FRANSA’DAN… Abidin Dino ve Nâzım

FRANSA’DAN… Abidin Dino ve Nâzım

0
PAYLAŞ

Abidin Dino, Nâzım Hikmet’i 1930’ların  hemen başında tanıdı. Abidin o günlerde onyedi  onsekiz yaşındaydı. Nâzım otuzlarının ilk yıllarında.
 
Bu iki insan arasında sıkı bir dostluk doğdu ve sonuna  kadar sürdü. Nâzım’ın özgürlük günlerinde  ve hapislik karanlığında. Hiç  aksamadan. Abidin Usta’yı ziyaret etti. Usta Abidin’e mektuplar yazdı. Hatta bu mektuplarında Abidin’in kendisine resim dersi vermesini bile rica etti. Nâzım çünkü Bursa’da « yatarken » resim de yapıyordu.

Bu dostluk ve yakın  arkadaşlık daha  sonra  da  devam  etti. Daha çok  mektuplarla. Sonra  yılllar geçti aradan. İki dost, iki yoldaş, iki kardeş ancak Paris’te biraraya gelebildiler : 1958’in Mayıs ayında. Yanlarında eşleri de vardı. Abidin mecburen Paris’e yerleşmişti. Nâzım mecburen Moskova’ya. Oysa her ikisi de İstanbul’da, Bursa’da, Adana’da, Ankara’da, Çorum’da, Kırşehir’de, Diyarbakır’da  veya ülkede her hangi bir yerde olmayı tercih ederlerdi.Tanığıyım. Bana inanmayanlar Nâzım’in şiirlerine bir göz atsınlar. Sadece bir göz bile yeter görmek için. Bakan göz için elbette. Abidin ise 1980’lerin  başından aramızdan ayrıldığı 7 Aralık 1993’e kadar bana bizzat anlattıkarıyla sıla hasretini taşıdığını gözler önüne serdi. Evet, Abidin  ve eşi Güzin Dino son birkaç yıldır ülkeye gidip gelebiliyorlardı, ama Abidin asıl ülkesinde yaşamak özgürce ve özgürce yaratmak  istiyordu. İsterdi.
 
Nâzım bir gün tek başına ayrıldı aramızdan.
 
Abidin bizimle bir süre daha kaldı. Ve o süre içinde de Nâzım’a yakın dostluğunu vurgulamak olanaklarını buldu. Bu olanakları kimi kez bizzat yarattı. Nâzım’ın anılması için elinden gelen her şeyi yaptı. İşte bugün onlardan birini anlatmak istiyorum :

1964’ÜN 8 ARALIK GÜNÜ. PARİS’İN SOĞUK  VE YAĞMURLU BİR AKŞAMINDA. O GÜZEL İNSANLAR  O AKŞAM, O SAATTE Salle Pleyel’de Nâzım Hikmet’i anma gecesi İÇİN BİRARAYA GELDİLER. Salon tıklım tıklım : Bütün ülkelerin bütün Nâzım hayranları orada.
   
O gece sahnede dört kişi var: Abidin Dino, CNE  (Comité National des Ecrivains. Yazarlar Ulusal Komitesi) başkanı Jacques Manoul, Charles Dobzynski ve Aragon.

Piyanoda kompozitör ve müzisyen Philippe Gérard var. Bu sanatcının ismi ünlü aktör Gérard Philipe ile karıştırılıyor sık sık. Oysa ünlü aktörün soyadında sadece tek P bulunuyor. Hınzırlık olsun diye yapmıştır bunu. Hayır şaka yapıyorum : Gerçek ismi Gérard Philip olduğundan ve sondaki p’nin de okunmasını arzuladığı için. Abidin’in Fransızcada ismini çocukluğundan beri Abidine yazması gibi.

O gece Nâzım Hikmet’in şiirlerini Alain Cuny, Monique Morelli, Hélène Martin, Sylvia Montfort ve Michel Piccoli gibi Fransa’nın o günlerdeki en ünlü sinema ve tiyatro oyuncuları seslendirdiler. Elbettte Anadolu bütün renkleri ve şirinlikleriyle ve  tüm dertleriyle kalkıp Paris’e kadar geliverdiler. Nâzım bu : Ülkesinden ve ülkesinin insanlarından bahsetmeyecek te ne yapacak ? Şairdir şair olmasına ama aynı zamanda tam anlamıyla öykücüdür. Her şiirinde bir, bazen birkaç hikaye bulunur çünkü.   

O gece Sartre’ın ve Konstantin Simonov’un mesajları okundu. Sartre « tanıdığı Nâzım’ı » anlattı. Simonov ise yıllarca dostluğunu ve yaratıcılığını yakından görmek olanağını bulduğu yoldaşını. Sonra  Aragon ve diğerleri sıkı birer konuşma yaptılar. Bunların tümü veya tümüne yakını 10 Aralık1964 tarihli Les Lettres Françaises’de yayınlandı. Aragon’un genel yayın yönetmenliğini üstlendiği haftalık dergi bir önceki sayısında Nâzım Hikmet’i anma gecesi öncesi şairimizi tanıtıcı billgiler ve şiirler yayınlamıştı.

Abidin Dino, o gece, bildiği, arkadaşlık  ve yoldaşlık etttiği Nâzım Hikmet’i anlattı. Abidin’in Nâzım Üstüne isimli kitabında sanatcımızın usta şairimize ilişkin anılarını ve yorumlarını bulmak mümkün.  (İlk kez 2002’de yayınlanan kitabın daha sonra  birkaç baskısı yapıldı.)

O gece tıklım tıklım salonda bizden de birçok insan vardı : Hemen aklıma gelen birkaç ismi sıralamak mümkün : Güzin Dino elbettte.. Fahri  ve eşi Neriman Petek ve belki kızları Gaye Petek te. Herkesin o gece yaşadıklarına ve hemen sonrasındakilere ilişkin anıları da bulunuyor. Bunlardan o geceye ilişkin kısa ve sevimli anılarını yazanlar da oldu. İşte Zeynep Oral onlardan biridir : O Güzel İnsanlar (Cumhuriyet Kitapları, İstanbul, 2007) isimli ve tanıdığı ünlü yazar, şair ve sanatcılara ilişkin anı ve yorumlarını akardığı kitabında o geceye götürüyor bizi  ve şunları yazıyor :
 
« ( Yıl 1964’tü. Paris’in dev bir salonunda, Salle Pleyel’de Nâzım Hikmet’i anma gecesi vardı. O gecenin sonunda kendimi Abidin Dino ve Louis Aragon’la aynı masada bulduğumda bulutlar üzerinde uçabilirdim.    Kendimi dünyanın en aptal öğrencisi gibi hissettiğim bir anda Abidin Bey benimle dünyanın en akılllı, en yetenekli, en güzel insanıymışım gibi konuşuyordu. Nasıl unutabilirim !) »

Anılarını parantez içinde sunan bizzat yazardır. Kitapta sayfa 16’da.
 
Doğal olarak yazarın o geceye ilişkin anılarını biraz daha ayrıntılı anlatmasını, örneğin anma gecesi sonrasında lokantaya veya « café »ye gittiklerinde yanında Aragon ve Abidin’den başka kimlerin olduğunu  ve neler konuşulduğunu, konuşulanlardan anımsadıklarını aktarmasını çok isterdim. Evet doğru haklısınız aradan onca zaman geçti ama kimbilir belki kimi şeyler zamana meydan okumuştur. Ve yazar hafızası da öyle yabana atıılır bir nesne değildir hani. Kimbilir bakarsınız bir gün Zeynep Oral Abidin’i anmak için belki Cumhuriyet’teki sütununda, belki başka bir yerde bunları aktarır. Böylece bütün okuyucuları da yararlanmış olur. Çok  ta şirin bir şey olur.

NOT : M. Şehmus Güzel AbidiN Dino’ya ilişkin şu kitapların yazarıdır :
Abidin Dino ile Söyleşiler, Yazılar : Hayat ve Sanat. Peri Yayınları,stanbul, 2006.
Abidin Dino (1913-1993), Üç Cilt, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2008.

BİR CEVAP BIRAK