FRANSA’DAN… AB Bütçesi ve gelecekteki politikalar

AB bütçesi nedeniyle İngiltere ve Fransa arasında başlayan  ve bir bakıma krize dönüşen tartışma, Almanya’nın müdahalesiyle 15 aralık 2005’de Brüksel’de yapılan devlet başkanları toplantısında ‘çözüme’ bağlandı.

AB bütçesinde hangi ülkenin ne kadar pay alacağı ve özellikle tarıma verilen desteğin azaltılması konusunda başlayan tartışmanın arka planında, AB’nin geleceğine dair tartışılan strateji bulunmaktadır. 

AB’nin 2007’den 2013’e kadarki bütçe’nin belirlenmesi önemli tartışmalara yol açtı. 2004 ve 2005 yılı bütçesi 106 milyar euros olarak belirlendi. Bütçe’nin yüzde 42,6’sı tarıma, yüzde 36,4’ü AB içerisindeki ülkelerin gelişmeleri için sunulan katkıyı oluşturmaktardır, yüzde 7,8’i AB’nin politik gelişmesine, yüzde 6,2’sı AB dışındaki ülkelerdeki gelişmelere  müdahale etmek  ayrıldı. AB’nin yıllık bütçesi toplam ülkelerinin mevcut bütçelerinin ancak yüzde 1’ini oluşturmaktadır.  AB bakımından ez ciddi sorun tarımsal alanda yaşanmaktadır. Tarıma ayrılan payın yüzde 26,5’i Fransa’ya, 17,8’i İspanya’ya, yüzde 17’si Almanya’ya, yüzde 14,2’i İtalya’ya, yüzde 11,4’ü İngiltere’ye, yüzde 7,8’i Yunanistana yüzde 3’ü Belçika’ya ve yüzde 2,3’ü de Portekiz’e verilmektedir. 

2007 yılında başlamak üzere her yıl 130 milyar euros olarak belirlenen AB bütçesi  2013’e kadar  872 milyar  euros olarak belirlendi. 2013 yılı AB için tarihsel bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. 2008’den başlamak üzere, AB bütçesinin dağılım oranlarında ciddi bir degişikliğe gidilicektir. Örneğin tarıma sunulan destekde ciddi bir düşüş yaşanacak ve bunun ülkelere dağılımı da yeniden berilenecektir. Uluslararası politik alandaki gelişmelere aktarılan oranda ise daha ciddi bir artış yaşanaçaktır. Bu yönelim tamamen AB’nin politik stratejisi ile ilişkilidir.

 2013 yılından itibaren, AB’nin bükçesi giderek merkezileştirilecek ve AB Merkez Bankası, bügünkünden çok daha etkin bir rol oynayacaktır. Bugünkü haliyle mevcut ülkelerinin bütçelerinin yüzde 10 kadar  AB bütçesine dönüştürülmesi halinde bu rakam 8,70 tirliyon euros yapmaktadır ki, bu rakam ABD’nin bügünkü bütçesinden fazladır.

Tekellerin önemli bir kesimi, uluslararası rekabette birleşerek tek tek ülkeleri sembolize eden şirketler olmaktan çıkıp, Avrupa merkezli tekellere doğru hızla evrildikleri görülmektedir. Bu birleşme yönelimleri özellikle, Silah sanayisinde, Ulaşım sektöründe ve  Enerji alanında çok somut olarak görülmektedir. Bu aynı zamanda, dünya genelinde, AB eksenli sermayenin ‘yeniden’ biçimlenmesi anlamına gelecektir. Küresel sermayenin Avrupa’da içerisine girdiği dağişik yürecine uygun politik değişimleri ‘zorunlu’ olarak yaratacaktır.

AB’nin ekonomik ve politik entegrasyon sürecini tamamlayarak, blok devletler topluluğuna dönüşme sürecini bir üst aşamasına geçiş olacaktır. Bu aynı zamanda, tek tek üye ülkelerinin devlet yapısının yeniden şekillendirerek  Avrupa Birleşik Devletlerine doğru atılan yeni yapılanlanın bir alt evresine dönüşeceklerdir. Bu yönelim tarihsel yönelim ciddi politik çatışmalar içerisinde gelişip olgunlaşacaktır.

 2007 yılı AB için önemli bir tarihsel sürecin başlamasıdır. AB Anayasasının yürürlüğe girmesi, 2,5 yılı kapsayan ve en fazla iki kez seçilme hakkına sahip AB Cumhurbaşkanı’nın seçilmesi, Dışişleri ve Savunma Bakanlıklarının  bir merkezde yönetilip AB politikalarının tekleştirilmesi, merkezileştirilen ekonomik politikalarının bükün ülkeleri kapsayaçak tarzda daha da etkin kılınması ve temelleri atılan AB ordusunun çok daha etkin hale getirilmesi fiili olarak uygulanmaya konulacaktır.

Bütün bu yönelimler, AB’nin dünya çapında ekonomik ve politik bir güç olarak, uluslararası alana müdahelede daha aktif ve etkin bir güç olma çabasının bir sonucudur.  21.yy ilk çeyreğinde. Dünya çapında kapitalist devletlerin kendilerini yeniden organize edecekleri bir dönem olacaktır. Bu aynı zamanda bölgesel güç ilişkilerinin yeniden planlanmasıdır. AB’de ekonomik ve politik entegrasyonunu tamamlayarak tek bir merkezden bu sürece aktif olarak katılmak istemektedir.  2007 yılı bu tarihsel sürecin başlaması, 2013 yılı ise merkezileşme evresinin tamamlarak daha üst bir aşamaya yani tek merkezli devlete doğru yönelmesidir. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.