Fidel (26 Kasım 2016)

Dalgaların ritmi; başlangıç; sağ yöne doğru hafif kıvrım, devamında delişmen, öne doğru dik keskin yalpalama, sonrası kısa bir sakinlik ve büyük darbe, son vuruş.

Geçte olsa, doğada ki her şeyde olduğu gibi dalgaların devinimlerinde kıvrak ritim, kendi doğallığında sessizce akan, uyum olduğunu öğrendim. Doğa; kendi içinde, kafiyesini en mükemmelinden oturtan yaşayan bir şiir değil mi zaten. Hepimiz-kıyısından köşesinden- bu büyük şiirin bir dizesi, bir bileşeni olmuyor muyuz? Her yaşam; kısa bir şiir. Dizeler arasında koşturur ve gün gelir hüzün tadında ölürüz. Özet anlatımıyla;  her yaşantı kısa süren hüzün derlemesidir aslında.

Kazanılmış özgürlükleri, oluşturulmuş güzellikleri herkes bir şölen tadında yaşayabilir. İşin kolay kısmıdır bu. Zor olan; kaçımızın güzellikleri, özgürlükleri oluşturmak için savaştığı, bu uğurda, gözünü kırpmadan ölmeyi göze aldığıdır.

Bazı  insanlar, dünyayı; iyiden, adaletten yana değiştirmeye kararlı, haksızlıklara karşı mücadele etmeye, başkaldırmaya yeminli güzel insanlardır.. Ki onlar; hayali sapına kadar kuran romantik gerçekçilerdir.

Hepimizin gelip geçtiği bu dünyada kalıcı olanlar, o güzel insanlar değil midir?

Rüzgâr kimi gün karayel, kimi gün poyraza,  kimi gün en hırçınından lodosa dönse de, deniz yine de bilir işini,  bazen yüksek perdeden bazen kısık sesle okur şiirini. Ne fazla ne de eksik söyleyeceğini söyler. Anımsayalım, nasıldı dalgaların ritmi;  başlangıç; sağ yöne doğru hafif kıvrım,  devamında delişmen öne doğru dik keskin yalpalama, sonrası kısa bir sakinlik ve büyük darbe, son vuruş.

Sen ve yoldaşların; rüzgârla dalgaların o essiz uyumunu iliklerinizde hissederek mi yelken açmıştınız karanlık sulara? Alacakaranlıkta son kez sarılıp, gözlerinden öpmüş müydün sadece 11’i sağ kalan 82 yoldaşın?(1) Ben, yıllar sonrasından hepinizin gözlerinden teker teker öpüyorum.

İnsanlık var oldukça güzel insanlar denizlere özgürlük adına yelken açacak, özgürlüğün türküsünü mırıldanacak kuytu bataklık körfezlerde.

Beni de alır mısınız aranıza? Benim açık denizlere yelken açacağım teknem hiç olmadı. Azgın denizlerden hiç anlamam, rüzgârların yönünü bile bilmem, bir şey gelmez elimden……  Ne gam, hiçbir şey yapamasam da izin verirseniz güvertenin tahtalarını silerim.

Bizi de alın aranıza. Yıllar geçse de özgürlük özlemi hiç dinmedi içimizde. Esen rüzgârlara kapılıp, bilinmeyen kıyılara vurma, özgürlükleri yaşama, adalet isteği sönmedi. Maalesef; insan olmanın olmazsa olmazı çok doğal istemler insanlığın gündeminden hiç çıkmadı.

Sağ yöne doğru hafif kıvrım,  devamında delişmen öne doğru dik keskin yalpalama, sonrası kısa bir sakinlik ve büyük darbe, son vuruş.  Akan su damlaları: ‘tarih yavaş akar ama hep akar’(2) sözünü bir kez daha doğrulatıyor bize.

Beni de alın teknenize 
‘Yaşayan denizin kenarında
Ölü bir adam olarak kalmak istemiyorum’(3)
Tarih sizi çoktan akladı. (4)

______________

(1) 2 Aralık 1956 Playa Las Coloradas çıkarması
(2) K.Marx
(3)N.K.Öztürk
(4) F.Castro’nun ‘tarih beni aklayacak’ cümlesiyle hatırlanan meşhur savunma metninden

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here