FRANSA'DAN… Süper NATO-Gladyo-Ergenekon (III)

Üç haftadır bu köşede süper NATO ve Gladyo üzerine özet kısa değerlendirmeler yapmaktayım. Son bir haftadır, işlediğimiz konuya ilişkin birkaç Türk gazetesinde yazılar yayınlanmaya başlandı. Özellikle Avrupa eksenli gladyolara ilişkin bilgiler veriliyor. Umarım başta Taraf gazetesi olmak üzere Süper NATO’ya bağlı Türk ordusu içerisinde örgütlendirilen ‘Türk Gladyosu’ yani gerçek ‘Ergenekon’ hakkında kamuoyuna kapsamlı bilgiler verirler. Mahkemede oynatılan komedi oyunlarını gerçek gösterim halkı aldatmamalıdırlar.

Kontrgerillanın Osmanlı İmparatorluğundaki ismi ‘Teşkila-ı Mahsusa’dır. Ermeni katliamının örgütleyen bu kurumun en son başkanı Hüssametin Ertürk şunları söylüyor:”Bu teşkilatın gayesi, bir taraftan bütün Müslümanları bir bayrak altında toplamak, bu suretle Panislamizme vasıl olmaktır. Diğer taraftan da, Türk ırkını siyasi bir birlik içinde bulundurmak, bu bakımdan da Partürkizmi hakikat sahasına çıkarmaktır.” Bu strateji hiç değişmeden devam ediyor. Bunun için her türlü araç ve yöntemin kullanılması, toplumun bütün alanlarına nüfuz ederek örgütlenmesi, devlete bağlı stratejik özel merkezlerin kurulması kontrgerillanın belirlediği temel bir politikadır. Bu teşkilatın görevi “bir memleketin maddi ve manevi cephelerini sarsmak, onu içinde çökertmek”tir. 1930’lardan sonra Türkiye’nin Hitler faşizmine yakınlaşmasına paralel olarak kontrgerilla örgütü, Milli şef İnönü’nün talimatıyla  ‘Milli Amele Hizmeti’(MAH) adıyla yeniden yapılandırıldı. 1945-1950 yılları arasında İstanbul’da Tan matbaasının yakılması, ABC kitap evinin dağıtılması, Yeni Dünya Gazetesi ve Berrak yayın evinin tahrip edilmesi, Ermeni, Rum ve Yahudi kökenli vatandaşlara karşı çok açık bir şekilde saldırılara girişilmesi, evlerine, işyerlerine el konulması gibi eylemler MAH tarafından organize edildi.

Türkiye’nin NATO’ya girmesi ile Kontrgerilla Süper NATO kapsamına alındı. 1952 yılında çıkartılan ‘Seferberlik Tetkik Kanunu’ ile ‘Gayri Nizami Harp’ yani kontrgerilla savaş stratejisi benimsendi. Askeri güçlere bağlı ama toplumun bütün kesimlerini kapsayacak bir tarzda örgütlendirilen kontrgerilla ‘Özel Harp Dairesi’(ÖHD) olarak adlandırıldı. ÖHD’nin görevleri altı alt başlık altında belirlenmiş. “1- Eğitim Öğretim Grupları: İdeolojik eğitim, psikolojik savaş, sabotaj, sorgulama, 2- Özel Birlikler: Subay ve Ast subaylardan oluşturulmuş 55-60 kişilik çok iyi eğitilmiş özel savaş birlikleri, 3- Sivil Toplum örgütleri içerisinde kurumlaşmayı sağlayan birlikler, 4-Devlet kurumları arasında hareket, planlama ve koordinasyon işlerini örgütleyen birim, 5-Seferberlik Tetkik Kurulu şubeleri arasında haberleşme koordinasyonunu sağlayan birim, 6- Karşı propagandayı yapmak için basın işlerini organize eden birim…”

1970 yılında Ordu içerisinde. Kara Kuvvetleri Komutanı imzasıyla yayınlanan ‘ST 31-15’ talimatnamede ÖHD’nin görevleri şöyle sıralınmış: “Açık ve sinsi faaliyetler, adam öldürme, bombalama, işkence, kötürüm hale getirme, adam kaçırma suretiyle tedhiş, olayları tahrik, misilleme, rehin alma, kundakçılık, sabotaj, propaganda, yalan haber yayma, şantaj yapma…”  olarak sıralanmış. 1970-1980 yılları arasında Maraş, Sivas, Çorum, Malatya vb. illerde toplu katliamları gerçekleştiren güç ÖHD’dir. Peki, bu cinayet şebekesi kurumu kim yönetiyor. Bilinen bazı isimler şunlar: Cahit Akyol, Recai Ergun, Kemal Yamak, Orhan Kilercioğlu, Sabri Yirmibeşoğlu, Faik Türün, Turgut Sunalp, Temel Cingöz, Haydar Saltık, Eşref Bitlis, Mete Sayar, Korkmaz Tağma, Hasan Kundakçı, Doğan Güreş, Doğan Beyazıt.”

1980’lerden sonra ‘Özel Kuvvetler Komutanlığı’ ismiyle yeniden örgütlendirilen kontrgerillanın bir alt kolu da ‘Ergenekon’dur. Yani şuan mahkemede yargılananlar değil. Bunların ezici bir çoğunluğu özenle korunan gerçek Ergenekon’un ayak takımını oluşturmaktadırlar.

Türk gladyosu toplumun hemen her kesiminde ciddi bir örgütlenme yaratmış durumda. Öyle ki adına sivil toplum kurumu denilen birçok örgütlenme ‘ÖHD’nin yan kurumlarıdır. Birçok şirket, sendika, dernek, stratejik araştırma kurumu, eğitim merkezleri, basın ve haberleşme kuruluşları vs. Bunlardan bazılar “Aydınlar Ocağı, Batı çalışma Grubu, MGK bağlı Toplumla İlişkiler Başkanlığı, Siyasal Ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, Türk Dünyası Araştırma Vakfı, Türkiye Fikir Ajansı, Tarihi Araştırmalar Ve Dokümantasyonlar Merkezi…” olarak sıralanmış.   Ayrıca İcracı kuruluşlar olarak da şunlar belirtilmiş, “Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü, YÖK Başkanlığı, TRT Genel Müdürlüğü, İçişleri, Adalet ve Dışişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü vb.”
Kontrgerilla egemen sınıfların stratejik çıkarlarını koruyan devlet tarafından organize edilmiş bir cinayet örgütüdür. Kürdistan’da kirli savaşı örgütleyen, yüzlerce cinayet işleyen, ekonomik, sosyal ve politik olarak kendine özgü örgütlemeler kuran, bir kurumdur. Devletin çekirdeği denilen MGK, Cumhurbaşkanlık, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı denetiminde faaliyet yürütmektedirler. Aslında söylendiği gibi de illegal değildir. Yasadışı hiç değildir. Böyle gösterilmesinin amacı bilinçlidir ve toplumun gözünde gizemli hale getirmektir. Bu nedenle Türkiye’de oynanan komedinin deşifre edilmesi önemlidir. Esas amaç, devletin koruyucu meleği olan ÖHD’ne bağlı örgütlenen Türk gladyosunu yani gerçek Ergenekonu açığa çıkartılıp teşhir edilmelidir.

Hangi sendikacı, iş adamı, politikacı, parti yöneticisi, milletvekili, eğitimci, din ve mezhep temsilcisi, ‘sivil’ kurum yöneticisi Türk gladyosu ile çalışmaktadır. Bir başka yazımızda bunları ele alalım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 5 =