FT: Türkiye-AB ilişlileri yeniden rayda

FT, “Türkiye’ye Avrupa’ya girişte zina engelini kaldırdı” başlıklı haberinde “Türkiye Avrupa Birliği ilişkileri yeniden rayına oturdu” diye yazdı.

Gazete, Tayyip Erdoğan’ın bu geri adımının hükümet içinde gerginliğe neden olacağını, uzlaşmadan önce yaşanan tartışmanın da Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan grupların eline koz verdiğini yazıyor.

Haberinde Fransa Başbakanı Jean-Pierre Raffarin’in Türkiye’nin üyeliği hakkında kuşku belirten açıklamalarına yer veren gazete, “Raffarin, İslam nehrinin laikliğin yatağına akmasına izin mi vereceğiz diye soruyor.

” Ancak Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ve önde gelen diğer Avrupalı liderler Türkiye’nin üyeliğini destekliyor. Türkiye’nin üyeliği hakkında ciddi çekinceleri olan Avusturya ve Kıbrıs’ın da 17 Aralık’ta Türkiye’ye karşı veto kartlarını kullanmayacakları anlaşılıyor” diyor.

BAŞYAZIDA YİNE TÜRKİYE

“Türkiye’nin üyeliği sadece önemli değil siyasi açıdan çok hassas bir konu. Türkiye aleyhinde ve lehinde açıklamalar yapılıyor. Bu durum, tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da alevleneceğini gösteriyor.”

Zina tartışmasının nereden çıktığı hala belirsiz. Bir görüş, parti içindeki radikal kanadın ısrarıyla gündeme geldiği yolunda. Bazı Avrupalılar, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giremeyecek kadar yoksul, büyük ve hatta İslami olduğunu düşünüyorlar.

“Bu çevreler, şimdi, yaşanan tartışmaların kendilerini haklı çıkardığını söylüyorlar. Raffarin, Türkiye’nin insan hakları konusundaki Avrupa değerlerini hala benimseyemediğini söylüyor.”

Bu değerler yeni Avrupa Anayasası’nın belkemiğini oluşturuyor. Bu nedenle anayasa için yapılacak referandumlar öncesinde Türkiye yine gündemde olacak. Bize göre de Türkiye’ye Aralık ayında yeşil ışık yakılmalı. Ancak müzakereler başladıktan sonra da Avrupalıların tereddütleri devam edecek.

“Bu yüzden Türkiye’nin üyeliğini savunanlar bunu elitlerin bir projesi olarak bırakmamalı ve argümanlarını halka iyice anlatmalı.”

“Avrupa Türkiye’yi kandırmaktan vazgeçmeli” diyen Times gazetesi de başyazısında benzer görüşler dile getiriyor:

“Türkiye laik bir ülke ve Avrupa Birliği de laik bir kurumsa, doğal sınırlardan bahsedilmemeli ve kültürel farklılıklar Türkiye’nin nihai üyeliğini engellememeli. Türkiye’ye şüpheyle bakanlar için haklı gerekçeler olabilir.

10 yıl önce önümüzde bambaşka bir Türkiye vardı. Türkiye’nin hala atması gereken pekçok adımlar olduğu da doğru. Türkiye’nin üyeliği için konulan 2015 tarihi gerçekçi bir hedef. Bu süreçte kaydedeceği ilerlemeler, Türkiye’yi değiştirecek. Türkiye’ye sürekli direnmek haklı olarak şovenizm olarak algılanabilir.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.