Garip bir durum…

Dünya tersine dönmeye başladı da… Nasıl yani?


Önce TÜSİAD’cılar hükümeti eleştirdiler. (Ne cesaret!)
Arkasından Başbakan patronlar kulübüne ver yansın etti. (haydi hayırlısı!)
Ardından da işçi sendika konfederasyonu (DİSK) patronları savundu. (bir yaşımıza daha girdik!)
 DİSK, Koç için gerekirse hükümete karşı yürürüz, dava da açarız diye açıklama yaptı…
Durum garip değil mi?


Patronlar kulübü genelde Başbakanları el üstünde tutmaya çalışır, hükümetler de patronların sevgisini kazanmak için ellerinden ne gelirse yapmanın çırpınışı içinde olurlardı…


Dedik ya… Dünya tersine dönmeye başladı…
Türkiye’de bir şeyler oluyor da, bizler ayrımına varamıyoruz her halde…


Sağduyulu düşünülürse, ülkede “bir şeyler olma” zamanı geldi. Neden derseniz
iktidarlar başa geldiklerinin ilk aylarında mutlu, anlayışlı, çevrelerine ve çeşitli toplum dinamiklerine karşı oldukça sevecendirler.


Dönemlerinin ortalarına doğru, anlayış ve sevecenlikte grileşmeler başlar. Sona doğru yaklaşığında ise, halka vermiş oldukları birçok sözü yerine getirememiş olmanın sinirliliği, iyiden iyiye kendini hissettirmeye başlar… 
Sağduyu ve hoşgörü yitmeye başlar, yerini çatışma ve “ben yaptım oldu” lar alır.


Türkiye artık böyle bir sürece girmenin başlangıcında.     
Bundan sonra olacakları seyreyleyin…
Başbakan herkesin gördüğü gibi gittikçe sinirli olmaya başladı…
Yüz hatlarında ki sürekli gerginlik, ilk bakışta ruh halini açıkça ortaya koyuyor… Ciddi bir bunalım içerisine girmiş olduğu izlemini veriyor…


İş aleminin tepe noktasındakilerin yani işi tıkırında giden azınlık kesimindeki zatı muhteremlerin, makro ekonomik rakamlar çok iyi, ekonomi iyiye gidiyor martavalları inandırıcı değil… Gerçekleri hiçbir şekilde yansıtmıyor… Bayındırlık Bakanı bile  yapmış olduğu açıklamada. Ülkede açlık sınırında yaşamak zorunda kalanların sayısının gittikçe artmaya devam ettiğini kabul ve itiraf etmek zorunda kaldı…


Ülkede asgari ücretin durumuna bakın, ona göre karar verin yeter. 350 milyon liralık komik asgari ücrete 30 milyon lira zam yapıldı. 2006’da asgari ücret
380 milyon lira yani, 380 YTL olacak. 


Sayın Başbakan’a sorarsanız, iktidara geldiklerinden bu yana yüzde şu kadar zam yaptık söylemleri ile karşınıza çıkacak ve bunu vatandaş adına mutluluk nişanesi olarak ortaya koyacaktır.


Hatta asgari ücretle birkaç yıl önce ne kadar ekmek ve “kurşun kalem” alınabildiğini, oysa bugün ne ölçüde ekmek ve “kurşun kalem” alındığının rakamlarla, televizyonlardan halkın gözünün içine baka baka açıklamasına yapacaktır…


Asgari ücreti varsayalım 240 -250 milyon liradan alıp üç sene içerisinde bu seviyeye getirmiş, yani yüzde 60 -70 zam yapmış olmanız ne ifade eder sayın  Başbakan? Rakam ortada. Nereden baksanız altı üstü 380 milyon lira. Normal bir ev kirasına bile yetmeyecek düzeyde harçlık düzeyinde bir para!..


Enflasyon şu kadar, bizim vermiş olduğumuz zam ise enflasyonun üzerinde diye kimseyi; meğer ne kadar rahat yaşıyormuş duygu ve düzeyine getiremezsiniz!


İktidara geldiğinizde vatandaşın asgari ücret diye almış olduğu aylık; lüks sayılabilecek lokanta da 4 kişinin akşam yemeğinde ödemiş olduğu para kadardı. Şimdi de bahşişi dahil ayni para. Değişen bir şey yok…


Böylesi komik bir rakama yüzde yüz zam yapmış olsanız ne anlam taşır?
Önce asgari ücreti günün koşullarına uygun, vatandaşın insan gibi yaşayabileceği seviyeye getireceksiniz ve dengeleyeceksiniz, sonra enflasyon artışına göre yaptığınız zamlardan söz edeceksiniz…


Asgari ücret bu gün 850 milyon lira düzeyinde olsaydı, o zaman ne denli övünseniz hakkınızdı… Şimdi kesinlikle sesinizi çıkarmamanız gerekir…
Tekrar ediyoruz, yarın seçim meydanlarına çıkıp biz asgari ücrete enflasyonun üzerinde şu kadar zam yaptık diye övünmelere kalkmayın gülünç olursunuz… Çünkü nereden bakarsanız bakın asgari ücret net 380 milyon lira, O kadar!..


Böyle bir durumda ne yaparsanız yapın,  kahraman olamazsınız. Çünkü kahraman olmak sadece dünyaca ünlü Nobel’e aday değerli romancımız Orhan Pamuk’a has bir durum…


İngiliz The İndependent Gazetesi Orhan Pamuk’u  “yılın kahramanı” seçmiş. Neden seçmiş? Herhalde “30 bin Kürdü 1 milyon Ermeni’yi kestik” biçtik diye demeç verdiği için…


Pamuk Bey’e Avrupa’dan ödüller peş peşe geliyor.


Her Avrupa ülkesinden kendisine verilecek ya da verilmekte olan ödülleri almaya yetişemiyor. Son ödül aldığı ve demeç yer verdiği yer ve ülkeyi tam olarak bilmiyoruz ama, demecinde ne söylediğini hatırlıyoruz. “ …Türkiye gibi bir ülkede yaşamaktan utanç duyuyorum…” demişti.


Sözün özü; GARİP BİR DURUM var ortada, ama biz anlayamıyoruz…


burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.