Bu açıdan Day-Mer üyesi olmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorm.

– Festivalinizde bir çok insan görev alıyor. Üyesi olmayanların da olduğu söyleniyor. İsteyene görev viriyor musunuz? Gerçekten festivaliniz herkesin sahipleneceği bir festival mi? Herkese kapınız açık mı?
– Görev veriyoruz tabiki, yeter ki gelip bizden “şu alanda görev almak istiyorum, birşeyler yapmak istiyorum” desinler. Tabiki kapımız sadece festivalde değil tüm yıl boyunca açık. Ama festivalimize toplumumuzun ayrı bir önem verdiğini de bildiğimiz için, bu dönemde yardım etmek, sorumluluk almak isteyen insanlarımız artıyor. Kapımız hem festival boyunca, hem festival dışındaki diğer çalışmalarımızda her zaman açık.

– Bu yılki festivalinizde hangi mesajları vereceksiniz?
– Festivaliz artık herkesin festivali. Bütün yeteneklerin sergilendiği, konuların tartışıldığı, dayanışmai kaynaşlamın çıtasının yükseltildiği bir mevzi olsun istiyoruz. Sadece Türkiyeli emekçilerin değil, yerli emekçilerin ve diğer göçmen toplumların da bir bir mevzisi olmalı. Yerel müzik toplulukların, sanatçıların toplumlarımızla buluştuğu, çocuklarımızın ve gençlerimizin güzel anlar yaşadığı bir alan olmasını istiyoruz. Hep birlikte daha iyi festivaller için gücümüzü birleştirdiğimiz bir festival olmasını istiyoruz. Bu hedefler doğrultusunda epey bir yol katettik. Bunu daha da yükseltmek istiyoruz. Festivalimiz herkes için bir mevzidir.

Ayrıca, Mayıs ayında gerçekleşen genel seçimlerde Muhafazakar Parti tek başına iktidar oldu. Bu daha fazla saldırı, yoksulluk demek. Ama aynı zamanda tasarruf politikaları, saldırılara karşı da tepkilerin daha da artacağı, ve sokakların daha da hareketleneceği anlamına geliyor. Bizde bu mucadelenin içinde yer alma, örgütlenme, dünyanın diğer yerlerinde gerçekleşen mücadelelede bağını kurmanın mesajını vereceğiz.

BİR CEVAP BIRAK