Filmlerdeki yaşam, yaşama uyar mı?

Günlük yaşamımıza filmler ne zaman girdi? Beyaz perdeden, ekranlar aracılığı ile odamıza hatta yatak odamıza giren filmler, hangi amaçlar için kullanıldı?

Uçak ilk bulunduğunda, uçağı izleyen bir asker ondan nasıl savaş aygıtı yaratacağını düşündü ve hemen uygulandı. Uçaklar yolcu taşımadan önce bomba taşıdı! Uçağı izleyen ve ülkeleri zapt etmek isteyen kafa, onu bir savaş aygıtına kısa zamanda dönderdi. Uçağı yaratan ise kendisini kuşların yerine koymuş ve onlar gibi özgür bir şekilde gökyüzünde olmayı hayal etmişti.

İlk film karesini izleyen asker ya da işgal edilmesi ülkeleri hayalinde yaşatan biri, ne düşünmüştür dersiniz?

Film propaganda amacı ile kullanılması, ilk kullanımından itibaren doğasının içine girmesi acaba tesadüfi midir? Yeni bir silahtır, bir bombadan daha büyük kitleyi etkileyecek konumda olduğu, propaganda bakanlarının masasının üzerinde ayrıcalıklı yeri, sinema salonları kurulurken yer almıştır. Alman propaganda bakanı Goebbels, sinemayı alman cephelerinden kahramanlık hikayelerini ve savaşın nasıl kendileri açısından pozitif gelişmeye şahitlik ettiğini, toplu gösterimler ile Alman halkı içinde savaş taraftarlığı körüklenmiştir. Bu yöntem daha sonra diğer ülkelerde aynı şekilde kullanılmıştır. Askerler ve bayraklar değişmiştir ama işlevi aynı olmuştur.

Dünyayı fethetmek için uçaklardan ve füzelerde de daha etkili olan sinema ve onun türevleri kullanılmıştır. Günümüzde sinema yerini, TV ve hayatımıza giren yeni teknolojilerde yapılan programlar almıştır. Çocuklar için üretildiği söylenen dijital oyunlar, en iyi propaganda aracı olmuştur.

Günümüzde bu propagandanın sonuçlarını, son çekilen filmlerdeki benzerlikler gösterilebilinir. Bir sinema izlerken, bütün dünya sanki tek bir kültürün etkisindeymiş gibi, tek kültürün türevlerini yaşıyoruz hissine kapılıyorum. Bütün filmlerde erkekler kadınlara göre daha uzun ve yapılı, kadınlar ise sevdiği erkeğe göre daha zayıf ve küçük boydadır. Sinema öyle bir etki yaratmıştır ki, ülke farkı gözetilmeden, dil ayrımı yapılmadan izlenen hemen hemen bütün filmlerde bu kalıba şahit olabilirsiniz. Sinema yaşantımıza ne zaman girdi bilemiyorum ama etkisi bugün yakıcı şekilde kendisini göstermektedir. Kadın ve erkek ilişkilerini belirleyen standartlarının oluşmasına da katkı sunmuştur.

Ekranlarda yaşanan maceraların büyük bir bölümü yaşamımızdan kopuktur, fakat o kopuk ilişkiler günlük yaşamın akışına da etkisi gözle görülür boyuttadır, oradan aldığımız düşünme yöntemi ile olaylara bakıyor ve ona göre yorumlamayı doğal bir şey olarak görmekteyiz. Beyaz perdeden yansıyan ışık, bize nasıl bakmamız gerektiğini emrediyor ve biçimlendiriyor…

http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.