Gazeteci Ahmet Şık tutuklandı

Gazeteci Ahmet Şık tutuklandı

0
PAYLAŞ
Odatv Davası sanıklarından gazeteci Ahmet Şık
Odatv Davası sanıklarından gazeteci Ahmet Şık

Perşembe günü evinde gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen gazeteci Ahmet Şık, savcının emniyetteki sorgusunun ardından götürüldüğü adliyede savcı tarafından tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi ve daha sonra tutuklandı.
Perşembe günü gözaltına alınan gazeteci Şık, emniyete giden savcının sorularını yanıtlamadı ve ifade vermedi.

BBC Türkçe’nin de ulaştığı ifade tutanağına göre, savcı Şık’a paylaştığı bazı tweetleri ve yaptığı haberleri sordu.

Bu tweetler arasında şunlar yer alıyor:

“Tahir Elçi’yi tutuklamak yerine katletmeyi tercih ettiler. Katil sürüsü bir mafyasınız”
“Devlet mafyalaştıran suçlarının soruşturulmasını engellemek için savaş çıkardığına inananlar bomba patlatacağına neden inanmaz”
“Geçmişte Kürt meselesindeki en şahin şiddet uygulamalarının bir aktörü olan Ağar o dönemde soruna siyasi çözüm söylemiyle sahne almıştı”
“Katil devlettir deyince bozuluyorsunuz”
“Suikastçinin Nusra’cı değil FETÖ’cü olduğunu kanıtlama gayretindeki iktidar ve yancıları katilin polis olduğu gerçeğini ne yapacaksınız”

Savcının Şık’a yönelttiği sorular arasında, Şık’ın 2014 yılında katıldığı bir konferansta söylediği ifade edilen sözler de bulunuyor.

Bunun yanı sıra savcı, gazeteci Şık’a MİT tırları ile ilgili yaptığı haberleri ve bazı röportajları da sordu.

Şık’ın hakim sorgusunda da benzer sorular soruldu ve Şık tutanaklara göre suçlamaları kabul etmedi ve “Soruşturma konusu edilen, mesleğim yani gazeteciliktir…Gazetecilik faaliyetlerim nedeniyle her devrin kötüsü olmayı başardım ” dedi.

Tutuklama kararında ise “şüphelinin PKK ve FETÖ-PDY silahlı terör örgütlerinin propagandası niteliğindeki açıklamlalarının iki örgütün birbirinden farklı olması nedeniyle, çelişkili gibi görünse bile, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki soruşturmalar ve kamuoyuna yansıyan bilgiler gözetildiğinde, dış destekli bir örgütlerin birbiri ile darbe sürecinde ve sonrasında koordineli olarak hareket ettiklerinin ortaya çıktığı, bu nedenle şüphelinin her iki örgütün de propagandası niteliğindeki açıklamalarının çelişki teşkil etmediği ve aynı amaca hizmet ettiği” ifadeleri yer aldı.

“Mesleki faaliyetlerimin soruşturma konusu edilmesini hakaret sayarım”

Savcının sorularına yanıt vermeyen Şık, sorgunun sonunda söz alarak, “bundan beş yıl önce olduğu gibi şimdi de mesleki faaliyetlerim soruşturma konusu edilmek isteniyor” demişti.

“Ben yukarıdaki soruların hepsine genel olarak cevap vermek istiyorum, 15 Temmuz kalkışması başarılı olsaydı, şu an yaşadığımızı yaşamış olacaktık; yani darbenin engellenmiş olması bir cuntanın iktidarda olduğunu değiştirmiyor ve böyle bir dönemde zaten geçmişten beri sorunlu olan yargının kendisinin hukukla bağının bu kadar zayıf olduğu bir süreçte mesleki faaliyetlerimin soruşturma konusu edilmesini meslek ahlakıma hakaret sayarım, kimsenin de haddine değildir”

Şık ifadesinde ayrıca, ” 5 yıl önceki Ergenekon örgütü bağlamında suçlandığımda mesleki faaliyetlerim soruşturma konusu olmuştu, Şimdi de mesleki faaliyetlerim başka bir isimle soruşturma konusu edilmeye çalışılıyor, bu aşamada söyleyecek başka bir sözüm yoktur.”

Oda TV davası

Ahmet Şık, 2011 yılında Oda TV davasında yargılanan 13 kişiden biriydi.
Gülen hareketine ilişkin yazdığı “İmamın Ordusu” isimli kitap, henüz basılmadan toplatılmış ve Şık’ın tutuklanması kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Diğer sanıklarla birlikte tutuklanan ve 375 gün cezaevinde kalan Şık daha sonra tahliye edilmişti.

Şık’ın çalıştığı Cumhuriyet gazetesi yazarlarına yönelik de yaklaşık iki ay önce bir operasyon düzenlenmiş ve aralarında gazeteci Kadri Gürsel, Murat Sabuncu, karikatürist Musa Kart, Turhan Günay gibi isimler tutuklanmışlardı.

Hükümetten Ahmet Şık’ın gözaltına alınmasıyla ilgili ilk değerlendirme ise dün AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’dan geldi.

Twitter üzerinden açıklama yapan Bostancı, “Ahmet Şık konusunda karar yargınındır. Suç ile masumiyet arasındaki çizgiyi siyasi mülahazalar değil hukuk çizer. Kimse mesleği dolayısıyla kategorik olarak suçlu ya da masum değildir. Eylemin nihai anlamını siyasi konumlar değil hukuk tayin eder” dedi.

6 gazetecinin gözaltı süresi 1 ay

Bundan 6 gün önce yapılan eş zamanlı baskınlarla alınan 6 gazeteci ise halen gözaltında.
Avukatlar tarafından gazetecilerin gözaltı süresinin 1 ay olarak alındığı yani 24 Ocak’a kadar gözaltında tutulabilecekleri açıklandı.

24 Aralık tarihinde yapılan operasyonlarda Diken gazetesi eski editörü Tunca Öğreten, Yolculuk gazetesi editörü Eray Sargın, ETHA editörü Derya Okatan, Birgün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat ve kapatılan DİHA’nın editör ve muhabirleri Ömer Çelik ve Metin Yoksu gözaltına alınmıştı.

Gazetecilere beş gün avukat görüş yasağı konmuş ve gözaltı gerekçeleri öğrenilememişti.

BİR CEVAP BIRAK