Fethiye’de Evleri ‘HES’ Bastı!

Fethiye’de geçtiğimiz hafta su tutulmaya başlanan baraj gölünün suları köylülerin evlerini bastı, köylüler isyan etti. Göltaş Enerji AŞ’ne ait olduğu öğrenilen barajın suları evlerin yanısıra yollar ve tarım arazilerini de kapladı. Çocuklarının okula gidemediğini söyleyen köylüler, “buralar bizim ata yurdumuz, başka gidecek yerimiz yok” sözleriyle zararlarının bir an önce karşılanmasını istediler.
VERİLEN SÖZLER TUTULMADI
Fethiye- Antalya karayolu üzerinde bulunan Karabel mevkiinde, Göltaş Enerji AŞ. tarafından 2004 yılında yapımına başlanan ve bitme aşamasına gelen Eşen I hidroelektrik santralinde (HES) geçen hafta su tutulmaya başlandı. Ancak bölgedeki yollar, tarım arazileri ve evler baraj gölünün sularının altında kaldı. Evleri su altında kalan köylüler isyan ederek yetkilileri protesto ettiler. Su tutulmaya başlanan baraj gölü kıyısında önceki gün bir araya gelen köylüler, “şirket su tuttu köylü unutuldu, hükümet uyuma köylüyü unutma, köyümüzde HES istemiyoruz” şeklinde sloganlar atarak protesto ettiler. Yoğun sağanak yağmur ve rüzgâra rağmen yapılan basın açıklamasına köylülerin yanısıra muhtarlar ve Fethiye Saklıkent Koruma Platformu gönüllüleri katıldılar. Barajda su tutulmadan önce bölgeye yeni bir köprü yapılacağına ilişkin söz verildiğini ancak bu sözün tutulmadığını belirten köylüler, inşaatı yarım bırakılan köprünün yanına giderek tepkilerini gösterdiler.
‘BİZE BİLGİ VERİLMEDİ’
Sahil ve Yayla Patlangıç köyleriyle,Yayla Ceylan köyü muhtarları yaptıkları ortak basın açıklamasında, köy yolları ve arazilerinin yanısıra evlerinin de su altında kaldığı için mağdur olduklarını dile getirdiler. Barajının yapım aşamasında kendilerine bilgi verilmediğini ifade eden muhtarlar, barajda su tutulmaya başlanacağında durumdan haberdar edildiklerini belirttiler. Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) görevlilerinin, 14 Eylül 2010 tarihinde bölgeye gelerek köylülerle toplantılar yaptığını ve barajın suları altında kalacak olan arazilerin kamulaştırılacağı yönünde açıklama yaptıklarını belirten köylüler, ” bu yüzden en kısa sürede arazileri boşaltmamız gerektiğini söylediler. O sırada şirket yetkilileri de su altında kalacak ev, yol ve köprülerin yerine yenilerinin yapılacağını, kimseyi mağdur etmeyeceklerini belirttiler ve bu konuda söz verdiler” açıklamasında bulundular.
BAŞKA GİDECEK YERİMİZ YOK!
Kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmediğini belirten köylüler, ihtiyaç sahipleri için konut yapıldığını ancak su altında kalan tarlaların kamulaştırılma bedellerinin halen belirlenmediğini belirttiler. Kendilerine söz söz verildiği halde su altında kalan köy yollarının yerine yenisinin yapılmadığını dile getiren köylüler, bu nedenle çocuklarının okula gidemediğini vurguladılar. Sahil Patlangıç Mahallesi Muhtarı Ali Cabbar, Yayla Patlangıç Köyü Muhtarı Ramazan Balcı ve Yayla Ceylan Köyü Muhtarı Erol Ağçağıl imzasıyla yapılan ortak basın açıklamasında ayrıca şu görüşlere yer verildi: “Bugüne kadar köyümüze sahip çıkmayan, ancak şirket buraya baraj kuracağında köyümüzü hatırlayan yetkililere sesleniyoruz. Buralar bizim ata yurdumuz, başka gidecek yerimiz yok. Bu yüzden mağduriyetimizin hemen giderilmesini istiyoruz. Tarlalarımız yok pahasına kamulaştırılmasın. Yollarımız ve diğer ihtiyaçlarımız bir an önce karşılansın. Hakkımızı adalet içinde arayacağız ve kimseye çiğnetmeyeceğiz.”

Önceki haberAvusturya Aleviliği resmen tanıdı
Sonraki haberBilmek zorunda mıyım ?
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.