FRANSA'DAN… Paris dedi-kodu-ları…

TÜRKİYE’DE HERKES ARTIK BİRKAÇ DİL BİLDİĞİ İÇİN OLMALI KİMİ GAZETECİ TÜRKÇE MAKALELERİNİ FRENKÇE/FRANSIZCA SÖZÇÜKLERLE SÜSLÜYORLAR.FENA DA OLMUYOR HANİ. SÜSLEMEK TE BUDUR İŞTE DEDİRTEN CİNSİNDEN:BUGÜN GAZ-TE(NEKE)LER(İN)DEN BİRİNDE “ANKETÖRLER” DİYE BİR ŞEY OKUDUM. SONRA BİR BAŞKASINDA “İNYORE” DİYE BİR ŞEY DAHA OKUDUM. BRAVO DOĞRUSU, FRENKÇE DE HANİ BU KADAR FİYAKALI KULLANILIR DOĞRUSUNU İSTERSENİZ. PES BİRADER (BROTHER !). « ANKETÖRLERİ » ÇEVİRMİYORUM ARTIK. NASIL OLSA AÇIK VE NET (Bu da farnsızcadan aktarılmış bir sözçük, net) Ama inyore için tercüme şart : FRANSIZCA İGNORER FİİLİNDEN ÇEKİLMİŞ AMA NİYE ÇEKİLDİĞİ VE BUNUN NE ANLAMA GELDİĞİ « YAKIŞIKLI » MAKALEDE BELİRTİLMEMİŞ : ARTIK ARİF OLAN ANLAR HESABINDAN MUTLAKA. İgnorer « bilmemek » anlamına geliyor. « İnyore » diye telafuz edilen ama « ignore » biçiminde yazılan (sondaki e’nin üstünde sağa bakan ve yürek yakan bir aksan olması lazım, ama bende kalmadığı için koyamıyorum. Afola) sözçük ise « bilinmeyen » veya « meçhul » demek. Ama gaz-teci acaba bu anlamlardan birinde mi kulllandı yoksa sadece « bilmiyorum » mu demek istedi ? Meçhul !

GALATASARAY LİSESİ MEZUNU BİRÇOK ARKADAŞIM, EŞ VE DOSTUM,TANIDIĞIM VAR, ONLAR VE GENEL OLARAK GS CAMİASI LÜTFEN ALINMASIN AMA GS LİSESİ MEZUNU SPOR YAZARLARIMIZIN BİRÇOĞU sportif makalelerine takla makla attırarak Fransızcalarını da acaip konuşturuyorlar. Ve bu bir alışkanlık biçimine dönüşüyor. Aslında bunun yararı da yok değil : ÖRNEĞİN BENİM BU SAYEDE  FRANSIZCAM BAAYA GELİŞTİ (!) SOONA “AGRESİF” SÖZÇÜĞÜ GİBİ TÜRKÇEYE İYİCE YERLEŞENLER DE VAR : SANKİ TÜRKÇEDEN BİR KELİMEDİR HA! DİLLER ARASINDA ALIŞ-VERİŞE SEKTER (BU DA FRANSIZCADAN « TRANSFER » : ASLI sectaire) bir biçimde asla karşı değilim.  AMA YİNE DE HER ŞEYİN BİR SINIRI VAR : ALIŞ-VERİŞTE « YERLİ MALLARI » KATLEDİLMEMELİ. ÖRNEĞİN SEKTER YERİNE YOBAZ DENEBİLİR. AGESİF YERİNE SALDIRGAN, HIRÇIN VEYA BU TÜRDEN BAŞKA BİR SÖZÇÜK KULLANILABİLİR. YANİ TÜRKÇEDE YERALAN O GÜZEL’İM SÖZÇÜKLERİN YERİNE BİRÇOK OKUYUCUNUN ANLAMAMA OLASIĞILI BULUNAN SÖZÇÜKLERİ  EKLEMEK ANLAMSIZ. GEREKSİZ. YERSİZ. VESAİRE VESAİRE.

BUGÜN PAZAR. BEN DE SİZE ŞÖYLE İYİ TARAFINDAN BİR « PAZAR YAZISI » DÖKTÜRMEK İSTİYORUM : VE BAŞKALARININ YAPTIĞI GİBİ CUMARTESİ YAZIP PAZARA SATMAK YOK BİZDE. PAZAR GÜNÜ YAZIYORUM. BELKİ BUGÜN HEMEN, BELKİ BİRAZDAN OKUYACAKSINIZ. TAZE BUNLAR ABLA TAZE !  CANLI CANLI KURBAN !

İşte başlıyoruz. Ama bidakka yoksa maintenant on commence diye mi yazmalı ? Yok canım o kadar da demedik. Evet başlıyoruz : ÖNCE ŞÖYLE BİR ORHAN GENÇEBAY  DİNLEMEK İSTİYORUM : ÖRNEĞİN « HER DOSTUN KAVGASI AYRI BİÇİMDE »Yİ. Bilgisarayımı (yazımda hata tünne) pikabımın üstüne koydum, sigaramı divanın üstüne kendimi de pencereden attım.Şaka canım şaka. Birinci katta oturuyoruz. Ve attım derken aslında atladım demek istiyorum. Sonra koşarak sigaramı divanın üstünden aldım  ve kül tablasında söndürdüm. Aslında bu da şaka, çünkü sigarayı bırakalı, bidakka hesabını yapalım tam evet tam yirmi yıl olmuş, eşim müdahale ediyor burada, « yok, diyor yirmi yılı aştı. » Ananın örekesi diyorum. Lafa girmenin sırası mı şimdi. Tabii bunu içimden söylüyorum. Yoksa akşam yemeğini zor hazırlar. İçimdeki « Şehmus » beni anlıyor.Ama o da sesini çıkaramıyor. Sıkarsa çıkarsın ! Fena halde sıkar ama çıkaramaz : Ayakkabısını ( !) Tamam « girizgah »ı uzattım. Ama ikinci perde ve son bu kadar uzamayacak. Ve « asıl oğlan » ölmeyecek bu filmin sonunda. Söz veriyorum. Kardeşim niye inanmıyorsunuz : Senarist (scenariste. Fransızca aslında) ben, yönetmen ben olduktan sonra istediğimi yaparım. Helle helle !

EVET GELDİK İŞTE : ŞİMDİ BÜTÜN BUNLARI GEÇELİM. VE GELELİM PEKİN YAZ OLİMPİYATLARI NABERLERİNE. YOK YAHU NABER DEĞİL HABER. TAMAM BE ÇATLAMA!
   
GÖZÜMÜZ AYDIN ! FRANSIZLARIN İLK ALTIN MADALYASI “GELDİ”. HEM DE HİÇ BEKLENMEYEN BİR YERDEN: SARKOZY’YE “İKİYÜZLÜLK (yani hipokrizi. BURADA FRANSIZCANIN ALLAHINI BİLDİĞİMİ SERGİLEMEME KİMSE MANİ OLAMAZ ARTIK : HELE FARUK ASLA ! Hem bu sözçük da lo Türkçedir da. Yazımda hata tünne.)  ALTIN MADALYASI” DAHA OYUNLAR BAŞLAMADAN VERİLDİ.

NEDEN Mİ? EFENDİM ÖNCE GİTMEM, SONRA GİDERİM AMA PİRİNÇ PİLAVIMA JAMBON İSTERİM VE NİHAYET HEM GİDERİM HEMİ DE GÜLÜMSEME TİKLİ VE KENDİNDEN OTOMATİK VİTESLİ VE YARI ÇIPLAK DOLAŞAN BERDUŞLA PARİS’E BİLE GELSE GÖRÜŞMEM DEDİ. VE GİTTİ. EMME VELEKİN GİTTİĞİNE DE BİN PİŞMAN OLDİ KURBAN. NEDEN Mİ?

ÇÜNKÜ ÇİNLİ SİYASET ADAMLARI KENDİSİYLE ŞÖYLE BİRKAÇ SAATLİK RESMİ VE ASIL OĞLANLARI OYNABİLECEĞİ ŞEKİLDE SAHNELENECEK GÖRÜŞMEYE YANAŞMADI. AYIP DEEL Mİ? İNSAN BİR “FAYFI KLOK TEYE” (BU İNGİLİZCEDİR. ARTIK LONDRA’DA HERKES NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLİR. BİLMEYENLER BİLENLERE SORSUNLAR LÜTFEN) DAVET ETMEZ Mİ? ETMEDİLER. EVET BUSH’LU FİLAN YEMEKTE ŞEREF MASASINDA O DA YERİNİ ALDI VE ÇİN HALK CUMHURİYETİ BAŞKANI VE BAŞBAKANI İLE GÖRÜŞTÜ AMA İKİ KAPI ARASINDA. VE SONRA ÇİNLİ YETKİLİLERİN « FRANSIZ ŞİRKETLERİNİN YATIRIM YAPMALARI ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ELLERİNDEN GELECEKLERİNİ YAPACAKLARINI » SARKOZY AÇIKLADI (İNANMAYAN 9-10 AĞUSTOS 2008 TARİHLİ LE FİGARO’YA BAKABİLİR.) ELBETTE  « MUHALİF GAZETECİLERİN VE SİYASİ MAHKUMLARIN SERBERST BIRAKILMALARI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIMIZ » GARANTİSİNİ VERDİKLERİNİ AÇIKLAMASINI BEKLEMEMEK GEREKİYORDU. LADES !

AMA BÜTÜN STRATEJİSİNİ MEDYALAR ÜZERİNDE EĞEMENLİK KURMAK ÜZERİNE AYARLAMIŞ SARKOZY BUNUN ALTINDA KALIR MI ? KALMAZ. NİTEKİM KENDİNE ÖZGÜ ŞOV’LARINDAN BİRİNİ YAPTI.(SHOW’DUR ASLI. İNGİLİZCEDEN (Ç)ALINMIŞTIR.) BÜTÜN FRANSIZ SPORCULARI TOPLADI. KENDİSİYLE BİRLİKTE PEKİN’E KADAR GİDEN SİYASETCİLERİ DE,  HEPSİ PEKİN SICAĞINDA ŞAPIR ŞAPIR TERLERKEN, SARKOZ’YE KALA KALA ŞUNU DEMEK KALDI: “BURADA BULUNMAMIN BİRİNCİ NEDENİ FRANSIZ SPORCULARA BAŞARILAR DİLEMEKTİR.” NASIL ? VERİ ŞIK ! YANİ VERY CHİC, YARI İNGİLİZCE YARI FRANSIZCA VE ASIL TELAFUZUYLA VERİ ŞİK OLMASI LAZIM. AMA TÜRKÇEDE ŞİK DEMEMEK İÇİN ŞIK BULUNDU. ŞİKKE DE ŞİK ŞİK…

Parantez içinde bir input (GİRDİ/VERİ DEMEKTİR KURBAN) daha: sarkozy berduşla görüşmeyecek ama eşi malum-u alinizdir ünlü şarkıcı carla hanfendi berduşla el sıkışacak. Ve belki de gitarıyla bir parça bile çalacak. Parçanın ismini biliyoruz: « service minimum”. Adam olan anlar artık. Fransızca bilmeyenler parmak kaldırıyorlar. Yahu bunun tamamı zaten Türkçe değil mi kardeşim ? Servis minimum. Veya minimum servis. Değil diyenler var.O zaman Türkçesini yazmak şart : Enaz hizmet. Asgari hizmet. Adam olana bu kadar hizmet. Anca gidersin. Vebunungibi şeyler işte.

« Aaa parantez, dedin ama parantezi koymadın » diyenlerin seslerini duyuyorum. Yanıtım : İsteyenler parantezi bizzat koyabilirler. Madem o kadar parantez seviyorsunuz buyurun işte bir parantez daha. Biz sanıyorduk ki sarkozy, carla ile evlenince carla eşiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kalacak. Yok yahu, yeni öğrendik, meğerse bizimki iç güvey gitmiş: Elysees Sarayı yerine (kimi dedi-kodu-lara göre « küçük gelmiş ») carla hanımın 16. Arrondissement’daki “hotel particulier”sinde (Şimdi bunu sakın « özel otel » diye çevirmeyin lütfen. Binbir odalı kent içi şato gibi bir mekan demektir, yol bilmeyenler ev içinde yiter gider, polis bile bulamaz) kalıyorlarmış ve dahası yaz dinlencesini cumhurbaşkanlarına ayrılan yazlık sarayda deeel onun hemen yamacında ve ona harbiden çok yukarıdan bakan, çünkü bir tepe üstünde, carla’nın o çok zengin, o çok yakışıklı, o cok şubu ve o çok bilmenne babasından kalan ŞATO’DA geçiriyorlarmış. Aslında nasıl geçirdikleri bizi ilgilendirmiyor. Bu onların özel hayatı ama cumhurbaşkanının da iç güvey olduğu henüz görülmemişti. Frengistan’da elbette.
   
PARİS’TEN SON AMA SONUNCU OLMAYAN BİR DUYURUDAN AYNEN AKTARIYORUM:
    “MAİS İLS SONT OU
     MAİS İLS SONT OU
     LES PARİSİENS…” (u’nun üstüne aksan koyamıyorum, çünkü, biraz önce de yazdım ya,maalesef kalmadı!!!). Saati gelince şairleşen aziz kardeşim, sbf’daşım, gözümün nuru Melih Aşık’ın yazdığı gibi,
    “paris bu sıralar boştur
    ama yine de hoştur.”
    DURUM AYNEN ÖYLE. VE İNGİLİZCE, AMERİKANCA YANINDA İSPANYOLCA, İTALYANCA VE TÜRKÇE sesler ve sözler VE TAZE HABER NORVEÇÇE (ONLAR DA ARTIK PETROL ZENGİNİ/SENGİNİ/SENİGİDİSENİ YAA) DUYULUYOR. FRANSIZCA İSE SADECE METRO VE TREN ANONSLARINDA (BU “anons” lafı da FRENKÇE).
    İşte « pazar yazısı »nın sonuna geldik. « Bana ayrılan yer bitti. »Öhhhö ! Bu da beylik bir cümle. Ah bu beylik cümleleri kaldırabilsek ne kalır geriye ünlü köşe yazarlarının köşelerinden ? Ah ! Evet bugünlük haberler bunlar. Hepinizin gözlerinizden bus ederim, baki selamlarımı eklerim ve acele cevap beklerim. Muz kabuklarına bilhassa dikket etmenizi de canı gönülden tavsiye ederim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen − 12 =