FRANSA’DAN… Göçmenler arasında farklılaşma

FRANSA’DAN… Göçmenler arasında farklılaşma

0
PAYLAŞ

GÖÇMENLER ARASINDA GELİŞEN EKONOMİK FARKLILAŞMA

1955’lerden  itibaren Anadolu’dan Avrupa’nin gelişmiş sanayi ülkelerine gelen göçmenlerin yaşamında büyük çaplı değişiklikler yaşandığını son  yılların verilerinde çok daha net olarak görüyoruz.

50 yıllık yaşam süresi, doğal olarak göçmenler arasında ekonomik ve siyasal bir farklılaşmayı birlikte getirmiş bulunuyor. Bu ilişkilerin ekonomik gelişme düzeyine göre farklılaşmanın belirginleşmesi için daha  zamana ihtiyaç var. Ancak, bugün göçmenlerin bir kısmının, Avrupa kapitalist üretim ilişkileri içerisinde yer edinmek için önemli adımlar attıklarını,  küçük ve ortay düzeyde işletmeler  kurduklarını, ciddi yatırımlara yönelerek küçümsenmeyen başarılar elde ettiklerini görüyoruz. Göçmenlerin özel teşebüs ya da işadamı olamaları sırdan bir olay olarak görülmemelidir. Gelecekte göçmenlerin ekonomik ve siyasal çıkarları bakımından yaşayacakları ‘saflaşma’ bakımından son derece önemlidir.

Almanya Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin verilerine göre 1985 yılında 22.000 olan Türk girişimci sayısı 15 yıl içerisinde yüzde yüz bir artışla 45.500’e ulaşmış, 2000 yılında ise yaklaşık olarak % 150 oranında bir artışla 59.500’e, 2003’te ise 72.000’e ulaşmış bulunuyor. Ayrıca Fransa’da 12.000,  Hollanda’da 2500, Belçika’da 2200  göçmen  iş veren statüsünde görünmektedir.

Uzun yıllar kendi içine kapanmış homojen bir topluluk olan Türkiyeli göçmenlerin oluşturduğu doğal bir pazardan, Avrupalıların ihtiyaçlarına yanıt veren pazarlara doğru yönelinmesi ve ciddi bir gelişmenin yakalanması, aynı zamanda yüksek okul, üniversite ve mesleki eğitim alanındaki gelişme ile doğrudan bağlantıldır,
Türkiyeli göçmen işverenler, uzun yıllara dayanan şirketleşme deneyimleri ile bir çok mesleki alana yönelmiş bulunuyorlar. Seyhat acantalığı,  Turizm, Otelcilik,  Elektronik eşya alım-satımı, İhtalat/ihracat, Bankacılık, Sigortacılık, Gıda maddeleri satışı(toptan ya da parekenden), Nakliyat(şehirler ve uluslararası), Textil, Plastik ürünleri imalatı ve satışları, Kürk ve deri mamülleri satıcılığı, Sanayi makinaları bakım servisi vb. küçük ve orta işletmeler olarak ifaede edebileceğimiz toplam 73 iş alanı içerisinde giderek önemli bir gelişme gösteren şirketlerin varlığı dikkati çekiyor. 
 
Tüm AB ülkelerinde 1995 yılında Kürt ve Türk kökenli göçmenlerin kurduğu işletme sayısı 54.300 civarındayken 1999 yılında bu sayıı 73.200’e, 2003’te ise 79.350’ye  çıkmış bulunuyor.  İş sahasındaki artışa parelel olarak işletme başına yapılan yatırımlarda da bir artış sözkonusu. Örneğin 1995 yılında işletme başına yapılan yatırım ortalama olarak 100.000 Euros olarak belirlenmişken 1999 yılında 200.000 Euro’ya yükselmiş.  İşletme başına ortalama yıllık ciro ise 1995 yılında  380.000 Euro, 2000 yılında  420.000 Euro, 2003’te ise 580.000 Eruo’ya çıkmış  bulunuyor. 2000 yılında ise işletme başına 225.000 Euro, 2003’te 380.00  ciro gerçekleşmiş, Bütün işletmelerdeki toplam yıllık ciro artışı ile 21,1 milyar eurodan 41,4 milyar euroya yükselmiş ve yaklaşık olarak % 50’lik bir artış söz konusu.  Bu şirketleride işletme başına çalışan işçi sayısı ortalama olarak 3,9’dan 5.5’a çıkmış. Bütün işletmeler dikkate alındığında 1995 yılında 212.000 işçi çalışırken 1999 yılında bu sayı % 76’lik bir artışla 366.000’e yükselmiş. 

Dikkati çeken en önemli noktalardan biri de yatırımlardaki önemli artıştır. 1995 yılında  5,2 milyar euros yatırım varken 2000 yılında  yaklaşık olarak % 35’lik bir oranla 6,7 milyara, 2003’te ise yaklaşık olarak 8 milyara  yükselmesi özellikle son yıllarda, üretime dönük yatırımlara yönelmelerinden kaynaklanıyor. 

Türk ve Kürt kökenli göçmen girişimcilerin 1985’ten 2003 yılına kadar geçen 18 yıllık bir zaman diliminde önemli bir ekonomik gelişme gösterdiklerini görüyoruz.  1985’te 22.000 olan işletme sayısı 14 yıl içinde 70.000’e ulaşmış, Bunların yıllık cirolarının 8,7 milyar eurodan 34,3 milyar euroya yükselmiş. 2000 yılında ise 59.500’e ulaşan işletmelerin yıllık cirosu da 28 milyar euro olarak belirlenmiş. Bu gelişme potansiyeli hem yatırım alanlarındaki gelişmeyle hem de istihdam ettikleri işçi sayısıyla  ortaya çıkmaktadır. 1985’te 2 milyar euro olan yatırım hacmi 6.2 milyar euroya ulaşmış. 2000 yılında toplam yatırım hacmi 6.6 milyar euro olarak gerçekleşmiş. 1985’te bu  işletmelerde çalışan işçi sayısı 77.000 olarak belirlenmişken 2003 yılında bu sayı  330.000’e yükselmiş. Bu işletmelerde çalışan işçilerden 64.000 kişi Alman kökenli işçiler oluştururken, 33.000 kişi de diğer göçmen ülkelerden gelen işçilerden oluşuyor. 2003 yılında ise toplam 348.000 kişi, Türkiyeli göçmenlerin kurduğu işletmelerde çalışmaktadır. 
 
Bütün verilerde görüldüğü gibi, Türkiye’den Avrupa’nın değişik ülkelerine ve özellikle Almanya’ya işçi olarak gelen göçmenler içerisinde küçük bir azınlığın kurdukları şirketlerle, kapitalist ilişkiler içerisinde yer edindiklerini ve bunların içerisinde de çok sınırlı bir grubun gelişerek orta  düzeyde  şirketler haline geldiklerini görüyoruz,  Ayrıca önümüzdeki 15-20 yıllık bir zaman diliminde, bugünkünden çok daha ileri düzeyde bir gelişme ve farklılaşma süreci yaşanacaktır. Bu gelişme eğilimi, göçmen kökenli kapitalist işletmelerin, Avrupa ekonomisinde orta düzeyde bir etkide bulunacaklarını gösterdiği gibi göçmenleri sınıfsal, kültürel ve sosyo-politik ilişkilerini çok önemli oranda farklılaştıracaktır.

BİR CEVAP BIRAK