Gazete Ev, Avrupa kültür başkentinde

Sümer Erek “Newspaper House” çalışmasıyla 2008-Avrupa kültür başkentinde.


Bu yıl Mart ayında, Londra’da Gillette Square’de gönüllülerin aktif katılımıyla gerçekleştirilen Gazete Ev, 85 bin atık gazeteden yaratılmıştı. Uluslararası basın ve halkın yoğun ilgisini çeken Gazete Ev, Liverpool’da Blackie sanat merkezinde yeniden inşa edildi.


Neo-klasik mimari yapıların vazgeçilmez unsurları olan dorik sütunların arasından girilen ‘Blackie’ sanat merkezinin devasa salonunun ortasına yerleştirilmiş Gazete Ev, Gillette Square’deki karakterini oldukça değiştirmiş görünüyor. Dışarda, bir kamu alanında sergilenmesi ev’e anıtsal bir özellik verirken, aynı zamanda onu,  doğayla insan arasında var olan ontolojik çeliskinin tam ortasına yerleştiriyordu. İç mekandaki varlığı ise, daha kırılgan, ilgi bekleyen bir sanat nesnesine dönüşüyor. İç içe geçmiş ‘matruşka’ gibi, ilk önce Blackie’nin beton ve tuğladan inşa edilmiş kallavi salonuna giriyorsunuz, sonra da, gazeteden yapılmış evin içine. Bu iç içelik, zaman tünelinde geriye doğru yapılan bir yolculuğu anımsatıyor. Belki de ileriye doğru, insanın doğaya verdiği zararların sonuçlarını almaya başladığımız düşünülürse. Kullandığı malzemenin de, bu süreci doğrularcasına sararmaya yüz tutması, Gazete Ev’in biçimini değiştirmemesine rağmen, karakterinin sürekli değiştiğine işaret ediyor. Gazete Ev’in bu değişken karakteri, Erek’in, katılımla gerçekleştirdiği işlerinde, bitmiş bir eserden çok, süreçle ilgilinen yaklaşımıyla da örtüşüyor.


Ev’in inşa yöntemi, üç aşamalı bir süreçte gerçekleşiyor. Belli bir plana göre tahtadan yapılan ilk ev, bir kalıp gibi kullanılarak, içerden gazetelerle doldurulur. Böylelikle ikinci bir ev oluşur. Derinin altına et ve kemik yerleştirmek gibidir bu yöntem. Sonunda, dış kabuk sökülerek gazete ev ortaya çıkarılır.


Walter Benjamin bir zamanlar, “Bitmiş eser, tasarımın ölü maskıdır.” uyarısını yapmıştı. Erek, bu uyarıyı dikkate alırcasına yaratıcı süreci tersine çevirmeye çalışıyor sanki. İlk önce ‘maskı’ yaratıyor, sonra içine eseri yerleştiriyor. Kesin, bilinen ve sarih olandan, bilinmeyene, değişene, muğlak olana; görünür olandan, öngörülemeyene doğru giden bir platform üzerine yerleştiriyor Gazete Ev’i. İnşa sürecinin tamamını izlemediyseniz bile,  evin üzerine inşa edildiği ve bir tür temel olarak kullanılan kaide üzerindeki işaretlerden, işlevi bitip sökülüp atılan dış kabuğun hayaletimsi varlığını hissedebiliyorsunuz.


Gazete Ev’in kendi içinde yaşadığı bu yapısal dönüşüm, Londra’dan Liverpool’a yaptığı yolculukla daha da dramatik bir boyut alıyor. İnşada kullanılan gazetelerin bir kısmı Londra’dan getirilmiş. Diğerleri ise, Liverpool’da gönüllülerin getirdiği gazeteler. Farklı zaman ve coğrafyalara ait gazeteleri, sararan renklerinden anlamak mümkün. Yeni ve eski farklılıklarını koruyarak aynı yapının tuğlalarına dönüşmüş. Elbette, şimdilik. Çünkü bir süre sonra tüm gazeteler sarardığında farklı coğrafyalardan gelen ‘yapı taşları’nı ayırt etmek o kadar kolay olmayacak. Gazeteler içindeki bilgiler de, aynı şekilde, hızla güncelliğini yitiriyor. Olaylar daha gerçekleşirken haber almaya alışılmış enformasyon çağında Gazete Ev, kaçınılmaz olarak ‘tarihsel’ bir yolculuğa çıkıyor; gidene, bitene, yitirilene ithaf edilmiş bir anıta dönüşüyor.


Gazete Ev projesinin yapımcısı Karen Janody – Creative City. Destekte bulunan kuruluşlar Calouste Gulbenkian Foundation, L1 Partnership, Liverpool City Council City & North Neighbourhood, Liverpool Environmental Department, Plus Dane Group, LHT, NMS, Merseytravel.


Gazete Ev sergisi, Blackie sanat merkezide, Great George St, Liverpool aderesinde, 6 Ekim 2008  tarihine kadar devam edecek. Ayrıntılı bilgiyi sanatçının web sitesinden elde etmek mümkün. www.sumererek.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.