Gazeteci “yandaş” olur mu?

Yarım asrı aşan gazetecilik- muhabirlik, büro şefliği, temsilcilik, fıkra yazarlığı-dönemimde böylesine “vıcık vıcık”, böylesine “süfli” ve böylesine “ seviyesiz” yayıncılık yapıldığına tanık olmadım..
İnsanda biraz insaf olur…
İnsanda birazcık izan olur.
Bir gazete patronu düşünün ve desin ki:
“Anam, babam, çocuklarım Erdoğan’a feda olsun; onu tanıdıkça aşık oldum”
Bunu söyleyen Türkiye’de yayınlanan ulusal gazete ve ulusal birkaç televizyonun sahibi Ethem Sancak..
Koskoca Star Medya Grubu’nun sahibi olan bir insan, cumhurbaşkanına ilanıaşk ediyor.
Yaşanmış, görülmüş, duyulmuş değil.
Hatta “dedikodusu” yapılması akla gelecek bir cümle değil.
Bu “yandaş”lık sınırları içinde yorumlanamayacak kadar “irtifa”sı düşük bir görüş.
Bir zamanlar Başbakan Erdoğan’ın danışmanlığını yapan dönemin “yandaş” bürokratı, şu nda köşe yazarı Akif Beki’nin Hürriyet’te “Mübalağalı yandaşlığın zararları” başlığıyla Ethem Sancak’ı yerden yere vurmuş ama bir yerde de kazmayı taşa vurmuş:
Beki’nin Hürriyet’te yayımlanan (19 Mayıs 2015) yazısından bir bölüm şöyle:
“Ne düşündüğümü biliyorsunuz; her gazeteye ve gazeteciye anasının ak sütü gibi helaldir yandaşlık. İster iktidara yandaş olsun, isterse muhalefete. Yeter ki aleni olsun; gizli, tesettürlü yandaşlık yapmasın, okuru tarafsızlık maskesiyle aldatmasın.”
İşte AKP zihniyetindeki insanların, taraflı tarafsız, eski AKP’li veya yenisinin, gazetecilik anlayışı da bu.
Böyle “helal” edilen yandaşlık nerde görülmüş?
Eğer “yandaş” isen, yandaş olduğunn taraftan destekleniyorsun demektir.
Bu sadece “manevi” değil, “maddi” desteği de kapsar.
Eğer “yandaş” isen bir şekilde yandaş olduğun güç ve iktidar sana maddi imkan sağlıyor demektir.
Eğer “yandaş” lık helal veya haram olarak ikiye ayrılıyorsa bu tasnifi neye göre yapıyorsun?
Gazete hiçbir zaman “yandaş” olmaz.
Gazetecilik, her olayı, her zaman, her yerde, zamanında, doğru ve eksiksiz halka duyurmak, onu bilgilendirmek demektir.
Halkın doğru ve erişilebildiği takdirde, anında haber alma hakkına aracılık etmektir.
Eğer “taraf” olunması gerekiyorsa, halkın tarafında olmak demektir.
Ya da “ tarafsız” olmak gerekiyorsa, mevcut yönetim sisteminin, milletin benimsediği rejimin savunulmasında dahi “tarafsız” kalabilmek demektir.
“Yandaş”lıkla, “ rüzgar gülü” olmaya…
“Yandaş”lıkla “yalaka”lığa…
“Yandaş”lıkla “ dalkavuk”luğa…
Gazetecilik mesleği içinde yer bulamazsınız.
Olsa olsa böyle gazete ve gazeteciliğin adı “Sahibinin Sesi” olabilir ki, o zaman gider savunduğunuz iktidarın, yıkama-yağlama yaptığınız partinin, dalkavukluğunu savunduğunuz despotun, yere göğe sığdıramadığınız ve ilanıaşk ettiğiniz kişinin “resmi organı” olursunuz ki, bu hal bizi hiç ilgilendirmez.
Halkı da hiç ırgalamaz.

Böyle bir yayın organını kendiniz yazar kendiniz okursunuz, olur biter.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.