Fırat Kalkanı Operasyonu: ABD-Türkiye arasındaki fay hattı

Fırat Kalkanı Operasyonu: ABD-Türkiye arasındaki fay hattı

0
PAYLAŞ
ABD-Türkiye askerleri
ABD-Türkiye askerleri

Türkiye uluslararası toplumun beklemediği bir hamle yaparak 24 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeyine askeri bir operasyon düzenledi. Fırat Kalkanı olarak adlandırılan bu operasyonun Türkiye ile ABD arasındaki siyasi ve askeri dengeleri etkileyebileceği görüşü hâkim.

Kimi uzmanlar, ABD’nin bu harekâtı sürpriz olarak gördüğünü söylerken kimilerine göre Washington Türkiye’nin bölgede ilerlerken “kontrolden çıkmasından” endişe ediyor.

“Menbic’e silah ve personel takviyesi yapılıyor”

Operasyon ABD ile Türkiye ilişkilerinin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra türbülansa girdiği bir dönemde geldi. Türk hükümet yetkilileri kamuoyu önünde açık bir dille darbe girişiminden ABD’yi sorumlu tutmuş, ülkedeki ABD karşıtı hava giderek ağırlık kazanmıştı.
Bu tür bir siyasi atmosferde ABD’nin Fırat Kalkanı Harekâtı konusunda yaptığı kaygı dolu açıklamalar Ankara’dan sert karşılık buluyor.
Peki Washington Türkiye’nin Suriye operasyonu hakkında ne düşünüyor?

BBC Türkçe’ye konuyla ilgili yazılı açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, Türk ordusu ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki çatışmasızlık durumunu memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Toner Türkiye’ye koordinasyon içinde hareket etmesi çağrısı yaptı.

Bölgedeki IŞİD karşıtı tüm güçler arasındaki anlaşmazlık ve can kaybının önlenmesi gerektiğini söyleyen Toner, “NATO müttefiki Türkiye’nin Cerablus’tan IŞİD’i silme çabalarını destekliyoruz. Aynı zamanda Suriye toprakları içinde yerel IŞİD karşıtı güçleri de bu yöndeki çabaları için destekliyoruz. SDG IŞİD’le mücadelede yetkin bir güç olduğunu gösterdi ve SDG’ye IŞİD’le mücadele konusunda desteğimiz sürecek” dedi.

“Koordinasyonsuz operasyonlar ve manevralar IŞİD’e yarar”

Suriye’nin toprak bütünlüğüne önem verdiklerini de belirten Toner, “SDG içindeki YPG unsurlarına taahhütleri çerçevesinde Fırat Nehri’nin doğusuna geçmeleri gerektiğini açıkça belirttik. Bunun büyük oranda gerçekleştiğini düşünüyoruz” dedi.

Toner ayrıca “Koordinasyonsuz operasyonlar ve manevralar IŞİD’e Türkiye’yi, yerel IŞİD karşıtı grupları, ABD ve dünyadaki ortaklarımızı hedef alan karşı saldırı planı yapma alanı sağlar. Önümüzdeki günler ve haftalarda IŞİD’le mücadelede birlik içinde olmak zaruridir. Sahadaki tüm silahlı aktörlere ölümcül ve ortak bir tehdit olmayı sürdüren IŞİD’e odaklanmaları çağrısı yapıyoruz” dedi.

Diplomatik dille bölgedeki ortaklarına koordinasyon içinde olma çağrısı yapan ABD’nin Ankara’nın bu operasyonunu sürpriz olarak gördüğünü düşünenler var.
Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nden Doç. Dr. Fabrice Balanche bunlardan biri.

“Sürpriz oldu ama takdir görmedi”

Balanche BBC Türkçe’nin soruların yanıtlarken, “Türkiye bir operasyon hazırladıklarını söylemedikleri için ABD şaşırdı. Burada, Washington’da bu sürpriz pek de takdir edilmedi” dedi.

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel dün düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin ABD’ye operasyon öncesinde bilgi verip vermediği konusunda “Öncesinde biraz koordinasyon sağlandı, ama kapsamlı bir planlama yapılmadı. Sanırım onlar (Türk askerleri) bir fırsat gördüler ve hızlıca harekete geçtiler” ifadelerini kullanmıştı.

Votel aynı zamanda Türkiye’nin harekâtını IŞİD’e karşı mücadele kapsamında olduğu için desteklediklerini söyledi ve “Türkiye’nin IŞİD’e karşı Cerablus’a ilerleme kararını destekledik. IŞİD’den başka bir şeye odaklandıklarında desteğimizi çekmek zorunda kaldık. Şimdi o unsurları ayrı tutmaya ve IŞİD’e odaklı kalmalarını sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

ABD’nin Fırat Kalkanı Operasyonu çerçevesinde geliştirdiği şimdiki hedefi de tam olarak bu: Türk askeri ve destekledikleri muhalif grupların SDG ve içindeki Kürt birlikler YPG ile çatışmalarını engellemek.

Votel bunu “Bizim tüm gruplara desteğimiz IŞİD’e karşı mücadele etmelerine bağlı. Ortaklarımızın kendi aralarında çatışmasını istemiyoruz. Bunu önlemeye çalışmayı sürdüreceğiz. Bizim için önemli olan hem SDG’nin hem de Türk ortaklarımızın IŞİD’e odaklı kalmasını sağlamak” ifadeleriyle açıkça belirtti.
“Türkiye sınırdan uzaklaşırsa sorun çıkar”

Washington’da düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi’nin Ortadoğu uzmanı Aaron Stein de, Türkiye’nin operasyonu sınırlı kaldığı ve Menbic ve diğer bölgelerde elde edilen başarılara zarar vermediği sürece ABD için sorun olmayacağını söylüyor.

Stein “Sanırım asıl endişe bu operasyonun uzun vadeli niyetleriyle ilgili. Yani Türkiye Menbic’e doğru ilerleyecek mi, ilerlemeyecek mi. Eğer Türkiye operasyonu sınırlı tutar ve sınır çizgisi boyunca ilerlerse sorun çıkmaz. Ama eğer Türkiye sınırdan uzaklaşan operasyonlar yürütürse, bu Suriye’deki koalisyonun da buna dahil olmasına neden olur ve Türkiye’nin Suriye’deki stratejisi konusunda soru işaretleri doğurur” diyor.

ABD’nin Türkiye operasyonunu IŞİD’le sınırlı tutması yönündeki açıklamalar da bu endişenin sonucu.

Ancak Ankara ABD’nin bu yöndeki açıklamalarına sert yanıtlar veriyor.

ABD Merkez Komutanlık Sözcüsü Albay John Thomas’ın Suriye’nin kuzeyinde Türkiye ve SDG’nin çatışmasızlık üzerine anlaştığı açıklamasını Ankara net bir dille yalanladı.

Avrupa Birliği (AB) Bakanı Ömer Çelik bugünkü açıklamasında bu tür iddiaların doğru olmadığını söyledi.

Çelik “Türkiye Cumhuriyeti egemen bir devlettir, meşru bir devlettir. Türkiye, sanki bir terör örgütüyle eşitmiş, ikisi arasında bir mutabakat varmış, bir anlaşma varmış gibi değerlendirilemez” dedi.

Çelik’in ardından konuyu değerlendiren Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “PYD ile anlaşma falan söz konusu değil. PYD, PKK’nın Suriye uzantısı olarak bir terör örgütüdür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu yapıyla, bu örgütle, bunun o koluyla bu koluyla herhangi bir ilişkisi, anlaşması, vesairesi söz konusu değildir” açıklamasını yaptı.

“Türkiye ile PYD ve YPG terör örgütünü adeta aynı kefeye koyan, onları eşitleyen açıklamalar duyuyoruz. Bunlar kabul edilemez” diyen Kalın operasyonun Suriye Kürtlerine karşı yapılmadığını söyledi.

Kalın “Bizim bir PKK sorunumuz vardır, bizim bir terör örgütleri sorunumuz vardır” diye konuştu.
“Operasyon ABD’nin planını bozdu”

Öte yandan Washington’daki düşünce kuruluşu Wilson Center’ın Ortadoğu Programı Direktörü Henri Barkey Türkiye’nin operasyonunun ABD’nin Menbic’e yönelik planını bozduğunu söylüyor.

ABD’nin Menbic’i aldıktan sonra YPG’nin kenten çekilmeden önce Arap kuvvetleri yerleştirme planı yaptığını söyleyen Barkey, “ABD Menbic’e yerleşecek Arap gücünü eğitiyordu. Ancak bunu tamamlamadan Türkiye bölgeye girince her şey alt üst oldu” dedi.

Washington’da “Türkiye’nin bölgede kontrolden çıkabileceği yönünde bir endişe” bulunduğunu da söyleyen Barkey, bunu durdurmak için ABD yönetimi elinde pek de koz olmadığını düşünüyor.

Barkey, “ABD’nin elinde bir tek koz var var; O da ABD Başkanı Barack Obama. Obama Türkiye’de ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından ciddiye alınıyor” dedi.

ABD’nin Türkiye’nin Suriye’deki operasyonunu şekillendirmek ya da durdurma gibi bir gücü var mı?

“ABD Türkiye’yi kaybetmeyi göze alamaz”

Balanche Washington’un darbe girişiminin ardından Türkiye’yi kaybetmeyi göze alamadığını söylüyor.

“ABD özellikle darbe girişiminden sonra Erdoğan’a özen göstermek istiyor. Erdoğan’ı kaybetmek ve Türkiye’nin Rusya ve Çin’den destek arar hale gelmesini istemiyorlar” diyor Balanche.

Uzmanlar Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Türkiye’nin Suriye operasyonundan faydalandığını düşünüyor.

Rusya bu denklemde nerede duruyor?

Rusya ise Türkiye’nin Suriye operasyonu denkleminde sessiz bir güç.

Barkey “Rusların ABD ile Türkiye arasındaki uçurumun daha da derinleşmesi için Ankara’nın manevralarına ses çıkarmadığını” düşünüyor.

Balanche ise Rusya’nın çok daha ince bir politika peşinde olduğu kanısında.

Balanche “Rus lider Putin Suriye oyununda oyun kurucu olmayı istiyor. Putin bu operasyonun Kürtleri Rus tarafına iteceğini çok iyi biliyor. Çünkü ABD Kürtlere talep ettikleri desteği sağlayamayacak durumda. ABD Türkiye ile büyük bir anlaşmazlığı göze alamaz. Bu da Rusların işine geliyor” dedi.
Uzmanlar, ayrıca Kürtlerin ABD’nin ihanetine uğradıkları hissiyatı taşıdığı konusunda hemfikir.

Kürtlerin istediklerine yanıt veremeyen ABD’nin IŞİD’e karşı bir sonraki hamlesinde Kürt birliklerin desteğini riske atmış olma ihtimali var.
Bu nedenle ABD’nin IŞİD’in kontrolündeki kentlerden Rakka’dan önce Musul’a yönelik bir operasyona ağırlık vermesi şaşırtıcı olmayacak. Elçin Poyrazlar / BBC Londra

BİR CEVAP BIRAK